Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, Fatih Belediyesinin tarihi Ayvansaray’a zarar verdiği iddialarını sordu

Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik tarafından yanıtlanması istemiyle hazırladığı önergesinde “9 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirilen kazı sırasında tarihî duvarın tahrip veya yok edilmesini nasıl telafi edeceksiniz?” diye sordu.

Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu’nun Fatih Belediyesi’nin ‘kentsel yenileme alanı’ ilan ettiği Ayvansaray’ın tarihi Türk Mahallesi’nde, Altınboynuz Turizm İnşaat Şirketi’ne ait kepçelerin verdiği zararı konu edindiği önergesi şöyle:

“Fatih Belediyesi’nin ‘kentsel yenileme alanı’ ilan ettiği Ayvansaray’ın tarihi Türk Mahallesi’nde, Altınboynuz Turizm İnşaat Şirketi’ne ait kepçelerin 9 Temmuz 2013 tarihinde Arkeoloji Müzesi’ne haber  vermeden şantiye alanında kazı yaptığı basına konu olmuştur. Arkeolog gözetiminde yapılmayan kaçak kazıda, tarihi Meryem Ana Kilisesi ile şantiye alanı arasında kalan yolun altında tonozlu bir yapının yaklaşık 3 metre genişliğinde bir bölümüne rastlanmıştır. Ancak şirket Arkeoloji Müzesi’ne haber vermek yerine tonozlu yapıyı yerle bir ettiği iddia edilmektedir.
Radikal gazetesinin kaçak kazıyı Arkeoloji Müzesi’ne ihbar etmesi üzerine Arkeoloji Müzesi görevlileri şantiye alanında yaptıkları çalışma sonucunda tonozlu yapının bir kısmının yıkıldığını ve geriye kalanın firma tarafından çamurla kapatıldığını tespit ederek durumu İstanbul 2 Numaralı Yenileme Alanları Koruma Bölge Kurulu’na raporla bildirdi. Kurul, 15.7.2013 tarihli kararında Meryem Ana Kilisesi ile şantiye arasında kalan yolda çıkan tarihi duvarın tescillenerek yerinde korunmasını istedi. Ancak ortada eserden geriye sadece bir duvar parçası kaldı.

Radikal gazetesinin haberine göre; “kurulun hazırladığı raporda tonozlu yapının kepçelerle değil ‘toprak kayması’ sonucunda yıkıldığı iddiası yer alıyor. Oysa fotoğraflarda tonozlu yapının kazı sırasında ortaya çıktığı ve kepçelerle duvarın bir kısmını yıktığı apaçık ortada. İş makinesinin kepçe darbeleri sonrası görünmeye başlayan tonozlu yapı, aradan 1 gün geçtikten sonra ise ortadan kayboluyor.”
Firmanın Mart 2012 tarihinde İstanbul Arkeoloji Müzesi ile Kurul’un izni olmadan sit alanında kepçelerle kaçak kazı yaptığı hatırlandığında, söz konusu kazıların tamamen keyfi ve kuralsızca, gayrihukuki yöntemlerle sürdürüldüğü görülmektedir

Bu bağlamda;
1- Koruma Kurulu, 2863 sayılı yasaya muhalefet etmeye devam eden şirket ve belediye hakkında neden herhangi bir işlem yapmamaktadır?
2- Söz konusu kazılarda tarihî kalıntıların yok edilmesine engel olmak için herhangi bir girişimde bulunacak mısınız? Yoksa bu hukuksuz uygulamaya seyirci kalmaya devam mı edeceksiniz?
3- Söz konusu belediye şirketin keyfi ve vurdumduymaz tavrı konusunda şu ana kadar herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmadıysa, bunun gerekçesi nedir?
4- 9 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleştirilen kazı sırasında tarihî duvarın tahrip veya yok edilmesini nasıl telafi edeceksiniz?
5- Sorumluların cezalandırılması için ne yapmayı düşünmektesiniz?”

    Pazartesi, 22 Temmuz 2013 14:55

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica