"İç güvenlik değil, AKP'yi nasıl güvenli hale getirebiliriz yasası!"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Efsane Güzeldereli'nin röportaj konuğu oldu. "Elhamdülillah dindarım" diyen. "Korunacak bir şeyimiz yok ki" diyerek korumasız gezen... Gürsel Tekin, protesto ettikleri TRT hakkında ve son dönemde gündemden düşmeyen MİT hakkında düşüncelerini anlattı.

Gürsen Tekin, CHP'den istifalar, ihraçlar, partiye büyük zarar veren Sarıgül-İnönü kavgası medya tarafından hep öne çıkarılırken diğer partilerle ilgili haberler konusunda bu kadar cömert davranmadığını söyledi.

Efsane Güzeldereli: 1964 Kars doğumlu Gürsel Tekin kimdir? Kendini nasıl tarif eder? Nasıl birisidir?
Gürsel Tekin: Ortalama her yurttaş gibi ben de işte Anadolu'nun bir köyünde, hani bir filmdeki deyim gibi uzak doğuda yetişmiş, orada bütün imkansızlıklar içinde çaba sarfetmiş, buraya gelmiş bir ailenin çocuğuyum.

Efsane Güzeldereli: Nasıl birisi olarak kendinizi yorumlarsınız? Aceleci misiniz?
Titiz misiniz?
Gürsel Tekin: Değişken tabii. Herkes bunu farklı yorumlayabilir. Ama biraz aceleciyim, disiplinliyim, kararlıyım. Ama zaaflarımız yok mu? Her insan gibi çok sayıda zaaflarımız da var.

Efsane Güzeldereli: Dindar mısınız?
Gürsel Tekin: Elhamdülillah dindarım. Ama en azından bizim bildiğimiz tartışma konusu olabilecek bir mesele değildir din konusu. Din insan ile Allah arasındaki bir olgudur. Buna hiç kimsenin cesaret edip girme şansı bile olmamalı diye düşünüyorum. Aslında bu tartışma çok kutsal değerimiz olan dine de zarar veriyor. Dünyanın bir çok ülkelerine baktığımızda niye İslam coğrafyasında kan var, gözyaşı var, yoksulluk var? Hiç kendimizi gözden geçirmeyecek mıyız? Dünyada 56 tane ülkeye baktığınızda, 56 ülkenin tamamı, İslam coğrafyasındaki ülkelere baktığımızda kimi çok zengin. Gerçekten olağanüstü kaynaklar, Allah'ın büyük vergisi var. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında. Tüm bu zenginliğe rağmen bu sefalet niye? Bunu hepimizin gözden geçirmesi lazım. En ço, en kutsal değerlerimizi kullanan insanların bunu gözden geçirmesi gerekiyor. Ne yazık kı bir tek sebebi var. Maalesef çaresiz, kendi iç becerileri olmadığı için, İslam coğrafyasındaki yöneticilerin tamamı kutsal değerlerimizi kendi kirli emellerinde kullanmışlardır. Bugunkü iktidar gibi.

Efsane Güzeldereli: Sizin ilgimi dikkatimi çeken bir noktanız da, korumasız gezmeniz.
Gürsel Tekin: Korunacak bir şeyimiz yok ki. Korumayı gerektirecek sebeplerin olması lazım. Biz Anadolu coğrafyasını çok iyi biliriz. Son derece misafirperverlerdir. Son derece canayakın insanlardır. 81 ilin tamamını iki kez dolaştım. Gitmediğim hiçbir il yoktur. Hiç bir yerde herhangi bir olumsuz tepki görmedim. Elbette olumsuz eleştiriler olacaktır. Dünyanın her yerinde en kolay iş demokrasilerde olması gereken insanların kendi taleplerini aktarması ve eleştirel olmasıdır. Bu kimseye hakaret değil. Ama ne yazık ki tabii bu iktidar bunu da ortadan kaldırınca, vatandaş korkusundan kendi talebini anlatırken bile yumuşak cümleler kurarak anlatmıştır.

Efsane Güzeldereli: Geçen gün TRT'de bir protestonuz oldu. TRT Genel Müdürü inmedi aşağıya. Siz de buna tepki gösterdiniz.
Gürsel Tekin: Şimdi biz her şeye rağmen İslam coğrafyasında hukuk sistemi olan, az da olsa demokrasiyi işleten bir ülkeyiz. Tüm buna rağmen hukuku tamamen rafa kaldırıyorsunuz. 76 milyon yurttaşımızın ödediği paralar ile yayın yapan, CHP'lisi, MHP'lisi, HDP'lisi, dinlisi, dinsizi, Alevisi, Sünnisi, Kürdü herkes yakmış olduğu elektrikten dolayı TRT'ye para veriyor. Yanı 76 milyon TRT'ye çalışıyor. Bunu bütün Türkiye'nin bilmesi lazım. Ne yapacaktır 76 milyonun vergisini alan? 76 milyonun memnun olacağı yayın politikası izlemesi gerekiyor. Bu var mı? Yok. Şimdi hukuku rafa aldık diyorlar. Hadi hukuku rafa aldınız. Varsayalım kı gerçekten evrensel hukuk hiç yok. E hani din, imandan bahsediyorsunuz. Allah'ın hukukunu nasıl işleteceksiniz? Yani milyonlarca insanın vergisinden para alacaksınız, bir siyasi partiye hizmet edeceksiniz. Allah'a hesap veremezsiniz. Burnunuzdan fitil fitil gelecektir. Buna emin olun. Bunu görüyorum.

Efsane Güzeldereli: MİT partilere operasyon yapıyor diye konuşuluyor. Sizin görüşünüz nedir? Sizin partiniz de var bunların içerisinde.
Gürsel Tekin: Valla 50-60 yıldır bu tantanalar oldu. 1950'li yıllardan beri hep bu konuşulur. Zaman zaman operasyonel şeyler de yapılmıştır. Ama hiç kimse unutmamalı. CHP bir çınardır. Öbür partiler birer kavaktır. Gelirler, zamanı da bittiğinde kesilip atılır.

Efsane Güzeldereli: Partiden çok sayıda istifa, ihraç oldu. Sarıgül - İnönü kavgası basına yansıdı. Dışarıdan bakınca CHP'de parti içerisinde bir gümbürtü kopuyor gibi. Nedir olan biten?
Gürsel Tekin: Söz konusu CHP olunca bunlar son derece doğaldır. Size çok somut geçen hafta pazar günü yaşadığımız bir olayı anlatmak istiyorum. Pazar günü burada oturmuş televizyon izliyorum. Pazar günü AKP'nin İstanbul İI Kongresi var. Bülent Arınç'ın gerçekten çok önemli bir konuşması var.
Konuşmasında aynen şunu söylüyor: "Yüzde 50'sini düşman haline getirdik. Önümüzdeki süreçte hepsi bizden nefret ediyor. Biz ANAP ile DYP gibi olabiliriz" diyor. Kim söylüyor bunu? Sıradan bir milletvekili söylemiyor. Hükümetin sözcüsü. Yani hükmedenlerin adına konuşan adam bunu söylüyor. Almanya'da, Fransa'da, İsveç'te, İsviçre'de ya da Japonya'da böyle bir şey olduğu zaman o hükümet düşer. Bu cümleler üzerine. Ya o parti sözcüsü oradan gider ya da hükümet düşer. Ertesi gün hangi gazetede ne gördünüz?


Efsane Güzeldereli: Bazı gazetelerde vardı haber. Küçük punto ileydi.
Gürsel Tekin: Ama ne vardı biliyor musun gazetelerde? Gün boyu buradan haberleri izliyorum. CHP'li bakan istifa etti. Allah Allah kim CHP'li bakan? Yani 32-33 yıldır partide olan bir siyasetçi olarak ben tanımıyorum. Ama CHP'li bakan. Ya CHP hiç iktidar olmadı. Nasıl CHP'li bakan oluyor. Yani iktidar olamamış bir siyasi partinin 30 yıldır nasıl bakanı oluyor? Kimse bunu sorgulamıyor. Saat başı. Niçin biliyor musunuz? Bülent Arınç'ın o şeyini telafi etmek için CHP'de bu oluyor. Hasbelkader bir dönem 2007 yılında CHP-DSP ittifakında bizde aday olmuş. Sonra hiç parti ile bağı olmayan bir şahıs istifa etmiş. İnanılır gibi değil. Gün boyu bütün merkez televizyonlarında. Neden? AKP aman üzülmesin. Bunun hepsini görüyoruz. Şimdi CHP'de kaç kişi ihraç edildi ya da istifa etti?

Efsane Güzeldereli: Süheyl Batum, Emine Ülker Tarhan ilk akla gelen isimler.
Gürsel Tekin: Üç kişi. AKP'den kaç kişi istifa etti peki? 21. 21'mi küçüktür? 3'mü küçüktür? Galiba 21 küçüktür.(gülüşmeler) Niye bunları anlatıyorum? Şimdi iktidar partisi AKP'yi eleştirmenin bedeli çok ağırdır. Bunu biliyoruz. Medyanın hangi koşullarda görev yaptığını da biliyoruz. Ama biraz da insaf, biraz da vicdan diyoruz. Hadi kardeşim bizi allayın, pullayın demiyoruz. AKP'ye bir şey demiyorsunuz. Onu da demiyoruz. Ama olmayan bir şeyi CHP ile ilgili yapmak da çok vicdanlı değildir. Bunlar kabul de edilmez. Bir hikaye daha anlatayım. Sayın Genel Başkanımız ile beraber Urfa'dayız. Minibüs ile otelin önüne geldik. İneceğiz. Genel Başkan telefon ile konuşuyor. Kapı açıldı, kapandı kapı. 25 saniye sonra tekrar kapı açıldı. Çünkü ben izledim. Haberlerde ne geçildi biliyor musunuz? Kılıçdaroğlu mahsur kaldı içeride. Anlatabildim mı? Bu rezilliklere son vereceğiz. Merak etmesinler.

Efsane Güzeldereli: Cemaat- CHP işbirliği sürekli dillendiriliyor. Böyle bir işbirliği içerisinde miyiz?
Gürsel Tekin: Ya bu Anadolu'da yaşanan şeyler cevap vereceğim. Yani terbiyeme uygun değil. Hani böyle işte şirret mahallelerde eş ayrılıkları olur. Ondan sonra böyle hepsi birbirine çok çamur atar. Zavallı komşu da arada kalır. Şimdi 12 yıldır, sadece 12 yıl değil 1994 yılından itibaren Recep Tayyip Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı'ndan beri cemaat ile çok yakın ilişkileri var ve bütün bunların organizasyonlarını yapanlar da bütün paralel dedikleri cemaattir.
Yani Ey Davutoğlu, Ey Başbakan, şu cümleler bile, Biz yanıldık, biz kandırıldık. biz aldatıldık cümlesi, aslında ortalama bir siyasetçinin kullanabileceği bir cümle değildir. Şimdi sen bugün aldatıldın. Yarın aldatılmayacağını nereden bilelim kardeşim? Bir alışkanlık haline getirdiniz. Yarın da bir başkası sizi aldatır. Kaldı ki AKP şu anda bir koalisyon hükümetidir. Yani tamam bir cemaat ile hesaplaşıyorsunuz. Yani 10 tane cemaat daha var içinizde. Onlar ile ne zaman hesaplaşacaksınız? Tüm bunlara baktığınızda CHP'ye atacağınız her çamurun izi kalmaz. Onu bilsinler. Ben ama bir iktidarın bu kadar çaresiz kalmasını da doğrusu şaşkınlık ile izliyorum. Cemaati suçluyorlar. Şimdi ben de şunu söylemek istiyorum. Bu operasyonlara baktığınızda, bu operasyonlar bunların kişisel meseleleri ile ilgili mi yapıldı? Siyasal süreçleri ile ilgili mi yapıldı? Hırsızlık yaptınız. Suçüstü oldunuz. Yapmasaydınız kardeşim. Yani hırsızlığı nasıl kapatacağız diye uğraşıyorlar. Kapanmaz bu hırsızlık. 500 yılda geçse bu hırsızlığın hesabını vereceksiniz. Bu hırsızlık kapanmaz.


Efsane Güzeldereli: Sayın Davutoğlu, CHP liderini darbecilik ile suçladı? Ne diyorsunuz?
Gürsel Tekin: (Tekin gülüyor)Yani Başbakan'ın biraz algılama sorunu var. Ben öyle görüyorum. Yazık ona yani. Ona da acıyorum. Yanı her dayak yediğinde yapacak bir tek şey var. CHP'ye saldırmak. Şimdi aşağıda dayak yiyor. Yukarıda dayak yiyor. Yukarıda Cumhurbaşkanı buna dayak atıyor. Bütün bu dayaklar içerisinde kendisini hissettirmek istiyor. Hissettirmenin yolu da CHP'ye vurmaktır. Diyor ki: Ey Kılıçdaroğlu. ben diyor sen molotof kokteyli alıp sokağa çıkarsan. Şimdi bu ciddi bir algılama sorunu yani. Ben acıyorum Davutoğlu'na. Atanmış bir Başbakan'ın durumu böyledir. Atandığı için de kendisine bir şey diyemiyorum.

Efsane Güzeldereli: Baykal yeniden aktif siyasete dönmeli mi? Baykal'ın yokluğu nasıl etkiledi CHP'yi?
Gürsel Tekin: Sayın Baykal zaten siyasetin içinde duruyor. Siyasetin dışında bir insan değil.

Efsane Güzeldereli: Peki Baykal'ın partinin başından ayrıldığından itibaren geçen zaman süreci partiyi nasıl etkiledi?
Gürsel Tekin: Sayın Baykal gerçekten deneyimli bir siyasetçidir. Türk siyasetinde önemli görevler yapmış bir insandır. Partinin uzun süre genel başkanlığını yapmış. Hepimizin üstünde çok önemli katkısı olan bir şahıstır. Bugün de aynı görevi yapıyor. Genel Başkan dahi olmasa gerçekten. Partisine katkısı oluyor.

Efsane Güzeldereli: Böcek Davası ile ilgili soru önergesi verdiniz. Neler söyleyeceksiniz konu ile ilgili?
Gürsel Tekin: Valla gazetelerde ve televizyonlarda fikir takibi olmadığı için her şey unutuluyor. 2012 yılında hatırlarsanız gene bir gazetede CHP, MHP ve çeşitli iş adamlarının dinlendiği ile ilgili bir haber yapılmıştı. Bunun üzerine tabi doğal olarak bizim reflekslerimiz oldu. itirazlarımız oldu.
Takdir-i İlahı işte. Bazen Allah işte. Allah'ın sopası yoktur. Bunu herkesin bilmesi lazım. Biri dedi ki, Ulaştırma Bakanı, "Ne korkuyorsunuz, dinleniyorsunuz da" dedi. Vallahi dedim biz hiç korkmuyoruz. Kaldı kı Sayın Kılıçdaroğlu'nu dinlemeniz bir zaman kaybıdır. Sayın Kılıçdaroğlu kupon arsa pazarlamaz.
İhale işi bilmez. Ne dinleyeceksiniz? Lüzumsuz zaman, personel israfı olmasın dedik. Siz kendinize bakın. 5 soru önergesi verdim. 2012 yılında. "Dinleniyorsun Başbakan" dedim. Bunun üzerinden Eski Bakan Bozdağ, bana cevap verdi. "Yok böyle bir şey. Biz sadece tadilat, tamirat yapıyoruz." Şimdi ne istiyorsunuz? Siz bana o cevabı vermediniz mi? Bu iddialar yalandır, demediniz mi? Kim yalancı. Yalancının daniskası sizsiniz. Bana yazılı vermiştiniz. Bak burada belge. 2012 yılında veriyorsunuz. Biz diyoruz ki, yahu siz kendinize bakın. Siz Türkiye'yi yönetiyorsunuz. Bu ülkenin yöneticileri güven içinde olmalı ki ben de güven içinde olmalıyım. Sonra gördük ki, Maşallah çarşaf çarşaf. Bunlar ne dinleniyorlarmış. Malı götürürken. Götürmeseydıniz kardeşim. Sizin işiniz mal götürmek değil ki. Sizin işiniz millete hizmet etmektir. Malı götürünce böyle şuç üstü oldular. Ondan sonra oraya saldır. buraya saldır, oraya iftira at, buraya iftira at. Bir başka şey bu böcek davasında, o daha sonra biliyorsunuz. İki yıl sonra. Hatta ben bir soru önergesi daha verdim 2012 yılında da. Savcıda da bir tık yok. Hiç bir soruşturma yok. 2014'den sonra. 17-25 Aralıktan sonra akıllarına savcılık soruşturması geldi. Soruşturmada Koruma polisi, yanı Başbakan ın çok yakınındaki polisin ifadesi var. Beni Başbakan, yanında arkadaşları da var. Kaddafi'ye 5 kez gönderdi. Niçin gönderdi? Hangi diplomatik teammüllere göre. bu Kaddafi'ye gidiyor? Ona da yakında bakacağız, neler çıkacak?


Efsane Güzeldereli: "Ceza infaz hizmetleri güvenlik kanunu" tasarısında biber gazı, basınçlı su, ateş ile silah yetkisi cezaevlerine girecek.
Biber gazının kapalı alanlarda kullanılması yasaktır. Ne diyorsunuz?
Gürsel Tekin: Ölümdür. Kapalı alanlarda biber gazı öldürür. Silah sık. Ondan daha iyi.

Efsane Güzeldereli: "İç güvenlik paketi" ile ilgili neler düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: O bir iç güvenlik paketi değil. Öyle bir iç güvenlik paketi yok. Sayın Arınç hatırlarsanız "Alman modeli" dedi. Buyrun kardeşim. Alman modeli iç güvenlik getirecekseniz, gözü kapalı oy vereceğiz. Hadi getirin. Bu Alman modeli değil, iç güvenlik yasası da değil. AKP'yi nasıl güvenli hale getirebiliriz yasasıdır.

Efsane Güzeldereli: Sapan bir suç aleti midir size göre?
Gürsel Tekin: Tabii şu anda terör yasasında suç aleti zaten.

Efsane Güzeldereli: Size göre öyle midir?
Gürsel Tekin: Efendim tabii şiddet, şiddetin karşılığında ceza var. Bu hatırlarsanız, genç bir kardeşimiz 18 ay cezaevinde yattı. Niye yattı? Bir puşi taktığı için. Demek ki o yasa yoksa, neye göre yatırdınız 18 ay?

Efsane Güzeldereli:  Adalet Bakanlığı raporu, suçlarda patlama olduğunu söylüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Gürsel Tekin: Doğru. Çok haklı. İlk kez AKP doğru bir çalışma yapmış. O çalışmayı da inceledim. Bir ülke için bir felakettir o rapor. 165 bin kişi şu anda cezaevinde yatıyor. AKP geldiğinde 54 bindi. Üçe katlanmış. Cezaevleri dolu. Hatta birçok cezaevinde iki kişi bir yatakta yatıyor. Daha vahimini söyleyeyim. 200 bin kişi, cezası kesinleşmiş, cezaevleri dolu olduğu için cezaevlerine alamıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi?
Bu cezalara baktığınızda, maalesef bu cezaların önemli kısmı da ekonomi ile ilgili. Garibim sıkışmış, demiş ki, borcum borç vereceğim demiş.
Sonra da ödeyememiş. Vay sen misin kardeşim taahhüdü ilandan dolayı aldım seni cezaevine. Kız kaçırmış. Sonra evlenmiş. Çocuğu olmuş. Kamu davası. Yahu hangi kamu davası kardeşim. Bunun kamusu mu kaldı? Kamu davası, çalanın çırpanın peşinde olacak. Kamu davası adamın özel şeyinin peşinde.
Barışmış, gitmiş, çocuğu olmuş. 300 lira zimmetten 4 yıldır cezaevinde yatan var. Ama 300 milyon dolar çalabilirsiniz. Büyük hırsız olacaksınız kardeşim. Küçük hırsızın cezası, cezaevidir.

Efsane Güzeldereli: Bank Asya operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gürsel Tekin: Tamamen hukuk dışı. Kendileri söylüyor. Ben de söylüyorum. AKP'li hukukçular kendileri söylüyorlar. Kin ve nefret üzerine. Ya Türkiye'nin ekonomisine bakın. Öyle bir şey olur mu? Keyfe keder, istediğimi yapanm. İstediğini yaparsan işte, dolar olur 2500. Vatandaşın da canı çıkar.

Efsane Güzeldereli: Dolar fırladı. Sayın Erdoğan Merkez Bankası'nı eleştirdi. Babacan ekibine sahip çıktı. Siz nasıl görüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Çok güzel. Şimdi bu AKP'nin başka bir alışkanlığı var. Bunların bir akıl babaları var. Oldum olası, ta başından 2003'den 2004'den itibaren. Kendilerine hayali bir düşman yaratıyorlar. Tamam mı? İşte biliyorsunuz, ilk geldiklerinde yargıyı hedef gösterdiler. İşte efendim alevi yargıçlardan, onları hedef gösterdiler. Vay efendim, solcu yargıçlar varmış. Onları hedef gösterdiler. Ergenekon dediler. Darbeci dediler. O dediler. Bu dediler. Balyoz dediler. Her dönem bir şey dediler.
Paralel dediler. Şimdi paralel de bitince, yeni bir şey kendilerine arıyor. Şimdi bunların her türlü keramete gücü yetmiyor mu? Yani garibim bir devlet memuru, Merkez Bankası'nın Başkanını, yarım saatlik bir yazı ile değiştirme olanakları yok mu? Niye yapamıyorlar? Mesele o değil. Ciddi bir ekonomik kriz geliyor. Bu ekonomik krizi birine fatura etmek zorunda. Kime fatura edecek? Merkez Bankası Başkanı'na. Ya adamı döveceğine değiştir kardeşim. Daha iyisini getir, madem ki öyle ise. Yok onu yapmayacağım. Döverek götüreceğim. Sadece bırakın onu değiştirmeyi, bir kanun ile Merkez Bankası'nın yapısını değiştirebilecek güçleri var. Ama maalesef doların önüne geçmeleri mümkün değil.


Efsane Güzeldereli: Sayın Erdoğan dedi ki: "Cemaat, PKK'dan beter". Sizce de öyle mi?
Gürsel Tekin: Onu Erdoğan'a sorun. Bir Cumhurbaşkanı o duruma gelmiş ise eyvah, eyvah.

Efsane Güzeldereli: CHP, ÖDP, HDP'nin seçim ittifakı için Kadıköy'de bir araya gelindiği konuşuluyor. Ne diyeceksiniz?
Gürsel Tekin: Valla biz sizden duyuyoruz.

Efsane Güzeldereli: Ben de medyada yer alan bir habere göre soruyorum.
Gürsel Tekin: Valla kim gelmiş? Kim ile gelmiş? Nereden gelmiş?
Gazetelerin yalanına bazen biz de inanmak zorunda kalıyoruz. Oldu mu acaba? Yok böyle bir şey.

Efsane Güzeldereli: Herhangi bir başka seçim ittifakı var mı?
Gürsel Tekin: Hayır. CHP hiç kimse ile ittifak etmeyecektir. CHP millet ile ittifak edecektir.

Efsane Güzeldereli: AKP'de kurulduğu öne sürülen siyasi kozmik oda ile muhalefetin adeta BBG evi gibi gözetlendiği söyleniyor. Olabilir mi böyle bir şey?
Gürsel Tekin: Yok öyle bir şey yok. Ona ihtiyacı yok. Çünkü AKP zaten devlet. Onun için yeni bir mekanizma kurmasına gerek yok. Devletin bütün odalarını kendi kozmik odaları gibi kullanıyorlar. MİT ellerinde. İstediği gibi kullanıyorlar. Polis ellerinde. İstediği gibi kullanıyorlar. Yargı ellerinde. İstediği gibi kullanıyorlar.
Devletin bütün kurumları ellerinde. Onun için öyle özel bir masraf edip, niye harcasınlar? Öyle bir şeye gerek yok. Yani hepimizi izlesinler. Boşverin. Sonuna kadar da izlesinler.


Efsane Güzeldereli: Önümüzdeki seçim bir başkanlık oylaması mı olacak?
Gürsel Tekin: Olmaz. Türkiye'de hiç bir şey olmaz. Bakın, niye bunu tartışıyor? Şimdi mesela ellerinde bir kaç tane kamuoyu yoklamaları var. Bütün bunlara baktığınızda, toplumun yüzde 68'i, yüzde 70'inin kesinlikle bir başkanlık sistemi arzusu yok. Buna rağmen, bunu niye Sayın Erdoğan sürekli tartıştırıyor. Şimdi bir gerekçe bulacaksınız. Atadıkları Başbakan yetersiz kaldı. Kendileri de farkında. Kendileri söylüyor. Yetersiz kalınca bunu tolere edecek bir şeye ihtiyaç var. Kim bu kampanyayı götürecek? Başbakan. Buna ne diyeceksiniz kardeşim? Teşekkür. Sadece teşekkür ile olur mu? Gitti, ee Kırşehirliler, teşekkür ettik, gidiyoruz. Yoook. Onu politik bir manevraya dönüştüreceğiz. Ne yapalım buna? Buna en uygun başkanlık sistemi tartışması ile AKP'ye oy isteyelim. Hepsi o.

Efsane Güzeldereli: Çok fazla aday AKP'den aday oldu. Neden sizce?
Gürsel Tekin: Bu son derece doğaldır. Geçmiş tarihe de baktığımızda, ANAP, DYP,DSP bütün o dönemlere baktığımızda daha çok bürokratlar, iktidar partisi kimse talebi oraya açarlar. Bu şu anlamı taşır. Bir kısmı mümkün ise listelere girer, bir kısmı da terfi için olur. Yani iktidar partisinin aday adayı olmuşsunuz, önümüzdeki süreçte olduğunuz yerden daha iyi bir yere gelmenin mekanizması olarak görür. CHP'ye de çok başvuru oldu. 150'nin üstünde başvurumuz var. Özellikle kamuda çalışanlar, üniversitelerde çalışanlar, odalarda. Tabii bizde yöntem ön seçim yöntemi olduğu için daha çok biz tayinli sistemden millet iradesine geçmek istiyoruz. Bağırıyorlar ya. Millet iradesi ile geldik falan ya. Bir başka eski başbakan da, "tuzluk" dedi. Şimdi tuzluk boyutuna gelmiş vekiller, anlamsız hale gelmiş vekillerin. Neden oldu? Çünkü 12 eylülün dayatmış olduğu bu atama sistemi. Biz ondan vazgeçeceğiz ve CHP olarak Türkiye'de örnek olmak istiyoruz. Diyoruz ki, milletin vekilini millet kendisi seçsin.

Efsane Güzeldereli: Çözüm sürecini kimse bilmiyor. Siz biliyor musunuz?
Gürsel Tekin: Zaten AKP biliyor. Gerisinin bilmesine gerek yok. AKP'de bilmiyor. Mesela AKP'li vekillere sorun. Onlar bilmezler. AKP'nin eski Başbakanı, atanmış Başbakan ne kadar biliyor? Bilmiyorum. İki-üç kişi biliyor. Öyle.

Efsane Güzeldereli: Ne düşünüyorsunuz yaşanan süreç ile ilgili?
Gürsel Tekin: Bilmediğimiz için içeriğini şu anda ne söylersek gereksiz bir yapmış oluruz.

Efsane Güzeldereli: Kürtlere özerklik verilmeli mi sizce?
Gürsel Tekin: Kürtlerin bir özerklik talebi yok. Bir kere coğrafyamıza baktığımızda, sürekli başka ülkelerde model olarak alınır ama biz hem 1000 yıllık bir tarihimiz ile iç içe girmiş bir topluluğuz. Aynı zaman da coğrafik, sosyolojik olarak da Kürtlerin önemli bir kısmı batıda yaşıyor. Neye göre özerklik vereceksiniz? Kürtlerin de, Türklerin de, Alevisinin de, sağcısının da, solcusunun da, dinlisinin de, dinsizinin de bir tek talebi var, demokrasi ve özgürlük. Demokrasi ve özgürlük, herkese merhem olacaktır.

Efsane Güzeldereli: Burhan Kuzu diyor ki; "Başkanlık sitemine karşı olanları gırtlaklamak istiyorum" Siz ne dersiniz buna karşılık?
Gürsel Tekin: Doğrudur. Çok doğru söylüyor. Çünkü başkanlık sistemi olmaz ise, öbür türlü de herkes onların gırtlağını sıkacaktır. Kesinlikle. Niçin sıkacaktır? Çünkü yolsuzlukların hesabı sorulacaktır. Niye başkanlık sistemi istiyor? Yazıklar olsun ya.
Bunlar profesör olmuşlar. Nedir kardeşim? Net söyleyin. Şu anda dünyada uygulanan başkanlık sistemleri var. Amerika modeli mi? Amerika modeli ise valiler seçim ile gelecek. Eğitim belediyelerde olacak. Yerel emniyetler belediyelerde olacak. Buna var mısınız kardeşim? Söyleyin. Buna var iseniz itiraz yok. Eee yok. Ne olacak? T tipi. Talan tipi. Türkiye, talan tipi başkanlık sistemine geçit vermez.


Efsane Güzeldereli: Bir de devlet başkanına, kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme konusu var, Amerika'dan farklı olarak.
Gürsel Tekin: Padişahlık yetkisi. İstediği zaman, istediğini idam etsin, istediğini içeri alsın. Onun için haklılar yani. Bu kadar talandan sonra. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkesinde görülmemiş vaziyette, bir bakanlar kurulu ve hükümet düşünün. Hükümetin üçte biri bu milleti soymak ile meşgul olmuş. Bu kadar suç işlemiş bir siyasal yapının yarın yapacağı bir tek şey var. Hesap verecekler. Hesap veremiyorsak ne yapalım? Masayı devirelim. Otoriter bir sisteme geçelim. Size kimse izin vermez. Merak etmeyin. Bu ülke sahipsiz değil.

Efsane Güzeldereli: 7 Haziranda yapılacak genel seçimlerde, CHP'nin yüzde kaç oy alacağını öngörüyorsunuz? Hedefiniz nedir?
Gürsel Tekin: Çok erken. Türkiye o kadar hızlı değişiyor ki. Her gün gündem değişiyor. Yarın ne olacağı belli değil. Önümüzdeki günlerde AKP'de, iktidarda çok ciddi krizler bekliyorum. Tüm bunlara baktığınızda martın sonundan önce bir şey kestirmek çok zordur. Ama şu anda yapılan kamuoyu yoklamalarına baktığınız da AKP 40'ın altında, CHP 30 civarlarında.

Efsane Güzeldereli: Çipras'ın rüzgarı Türkiye'ye vuracak mı?
Gürsel Tekin: Elbette vuracaktır. Sadece Türkiye'ye değil. Ekonomik politikalar bir çok yerde bir çok sıkıntı yarattı. Zengin gittikçe zenginleşiyor. Yoksul gittikçe yoksullaşıyor. Böyle bir yaşam sürdürülemez. Bunu uzun vadeli sürdürmeniz mümkün değildir. Yunanistan'daki tablo bu. Türkiye bundan çok mu farklı?
Türkiye'ye bakın. Türkiye'de 700 lira ile 600 lira ile insanları geçindirmeye çalışıyorsunuz. Bu mümkün değildir. Sürdürülebilir bir anlayış değildir.
Mutlaka yeni bir ekonomik anlayış ile herkesi en azından kendisini geçindirebilecek bir refah düzeyine getirmek zorundasınız. Aksi takdirde huzursuzluk ile karşı karşıya kalırsınız. Eeee kalınca ne yapalım? Her gün bir yasa çıkarırsınız. Her gün bir sıkıyönetim yasası ile toplumu susturmak mümkün değil. Bu hayallerinizden vazgeçin.


Efsane Güzeldereli: Son bir soru. Fuat Avni'yi takip ediyor musunuz?
Gürsel Tekin: Gazetelerde takip ediyoruz. Şimdi yeni bir paralel yapı. AKP'nin de bir şanssızlığı. O kadar çok paralel yapılar var ki. Şimdi Fuat ile mücadele edecekler. Valla Fuat Avni ile ne kadar mücadele ederler bilmiyorum. Bir yıldır mücadele ediyorlar. Sonuç alamadılar.

Efsane Güzeldereli: Sizce Fuat Avni kim?
Gürsel Tekin: Bilsem. İktidarı ben yönetmiyorum. İçişleri Bakanı benden olsa, MİT benden olsa 48 saatte çözerim.

Efsane Güzeldereli: Hiç mi tahmin yok?
Gürsel Tekin: Yok. Hiç ilgilenmiyorum da. Ama belli ki birbirlerini çok iyi tanıyorlar. Ailenin içindeler.

Efsane Güzeldereli: En çarpıcı tvveeti hangisiydi?
Gürsel Tekin: Hepsi çarpıcı. Ne yazdı ise doğru çıktı.

Efsane Güzeldereli: Çok teşekkür ederim açıklamalarınız için. Buradan Türkiye'ye vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Gürsel Tekin: Türkiye kendi kaderini kendisi çizecektir. Bu kadar kirlenmiş bir siyasal anlayışa, Türk halkının buna geçit vermemesi gerektiğine inanıyorum. Biliyorsunuz Davutoğlu geçen "Şeffaflık Yasası" dedi. Aaaa ne güzel dedim, şaşırdım; AKP kim? Şeffaflık yasası kim? Hemen gelsin. Destekleyelim, dedim. Sonra tabi dayağı yiyince, şeffaflık yasası rafa kaldırıldı. Dünyanın her yerinde önce bir kere kamuda şeffaflığı, siyasette şeffaflık olmadığı sürece kamuda şeffaflık olmaz. Şeffaflık dediğiniz bir su gibidir. Buradan baktığınızda öbür tarafı göreceksiniz. Ama bugün Türk siyaseti öyle kirlenmiş ki; buradan baktığınızda, Reza Sarrafı görüyorsunuz, 17 aralığı görüyorsunuz, 25 aralığı görüyorsunuz, imar yolsuzlukları görüyorsunuz, talanı görüyorsunuz. Türkiye bunu daha fazla kaldıramaz. Gelin 7 Haziran'da Türkiye'nin kaderini değiştirelim, diyorum.

Haber: Yedigün Gazetesi

    Çarşamba, 18 Şubat 2015 11:13

Bağlantılı Konular