"AKP demokrasinin şah damarını kesmeye çalışmaktadır"

Brüksel'de bulunan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Hükümeti Avrupa ve Belçika'nın merkezi Brüksel’den sert bir şekilde eleştirerek, "AKP iktidarı hukuku, polisi ve medyayı kendisine bağlayarak, demokrasimizin şah damarını kesmeye çalışmaktadır." dedi.

CHP Birliği Belçika’nın, Türkiye Cumhuriyetin kuruluşunun 91.yılı etkinlikleri çerçevesinde  düzenlediği panelin konuşmacıları  CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş ve  Anadolu Kadın Hareketi Başkanı Birsen Temir'in katılımları ile "Cumhuriyet Türkiye'si" konulu panel düzenledi.

CHP Birliği Belçika Başkanı Zuhal Kayhan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen paneli izleyenler arasında,  Adana Milletvekili Ali Demirçalı, CHP AB Temsilcisi Kader Sevinç, Meclis Üyeleri  Zehra Kolkıran,  Fadime Gökçe, Şener Uğurlu, STK Temsilcileri ve kalabalık CHP gönüllüsü ve davetli katıldı.

Avenue Rogier 29 Brüksel adresindeki CHP Belçika Birliği'nin merkezi panelde tıklım tıklım doldu. Partililer konuşmacıları büyük bir coşku içerisinde karşılayarak, alkışlarıyla konuşmalarını desteklediler.

Program Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarına şahit olan büyüklerin sözlerini içeren "Çoban Ateşi" adlı bir saatlik filmin izlenmesiyle start aldı. Cumhuriyeti ve Atatürk'ü anlatan belgeselin ardından CHP'ye katılan kişilere CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin CHP rozeti takarak kendilerini tebrik etti.

 "Cumhuriyet Türkiye'si" Panelini yöneten Anadolu Kadın Hareketi Lideri Birsen Temir coşkulu bir sunum yaparak davetlilerden alkış aldı. Temir, "Cumhuriyetimizin ilk yıllarına şahitlik etmiş olan tüm büyüklerimizi saygıyla selamlıyoruz. CHP'nin  olmazsa olmazlarından olan Cumhuriyet, Özgürlük, Demokrasi, Laiklik kavgası devam ediyor ve edecek. Bizlerde bu mücadelenin safındayız "

Panelde bir selamlama konuşması yapan Başkan Zuhal Kayhan, coşkulu katılımlarından dolayı davetlilere teşekkür ederek başladığı konuşmasında "Siz değerli davetlilerimiz bugün salonumuzu coşkuyla doldurdunuz. Bize vermiş olduğunuz destekden dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bizleri kırmayarak davetimize icabet eden CHP Genel Sekreteri Sayın Gürsel Tekin'e, Gazeteci Barış Yarkadaş'a, Birsen Temir'e, Adana Vekilimiz  Ali Demirçalı ve H. Özgür Kurt'a da teşekkür ediyorum. CHP Birliği Belçika'nın tüm yönetim kurulu üyeleri ve gönüllüleri olarak çalışmalarımızı desteklediğinizi ve  doğru yolda olduğumuzu  görmekten gurur duyuyorum" dedi.

Belçika'da coşkuyla karşılanmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. CHP'nin özünde kavgasının Cumhuriyet, Özgürlük, Demokrasi, Laiklik kavgası olduğunu belirtti.

Daha sonra konuşmasına başlayan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin AKP iktidarının icraatlarını topa tutarak AKP'yi Cumhuriyetle hesaplaşmakla suçladı.

Güvenlik yasası baskı yasasıdır
Tekin AKP iktidarını eleştirerek eleştirilerini şu şekilde sıraladı  : "Türkiye'de uygulamaya konmak istenen güvenlik yasası ile demokrasinin şah damarı kesilmek istenmekte. Avrupalı muhataplarımız katledilen bu demokrasi katliamı karşısında ne yazık ki susmaktalar. Ben çok merak ediyorum. Bu AB'den Sorumlu Bakan Volkan Bozkır ne yapmakta. Bu icraatlarını Avrupalı muhataplarına nasıl anlatmakta?"

Konuşması sırasında salonda TRT ve AA muhabiri olup olmadığını soran Tekin, "TRT 76 milyon yurttaşımızın vergisi ile ayakta. Ben Gürsel Tekin olarak vergi ödüyorum. Ödediğim o vergilerin tamamı size haram olsun, Başka hiç bir şey demiyorum. Benim paramla siz AKP'ye borazanlık yapıyorsunuz." diyerek TRT ve Anadolu Ajansının Muhalefete yeterince ilgi göstermediğini, bugün buraya gelmeyerek bunu ispatladıklarını belirtti.

Gürsel Tekin konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu fotoğraf bile Türkiye'nin hangi durumda olduğunun en açık göstergesi olduğunu göstermekte. Türkiye'de basınının fotoğrafını görmek istiyorsanız, Türkiye'ye giderken uçağa binin. Sabah biz bindik, hostesler gazeteleri getirdi. "Sözcü, Cumhuriyet, Zaman, Taraf, Yurt, Birgün, Evrensel, Bugün" yok dedi. Niye yok? Kimin hangi gazeteyi okuyacağına iktidar karar veriyor. Bu duruma gelmiş." dedi.

Yolsuzluk ve 17-25 aralık gerçeği
"17-25 Aralık, Belçika'nın adı ne kadar doğruysa, bu tarihlerde bir o kadar doğru ve bir o kadar da eksik. Ortaya çıkan tapeler, ayakkabı kutusu, saat işin sembolik kısmı. Çok büyük bir vurgun var ve bu vurgunu bakanlar kurulunun 3/1'i suça bulaşmış."

"Demokratik bir sistemde, hukukun işlediği bir sistemde bu suçların örtülemeyeceğini, suçluluk psikolojisini atmak için otoriter bir yapı ile hukuk sistemini rafa kaldırarak, iletişim araçlarını susturarak, Sivil Toplum Örgütlerini susturacak yeni bir sistem getireceksiniz. Bunun adına da "Güvenlik Yasası"diyeceksiniz. Ne gariptir ki Türkiye'de her şey için yasa çıkıyor ama Hırsızlarla ilgili bu güne kadar bir yasa çıkmış değildir."


Kamu hırsızları için yasa çıkaralım
"Biz CHP olarak diyoruz  gelin, bu konuda ciddiyetiniz varsa, biraz da haysiyetiniz varsa, 17-25 Aralık'ı sonuna kadar soruşturalım. CHP olarak yanınızda durmak istiyoruz. Gerekirse Türkiye'de bir daha yolsuzluğun olmaması için geniş çaplı yolsuzlukla mücadele yasası çıkaralım. Hiç kimse kamu imkanlarını kullanarak yolsuzluk yapmaya cesaret edemesin. Suçlular ömür boyu hapisle cezalandırılsın"

Güvenlik Yasasını engelleyeceğiz
"Güvenlik yasası ile demokrasinin şah damarını kesmek istiyorlar. Darbe döneminde bile uygulanamadı. Bunu engellemek için gerekirse bedenlerimizi ortaya koymaya hazırız. CHP olarak bu cebarrut yasayı Anayasa Mahkemesinde kesinlikle iptal ettirecektir. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir."

Rüşvet topladılar haram medya oluşturdular
"Yolsuzluk ve rüşvetin boyutunun milletten saklandı. Sayın Erdoğan bir bakanı görevlendirmiş. Bu Bakan kamuda ihale alanları, devletten ihale alanları teker teker Cuma günü telefonla arayarak rüşvet topladılar. Topladıkları o rüşvetlerle de gazete, televizyon satın alındı. O gazete ve televizyonlar da akşamları topluma ders veriyor, akıl veriyor. Hele o içindeki gazeteciler, hiç utanmıyor musunuz? Rüşvetle toplanmış bir gazetede yazı yazıyor, Rüşvetle satın alınmış bir Tv'de millete akıl veriyorsunuz. Biri de din dersi veriyor."

Haram medyada din dersi
"Nihat Hatipoğlu sen Kuran'ı tersten mi okuyorsun. Haram makinesinin içinde millete nasıl Din dersi verirsin. Bu haramzade, çete iş adamlarının mal varlığına CHP döneminde el koymak bizim şeref borcumuzdur. Milletin anasını bilmem ne yapayım diyenlerin hepsinin burnundan fitil, fitil gelecek. Merak etmeyin. Her şeye rağmen ülkede direnen gazete ve televizyonlar var, onlara da sonsuz teşekkür ediyorum."

"Ülkemizde gazetecilik içler acısı"
Hakkında onlarca dava açıldığını dile getiren gerçek gündem.com Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş iseTürkiye'deki medya ve medyaya baskının fotoğrafının çekerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü :

"Ülkemizde ne yazık ki Gazetecilik içler acısı hale getirildi" dedi. AKP'nin medyaya baskısına dikkat çeken Yarkadaş, "Beyefendi diye anlatılan Recep Tayyip Erdoğan, rahatsız olduğu haberleri televizyon ve gazetelerde görmek istemiyor. Gazeteciler yazı yerine iktidara yaranmak için yarışmaktalar. Akşam, Güneş, Star, Kanal 24, ve AKP'nin bütün kanallarına ve gazetelerine hangi haberlerin nasıl yazılacağı Mustafa Karaalioğlu tarafından maille gönderildiğini, ve o maile göre internet siteleri, kendi radyoları, kendilerinin desteklediği kurumlar o şekilde yayın yapardı" iddiasında bulundu.

"Türkiye'de gazetecilik işte bu. Bu işler ülkemizde rezil bir şekilde yapılmakta. Bu arkadaşlar Erdoğan'ın keyfi ve Cumhuriyet ile hesaplaşmak için yaptırdığı, kaçak sarayı savunmak zorunda kalıyorlar. Bir gazetecinin eğer bir parça meslek ahlâkı varsa bu kaçak Saray'ın yapılmasında geç kalındı diye yazmaz.

İki ayrı Recep'in fotoğrafı
Bir tarafta bir Recep var 5 katrilyona kendisine bin odalı bir saray yaptırıyor. Bir yanda Ermenek'te bir Recep amca var. Devlet ona 144 lira maaş bağlıyor. Ve o madenci babası Recep amcaya hiç utanmadan 10 Liralık kara lastik gönderiliyor. Bu aşağılık kalemler utanmadan "Devlet Recep Amcaya elini uzattı" diye yazabiliyor. Bunun adı Gazetecilik değil, ahlâksızlıktır"

Atatürk Orman Çiftliğine kaçak şekilde yaptırılan Cumhurbaşkanlığı Sarayına yukardan kuş bakışı bakıldığında iki tane "E" şeklinde görüldüğünü bu iki "E" lerin Erdoğan'ları temsil ettiğini, yanındaki 6 binanın 4 tanesinin çocuklarını 2 küçük binanın ise torunlarını temsil ettiğini AKP ye yakın kaynaklar tarafından söylendiğini iddia etti.

CHP Belçika Birliği tarafından düzenlenen "Cumhuriyet Türkiye'si" konulu panel soru-cevap bölümünde CHP'li üyeler akıllarına takılan tüm soruları özgür bir şekilde sordular. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ise tüm soruları büyük bir sabırla cevapladı.

Haber: Belçika Haber

Anahtar Kelimeler
    Pazar, 30 Kasım 2014 12:20

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica