"Ülkenin çivisi çıktı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “12 Eylül döneminde bütün faili meçhul cinayetlerde savcılar tam noktaya geliyor. Ama dokunamazsın. Polis belli bir noktaya geliyor. Seni görevden aldım. Oraya dokunamazsın, oraya kanun çıkardın, buraya yasa çıkardın, ülkenin çivisi çıktı. Bu çiviyi de düzeltebilecek bir tek mecra var, o da millettir.” dedi.

CHP Boğazlıyan İlçe Başkanlığı'nı ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, partililerle bir süre sohbet etti. Boğazlıyan Belediye Başkanı Mustafa Özdal, CHP İlçe Başkanı Mustafa Kemal Karaman, CHP Boğazlıyan Belediye Başkan Adayı Ali Ayık, ilçe yönetimi ve partililer tarafından karşılanan Gürsel Tekin, hükümete eleştirilerde bulundu.

Özellikle yerel seçimlerin önemine değinen Gürsel Tekin, Boğazlıyan’da gördüğü yoğunluktan dolayı partililere teşekkür ederek, “Yozgat’ta Boğazlıyan her zaman farklı oldu. Tabi ki önümüzde ciddi bir seçim var. Aslında bugüne kadar hiçbir belediye seçimi bu kadar ciddi olmamıştı. 12 Eylül’ü yaşadık, ara dönemleri yaşadık, şu anda yaşadığımız süreç 12 Eylül’ü ya da 28 Şubat’ın ara dönemlerini aratan bir durumdayız.” dedi.

Gürsel Tekin, “30 Mart’ta sadece bir belediye başkanı seçilmeyecek. Aynı zamanda Türkiye’nin geleceği tayin edilecek. 90 yıllık bir cumhuriyet tarihinde olmadığı gibi, dünyanın hiçbir yerinde olmayan işlerle meşgulüz. Düşünün; Türkiye’de siyasetçinin rüşvete ve yolsuzluğa bulaşması sadece bugüne mahsus değil ama bu noktaya kadar gelmiş değildi. Bir deyim var; ‘Et kokarsa tuz, tuz kokarsa et kokar.’ oldu. Şimdi et de koktu, tuz da koktu. İşte paralel devletti, bize tuzak kuruldu. Bu ülkede bu ülkenin Başbakanı'na, bu ülkenin yöneticilerine kim tuzak kurarsa önce karşılarında CHP’yi bulur. Ama size tuzak kuruldu. Sana biri dışarıda tuzak kurmuşsa sana hepimiz kalkan oluruz. Ama senin yolsuzluklarını ortaya çıkardığı için bunu tuzak gibi topluma yedirmeye kalkıştığında yine karşında CHP’yi bulursun.” diye konuştu.

Başbakan'ın her konuşmasında kendilerine tuzak kurulduğunu söylediğini ve bunun tamamen yalan olduğunu ileri süren Gürsel Tekin, şöyle devam etti:
“Milli İstihbarat Teşkilatı dokuz ay önce rapor götürüyor. Diyor ki; sayın Başbakan sağında solunda adamlar geziyor. Bunlar malı götürüyorlar. Senin Bakanlarını da bu işe bulaştırdılar. Aman ha dikkat et. Ama MİT’in farkında olmadığı başka bir şey var. Tüm operasyonlarında başında da sayın Başbakan var. Bunu hepimizin bilmesi lazım. CHP Genel Başkanımız iki haftadır Başbakan'a senin oğlunun hesabına 100 milyon dolar geldi mi? diye soruyor. Geldi ise bu parayı sana kim gönderdi? Bu durum sadece siyasi parti meselelerine bırakılırsa bu ülkeye hep beraber ihanet etmiş oluruz. Nerede sivil toplum örgütleri? Nerede odalar? Nerede sendikalar? Düşünebiliyor musunuz; sendikalar insanların alın teriyle aidat alıyor. Gelmiş olduğumuz noktaya bakın. O aidatla bu hırsızları, bu çeteye ilan veriyor. ‘Dik Durun.’ diye. Kim bu sendikalar? Bu sendikaların üyeleri hesap sormalılar. Sivil toplum örgütleri de sessiz kalıyor."

Gürsel Tekin, “CHP ne yapması gerekiyorsa yapıyor buna emin olun. Ama bu mesele sadece CHP’nin aşabileceği mesele değil. Bu sorun Türkiye’de 76 milyon insanın kendisine vasfi edilmesi gereken bir sorundur. Herkesin parası çalınıyor, bir kişinin değil. AKP'ye oy veren seçmenin de parası çalınıyor. Bu sessizliği anlamış değiliz. 12 Eylül döneminde bütün faili meçhul cinayetlerde savcılar tam noktaya geliyor. Ama dokunamazsın. Polis belli bir noktaya geliyor. Seni görevden aldım. Oraya dokunamazsın, oraya kanun çıkardın, buraya yasa çıkardın. Ülkenin çivisi çıktı. Bu çiviyi de düzeltebilecek bir tek mecra var o da millettir. 30 Mart’ta seçmen sandığa gidecek. Ülkemizin geleceği için CHP’ye oy verilmek zorunda. Aksi taktirde geriye dönülmez Saddamları bir ülke haline gelirsek, hepimiz pişman oluruz. Bu manzaraların bir kısmı da Ortadoğu’da hep yaşanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Haber: Boğazlıyan Çağlayan

    Çarşamba, 05 Şubat 2014 09:21

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica