Selin Sayek Böke, 2016 Temmuz ayı ödemeler dengesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke, "Cari açık da, finanse ediliş biçimi de kısa vadeli gelişmelere bağlı ve dolayısıyla sürdürülebilir değil. Türkiye'nin cari açığı ekonomi üretimini vasata saplayan vasat ekonomi yönetiminin sonucudur" dedi.

CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke'nin , "2016 Temmuz Ayı Ödemeler Dengesi"ne ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Türkiye’nin cari işlemler açığı Temmuz ayında 2,6 milyar dolar gerçekleşerek, beklentilerin de üzerinde yükseldi. Böylece cari açık, yılın ilk yedi aylık döneminde 21,7 milyar dolara kadar çıktı. Merkez Bankası rakamlarına göre, dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,14 milyar dolar azalarak 3,73 milyar dolara düştü. Bunun ödemeler dengesine yaptığı olumlu katkıya rağmen, hizmetler dengesi fazlası 1,42 milyar dolar azalarak 1,66 milyar dolara gerilediği için, cari işlemler açığında artışa katkıda bulundu. Turizm gelirlerindeki azalma maalesef tam da beklendiği gibi cari açığa olumsuz katkıda bulunmaya devam ediyor.

Turizm sektöründeki kriz kendini daha da hissettirdi
Dünyada enerji fiyatlarındaki düşüşe rağmen, bu fırsatı da kullanamayan Türkiye, bir yandan da yanlış dış politika ve bir türlü alınmayan önlemlerle turizm sektöründeki kaybının etkilerini yaşıyor. Turizmde yaşanan kayıplar ülkeye giren döviz miktarını da azaltıyor. Merkez Bankası, Seyahat gelirlerinin 2015 Ocak-Temmuz ayında 13,7 milyar dolardan 2016 yılının aynı döneminde 9,6 milyara düştü. Turizm kan ağlıyor, bu eğilim sürdükçe cari açığı arttırıcı etki yapmaya devam edecek. Bugün, yarının iyi olacağına işaret etmiyor. 2016 yılının tamamı dikkate alındığında turizm kaynaklı gelir kaybımızın 10 milyar doların üzerinde olacağı hesaplanıyor. Sırf bu kayıp yüzünden cari açığın şimdiki düzeyinin iki katına çıkmasına yol açabilir.

Türkiye ekonomisinin kırılganlığı artıyor
Cari açığın finansmanının kalitesindeki bozulma devam ediyor. Cari açığın finansmanında 2015’e kıyasla Türkiye ekonomisi ve kurumsal yapısına güvene dair algıdaki bozulmayı en açık biçimde ortaya koyan Doğrudan Yatırımlar. 2015 Ocak-Temmuz döneminde Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlar 10,5 milyar dolar iken 2016’nın aynı döneminde bu yatırımlar 4,8 milyar dolara düştü. Sıcak para, ülke ekonomisine güven hükümet tarafından bir türlü inşa edilemediği için ana finansman kalemi olmaya devam ediyor. Temmuz ayında cari açığı finanse eden en büyük kalem yine portföy yatırımları oldu, net portföy girişi 1.417 milyon dolar düzeyinde. Temmuz ayında "net hata noksan" kalemi altında gösterilen "kaynağı belirsiz girişleri" de 2.09 milyar dolar oldu.

Bu şu anlama geliyor: Cari açık da, finanse ediliş biçimi de kısa vadeli gelişmelere bağlı ve dolayısıyla sürdürülebilir değil. Türkiye’nin cari açığı ekonomi üretimini vasata saplayan vasat ekonomi yönetiminin sonucudur. Aynı yönetimin Türkiye’nin kurumlarını zedeleyen yaklaşımı bu cari açığın finansmanını da kalitesizleştirmektedir. Kısacası, AKP'nin kötü yönetimi Türkiye'nin ekonomik kırılganlığını sürekli artırıyor.

Bu yapıyı değiştirecek ekonomik reform paketlerinin oluşturulması ve bir an önce uygulamaya sokulması gerekirken, AKP hükümeti, adına "reform ve vaat" dedikleri, popülist politikalarla günü kurtarmaya çalışıyor. Sorunlar açık, çözümler belli. İhracatın hem miktar hem de değer olarak artması için yüksek katma değerli bir üretim modeline geçiş için vakit kaybedilmemeli. Üretimin ve dolayısıyla ihracatın enerji ve ara malı ithalatına olan bağımlılığı azaltılmalı. Yatırım ortamı iyileştirilerek, tüketim temelli büyüme yerine verimli yatırım temelli büyüme modeline geçilmeli.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 09 Eylül 2016 12:53

Bağlantılı Konular