3Y'den 3Z'ye geldik

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin yaklaşan seçimler öncesinde önemli uyarılarda bulundu.

Karanlık bir odağın sürekli bir provokasyon meşguliyeti içinde olduğunu söyleyen Tekin, "Devletin kurumları daha hassas davranmalı" dedi. Son 5 yıldır siyasette nezaketin ortadan kalktığını belirten Tekin, bunun halkı rahatsız ettiğini vurguladı.

Seda Şimşek: Nasıl geçiyor seçim süreci?
Gürsel Tekin: Sağlıklı bir seçim süreci işliyor mu işlemiyor mu ona bakalım. İstanbul'u dolaşırken başınızı sağa çevirdiğinizde Davutoğlu'nu, sola çevirdiğinizde Erdoğan'ı görürsünüz. Başka hiç kimseyi göremezsiniz. Halbuki 21 siyasi parti yarışıyor. YSK niye kurulmuş? Seçimlerin sağlıklı ve adil götürülmesi için kurulmuş. Almanya'da ne kadar Merkel reklam mecrası kullanmışsa yüzde 1 oy alan da aynı mecrayı kullanıyor. YSK bunu kontrol eder. Darbeciler bile bu Anayasa'yı yaparken, 3 bakanın istifa etmesi, her partiye eşit uzaklıkta, bağımsız bakanların gelmesi şartını koymuş. Şimdi bakanların yerine müsteşarları geliyor.

Seda Şimşek: 7 Haziran'a giderken yeni provokasyonlar bekliyor musunuz?
Gürsel Tekin: Bir karanlık odak sürekli bu meşguliyet içinde. Çeşitli provokasyonlar hep deneniyor, devletin kurumları daha hassas davranmalı. Belli grupların, belli çetelerin emelleri olabilir ama birilerinin geleceğini kurtarmak için, bir kaos yaratmak çok ağır bedeller ödetir Türkiye'ye.

Seda Şimşek: Siyasi manzara nasıl alanda?
Gürsel Tekin: 12 Eylül öncesindeki siyasi süreci kısmen de olsa yaşayan biri olarak söylüyorum, çok gerilimli bir dönemdi. Siyasal iklim ne yazık ki o günkü darbeyi tetiklemiş, darbenin meşrulaştırılmasına sebep olmuştu. Çok gerilim vardı. Siyasi parti genel başkanları birbirleriyle görüşemedikleri gibi, birbirlerine karşı çok sert bir dil kullanırlardı. Mesela, Sayın Demirel Sayın Ecevit'e hiç "Sayın Başbakan" demezdi, "hükümetin başı" derdi. Siyaset itibarsızlaştırılırsa, çürür. O çürümüşlük Türkiye'ye çok ağır faturalar ödetti. Özellikle son 5 yıldır Türkiye'de siyasette nezaket ortadan kalktı. İyi, kötü geçmiş yıllarda siyasette mizah ve nezaket vardı. Bugün üslup sokaktaki insanları çok rahatsız eder duruma geldi. Öyle cümleler var ki, bir kahvede söylense kavga, dövüş sebebi.

Seda Şimşek: Böyle giderse darbe mi olacak yani?
Gürsel Tekin: Darbelere hepimiz karşıyız. Türkiye'de darbe olmaz, siyasal sürecimizde çok sayıda darbeler olduğu için hepimiz temkinli-yiz. Türkiye küresel dünyanın parçası oldu. Bugün sadece İstanbul'daki AVM'lerin 46'sının sahibi yabancılar. Bankaların yüzde 65'i yabancıların. Türkiye'nin sosyolojik yapısı da buna uygun değil. Birileri heves etse de, tetiklemeye çalışsa da darbe asla olmayacaktır. CHP ve siyasi partiler de asla izin vermez. Bugün Türkiye'de başka darbeler oluyor. Bir kamu düzeni vardı, kamu düzeni diye bir yasa çıkardılar, kamu düzenini iktidarın kendisi bozuyor. Bizim polis, sizin polis. Bizim savcı, sizin savcı. Solcu savcı, sağcı savcı, cemaatçi savcı. Çok tehlikeli bir süreç. Dünyanın önemli filozoflarından birisi, "Adalet kutup yıldızı gibidir. Dünya döner, o hep yerinde sayar." demiş. Bir ülkenin adalet düzeni bozulursa, hiçbir şey yerli yerine oturmaz. Bir binanın ana kolonu gibidir. CHP olarak bizim en büyük projemiz, siyasetçilerin dizayn edebileceği bir hukuk sistemi değil evrensel bir hukuk sistemi. Gazetecisi, işçisi, köylüsü, işadamı, herkes "benim sırtımı dayayabileceğim bir duvar var" demeli.

Seda Şimşek: Kamu düzeninin bozulduğunu iddia ettiniz. Bir kamu düzeni yok mu?
Gürsel Tekin: Kamu düzenini sağlayacak olan en önemli unsurlardan biri polis teşkilatıdır. 12 Eylül'den sonra polis teşkilatı, iktidarların kirli bahçesine dönüştü. Polisin hukuk sistemi içinde kalması gerekiyor. Hukuk sistemi içinde kalmayınca ya tutuklanıyor ya sürgüne tabi tutuluyor. Türkiye'de ne polisin ne askerin ne hukukçunun ne işçinin ne köylünün huzuru var. Emniyet, YSK, Diyanet İşleri ile birlikte 81 ilin valisini de uyarıyorum. Bir vali, kaymakamları toplayıp, "Ankara bizden başarı bekliyor" diyorsa suç işliyordur. Uyarıyorum, yasaların kendilerine verdiği yetkilerin dışına çıkarlarsa bedelini ağır öderler.

Seda Şimşek: Bir eski Türkiye yeni Türkiye tartışması var. Siz eski Türkiye'de kalanlardan mısınız?
Gürsel Tekin: Ben eski Türkiye'den memnun değildim, bugünkü Türkiye'den hiç memnun değilim. AKP'nin devraldığı Türkiye ile AKP'nin yönettiği Türkiye'yi kıyaslayalım. "Yeni ve büyük" dedikleri Türkiye'ye bakıyorum. Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş büyüklükte, içinde hukuk olmayan adliye saraylarımız var. Büyük Türkiye, 81 ilde 34 tane cezaevi inşa ediyor. İcra daireleri patlama yaptı. Bir eksiğimiz vardı, o da tamamlandı saray yaptık! Bütün dünyanın, hayranlık duyduğu, onurlu Türkiye'den eser yok. Eskiden bir yabancı ülke, Türkiye'yi dinleme cesaretini gösteremezdi. Almanlar'ın Türkiye'yi dinlediği ortaya çıktığında, itiraz eden biz olduk, iktidar sustu. Bu nasıl büyük Türkiye? ABD'nin Almanya'yı dinlediği ortaya çıktığında ise, Obama özür dilemek zorunda kaldı.

Seda Şimşek: Gazetelere el konulacağını söylemeniz eleştirildi.
Gürsel Tekin: Bunlar eşkıyalık sistemiyle el konulan gazetelerdir. 700 milyon dolar para toplanmadı mı? Devletin resmi kayıtlarında var. Eşkıya değiliz, evrensel hukuk düzeninde ne olması gerekiyorsa o yapılır. Vatandaş bir devlet bankasından 50 bin lira kredi alsın, ödemeyi 3 ay geciktirirse ne yapıyorlar? Vatandaşa hukuk işliyor ama birilerine işlemiyor. CHP iktidarında, bizim gazete sizin gazete, bizim televizyon sizin televizyon olmayacak. Herkese eşit olacağız. Bugün kendisini AKP'ye yakın hisseden iş dünyası en çok bizim dönemimizde rahat edecek çünkü kapılarına rüşvet istemeye gitmeyeceğiz. Hepsinin güvencesi olacağız.

Seda Şimşek: Türkiye'nin Suriye'ye gireceğini iddia ettiniz.
Gürsel Tekin: Türkiye Ortadoğu coğrafyasında egemen güçlerin projelerinin hayata geçirilmesi için taşeron olarak kullanılmamalı. İktidar bundan vazgeçmeli. Neden benim söylediklerimi herkes konuşuyor? Ateş olmayan yerden duman çıkar mı?

Seda Şimşek: Operasyonu deşifre edip Türkiye'nin elinde mi patlattınız?
Gürsel Tekin: Ben siyasetçi olarak uyarılarımı yaptım. Süleyman Şah Türbesi ile ilgili bir ay önce uyarımızı yapmıştık, yalanladılar, "Öyle bir şey yok" dediler. Sonra, bir gece yarısı maskaralıkla türbeyi getirdiler. Düşen uçakla ilgili bilgilerimi Türkiye'yi zor duruma sokmamak için söylemek istemiyorum.

Seda Şimşek: İktidar bir tarafta, bütün muhalefet partileri diğer tarafta gibi bir görüntü var.
Gürsel Tekin: Davutoğlu, muhalefet partilerine "çete" filan diyor. Bizi çetelere benzetiyor. 30 yıldır CHP'deyim, CHP'nin fıtratında çete olmaz. Mümkün değil.

Seda Şimşek: Hizip mi olur?
Gürsel Tekin: Hizip filan da yok. Birbirini bu kadar sorgulayan bir siyasi yapıdan çete çıkmaz. Çıkar ilişkisinin olduğu yerlerde çete oluyor. Bu AKP'de hangi çeteler var diye bir baktım, 50'ye yakın çete var. Reklam ve billboard çetesi, imar çetesi, arsa kupon çetesi, ihale çetesi. Çetelerle Türkiye'yi yönetiyorlar. Çetelerin bunlara sunmuş olduğu, billboardlar, megaboardlar, reklam mecraları yetmedi. Şimdi kaçak billboardlar kullandılar. Ruhlarına işlemiş. Doymuyorlar. Biraz da toprağı düşünseler, hep parayı düşünmeseler. Mal, mülk, servet insanı bozuyor.

Seda Şimşek: Mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır mı demek istiyorsunuz?
Gürsel Tekin: Bugün iktidarda olanların hepsini tanırız, aynı mahallenin çocuklarıyız, biz uzayda yaşamıyoruz. Aynı camilere gideriz, aynı cemaatlerde bulunuruz, aynı kahvelere giderdik. Siyasal arenada aynı yerlerdeydik. Hepimiz birbirimizi biliriz. Hepimizin hayatlarında kara cizlavet vardı. Şimdi ne oldu bunlara? Ülkenin en önemli kurumlarından Diyanet İşleri, siyasetin arka bahçesi olabilir mi? Hayaldi gerçek oldu, Karaman'da zat-ı muhterem gelecek diye, 40 dakika sonra ezan okunuyor. Fuat Hoca, şerefli bir din adamı, yalan söylemediği için 4 kez sürgün edildi ama 40 dakika ezanı geç okuyana soruşturma bile açılmadı. 2 imam sahte oy kullanıyor. Almanya'daki bu 2 din adamı hakkında nasıl bir soruşturma başlatıldı? Bunlar din adamı filan değil, film adamları. Bütün bu kurumlar iktidar eliyle dejenere edildi. 2001'de kurulurken, hortumları keseceklerdi, yolsuzluğu, yoksulluğu bitireceklerdi, yasaksız bir Türkiye oluşturacaklardı. Şimdi, 15 yaşındaki çocuğun kendisini ifade etmesinden korkuyorlar. 3Y'den 3Z'ye geldik. Zam, zulüm, zindan. AKP'ye oy verenlere sesleniyorum, eğer bu ülkenin geleceğini düşünüyorlarsa, yapabilecekleri en büyük iyilik, bu iktidara oy vermemektir. Oy vermezlerse muhalefette kalır, çevresindeki kirlilikleri temizler ve kendine gelir. Aksi takdirde tarihin derinliklerine gömülürler.

Seda Şimşek: Hiçbir parti tek başına iktidar kurabilecek çoğunluğa erişemezse sizce ne olur?
Gürsel Tekin: Tek başına bir iktidar mı çıkarır, koalisyon mu çıkarır, hepimizin millet iradesine saygılı olması lazım. O dengeleri en iyi millet bilir. CHP'nin AKP'ye bakışı çok net, beni diğer 2 siyasi parti şaşırttı. MHP'nin zaman zaman mesela 4+4 gibi yasal değişikliklerle ilgili katkısı, HDP'nin Dolmabahçe'deki sarmaş dolaş görüntüsü akıllarda ama ne olduysa şimdi iki siyasi partinin genel başkanı da asla koalisyon kurmayacaklarını söylüyor. Sadece toplumun yüzde 50'sinin değil, siyasi partilerin de nefret duygusunu gidermeleri lazım.

Seda Şimşek: Siyaset kilitlenir mi?
Gürsel Tekin: Kilitlenmez. Demokrasilerde çareler tükenmez. Millet iradesi bütün baskılara rağmen, bu olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır.

Haber: Bugün

    Pazartesi, 25 May 2015 11:16

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica