"İki cihan bir araya gelse, bu ülkede başkanlık sistemi olmayacaktır"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, SÖZCÜ'ye konuştu.

Türkiye başkanlık sistemini konuşuyor. CHP'li Tekin tartışmaları "havanda su dövmek" diye değerlendirip ekliyor: "Bu, çaresizliklerini örtbas etme çabası. Evrensel anayasayı zehirlemek istiyorlar ama yapamayacaklar."

CHP'li Gürsel Tekin, Nil Soysal'a gündemi değerlendirdi. Güneydoğu'da yaşananlar için "Çok vahim" dedi.

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ile 2016'nın ilk günü olan 1 Ocak sabahı buluştuk. Gündemimizde Türkiye'nin en sıcak gündemi yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmaları vardı. Ancak Tekin bu sıcak gündemi, AKP iktidarının geçmişten bugüne devam eden projesinin bir parçası olarak değerlendirdi ve çok çarpıcı tespitlerde bulundu. İşte CHP'li Tekin'in hem AKP, hem de Türk siyaseti ile bir "hesaplaşma"yı andıran o sözlerinden satır başları:

Muhalefeti linç ediyorlar
Bu hafta Meclis'te bir milletvekili isim vermeden bir siyasetçinin eyalet sistemini öven bir demecini okudu. AKP vekilleri "Kağıdı eline Kandil mi verdi?" diye saldırdılar. Oysa milletvekilinin eline kağıdı Erdoğan vermişti.
Erdoğan söylerken alkışlayanlar, aynı sözleri muhalif biri söyleyince linç ediyorlar. Sadece bu olay bile iktidar kalabalığının içinde bulunduğu uyurgezerlik aczini göstermeye yetiyor. AKP'nin ülkeyi adım adım sürüklediği korkunç geleceğin inşasını her dönemde "bir ortağa" yüklemek gibi bir hastalığı var. Türkiye'yi kurulduğundan bu yana hiç görülmemiş uluslararası bir zafiyete düşürdüler.


Kalabalık olmanın kibri
Memleketi iliklerine kadar soydular, soyuyorlar. Eğitim sistemini tamamen çökerttiler. İnsanları insafsızca öldürüyorlar. Adalet yok edildi. Dört yanından vurulan, panik ve keder içinde, dünyanın en mutsuz toplumlarının ilk sıralarındayız. AKP kalabalık olmanın pervasız kibriyle kendinden olmayanı; kin ve şiddetle ne kadar ezerse, o kadar kolay (kutsal davalarının son durağı) başkanlık sistemini getireceğini sanıyor.

Enkazı göremiyorlar
Oysa onu yaptıkları gün ellerinde Türkiye kalmayacak. Bu kadar suça bulaşan hiçbir iktidar varlığını sürdüremez. Kalabalık olmalarının verdiği kibir, yarattıkları enkazı görmelerini engeller.
Dört siyasi parti bir anayasa çalışması yaptı. Kimse sormadı; bu 62 maddenin altında dört siyasi partinin imzası var, niye çıkarmıyorsunuz? Çünkü onu bir başkanlık sistemi tartışmasıyla zehirlemek istiyorlar. Zehirletmeyeceğiz!
Evrensel bir anayasa istiyorsanız, buyurun gelin diyoruz. Şunu bilsinler ki; referandum filan olmaz ve olmayacak. Hangi referandumdan söz ediyorsunuz siz? MHP'nin tavrı açık ve net değil mi başkanlık konusunda? Aynı şekilde HDP'nin tavrı da çok açık ve net. CHP'nin tavrı açık ve net.

Dolayısıyla bu tartışmanın adı havanda su dövme tartışmasıdır. Çaresizliklerini örtbas etme çabasıdır. Çünkü bu siyasi irade suça bulaşmıştır. Bırakın Tür­kiye tarihini, dünya tarihinde, işleyen bir hukuk sisteminde siyasi iradenin bu kadar suça bulaşması tahammül edilebilecek bir şey değildir.
İnsanı en çok üzen ise; memleketi iliklerine kadar soyan ve her katliamda bozuk olan güvenlik kameralarını tamir ettiremeyen bir iktidar, her yakalandığında arkasına saklandığı kutsal değerlere en çok ihanet eden iktidar oldu. Bu gidiş, gidiş değil ve bu gidişattan en çok kendileri korkuyorlar. Aksi halde neden kendi yarattıkları ülkeden ilk önce kendi seçkinleri kaçsın ki! Bu bile bize gösteriyor ki iki cihan bir araya gelse bu ülkede başkanlık sistemi olmayacaktır.


Taksim’de hendek kazılsa devlet görmeyecek mi?
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 2015'in son günlerine damgasını vuran hendek tartışmalarına da değinerek, "Bütün bunlar çözüm sürecinin bir parçası olmasın" dedi ve şöyle devam etti:
"Milli istihbarat, jandarma istihbarat ve polis istihbarat olmak üzere üç önemli istihbarat örgütüne rağmen 3 yıl içersinde o silah deposuna dönmüş şehirler ve hendekler son derece düşündürücü. Sur, Diyarbakır'ın göbeği. Soruyorum; Taksim'in göbeğinde hendek kazılsa, devlet bunu görmeyecek mi? Acaba bütün bu olup bitenler çözüm sürecinin bir parçası mı? Eğer çözüm sürecinin parçası değil, biz devlet olarak, istihbarat örgütleri olarak bütün bu olup bitenin hiç farkında değiliz diyorlarsa, o çok vahim bir olay. Davutoğlu’nun çıkıp bunları açıklamasını bekliyorum. Şu anda öyle bir duruma geldik ki; Türkiye'de bugüne kadar siyasetten korkmayan bir isim olarak, ben bile gidişattan korkuyorum! "İstikrar için" AKP'ye oy verenler, şu anda kendilerine ve ülkemize ne yaptıklarını, yaşananların dozu daha da tahammül edilemez hale geldiğinde anlayacaklar."

Haber: Nil Soysal / Sözcü

    Salı, 05 Ocak 2016 10:02

Bağlantılı Konular