Devletin olmadığı yerde sandığı kim koruyacak?

CHP Seçim Koordinasyon Kurulu Üyesi Gürsel Tekin,"Demokrasilerde seçim güvenliği daha çok Adalet ve İçişleri Bakanlığı'na aittir. Kamunun bekçisi olması gereken iki bakanlık, hırsızlıkları korumakla meşgulken oylarımızın çalınmayacağından nasıl emin olalım" dedi.

Ankara'da siyaset hareketlendi. Geçen seçimlerde bazı illerden aday bulmakta zorlanan CHP'ye şimdi çok sayıda adaylık başvurusunda bulunulması Genel Merkez yöneticilerini de memnun etti. CHP Seçim Koordinasyon Kurulu Üyesi Gürsel Tekin, partisinin yerel düzeyde uyguladığı birçok projenin, AKP tarafından yaygınlaştırıldığını öne sürdü. Tekin, SÖZCÜ'nün sorularını şöyle cevaplandırdı:

"Halkın yüzde 90'ı geçim derdinde"
Sağlık ve sosyal yardım alanında semt projelerini başkan yardımcılığını yaptığım Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk 1994 yılında başlatmıştı. O dönemde ‘Kimin parasını kime dağıtıyorsun’ diye eleştiriler olmuştu. Partimizin oy oranını inanılmaz ölçüde yükseltmişti. Proje çok tuttuğu için iktidarları döneminde AKP bunu yaygınlaştırdı. Unutmayalım, bugün ülkemizde halkın yüzde 10'u para, yüzde 90'ı geçim derdinde… Bu yardımları, iktidara geldiğimizde yasal statüye oturtup hakkaniyetli bir şekilde, gerçekten ihtiyacı olanlara ulaşacak bir biçime kavuşturacağız.

"Gündemimizde kısmi af var"
İktidarın yanlış politikaları sonucu cezaevleri tıklım tıklım dolu… Mahkumlar yatak olmadığı için nöbetleşe uyumak durumunda bırakılıyor. Mutlaka kısmi af çıkarılması lazım. Cezaevinde yatan insanlara bakıyorsunuz çoğu genç. Kız kaçırmış cezaevine girmiş ama aileler barışmış, kızla evlenilmiş, çocukları olmuş. İmar uygulamalarından dolayı mühür sökmeden dolayı da çok sayıda vatandaşımız cezaevinde. Üstelik bunlara siyaset yapma yasağı da getiriyorsunuz. Peki sormak lazım, "Kaçak Saray" yapılırken mühür fekki yapanlara niçin bir şey yapılamıyor? 300 lira için 3 yıldır cezaevinde yatanlar var ama 300 milyar lirayı çalan için ceza yok.

"40 Milyon vatandaşımız mağdur"
Ülkemizde mağdur insan sayısı 40 milyon civarında… 10 milyon emekli mağdur… 2 milyon köleleştirilmiş taşeron işçi var. Çok dramatik ama 470 bin esnaf kepenk kapatmış. 2 milyon esnaf perişan. Borçsuz kimse yok. 42 milyon borçlu var. Bunların önemli bir bölümünün derdine CHP çare olacak.
En az borçlu köylü. Güvensiz olduğu için bankalar borç vermiyor. Verenler de haciz koydu. Bir banka neredeyse hacizlerle arsa zengini olacak. Konut kredisi alanların yüzde 18'i borçlarını ödeyemez hale geldi. Kent mağduriyetlerini saatlerce sıralayabiliriz. Büyük şehirlerde sosyal yapı, sosyal doku değişti.

"Tayinle milletvekili istemiyoruz"
Milletvekili adaylarımızın büyük bir bölümü partiye üye olanların ön seçimiyle belirlenecek. Kontenjan kısıtlı olarak kullanılacak. Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde geçen dönem aday bulmakta sıkıntı çekmiş ve o yüzden adayları merkezden belirlemiştik. Bu kez çok sayıda insan aday adayı olmak için başvuruyor. Kendi bölgelerinden insanlar seçilip gelsinler. Tayinle vekil istemiyoruz.

Demokrasilerde seçim güvenliği devlete aittir. Bu da ağırlıklı olarak İçişleri ve Adalet Bakanlığı'nı ilgilendirir. Ama kamunun bekçisi olması gereken iki bakanlık, hırsızlıkları korumakla meşgulken oylarımızın çalınmayacağına nasıl güvenelim. Seçim güvenliği konusunda Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere çok sayıda ülkeden gözlemci gelmesini talep edeceğiz. Güneydoğu’da, devlet yok. Devletin olmadığı yerde sandık güvenliğini kim sağlayacak? Ciddi endişelerimiz var. Seçim güvenliği tam sağlanabilirse farklı sonuçlar çıkacak.

Erdoğan şantaj yapar gibi konuşuyor, önüne geleni kasetlerle tehdit ediyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, başkanlık yetkisi istiyor. İstiyor ki ihaleleri, kupon arsaları ben vereyim, istediğim memuru ben sürgün edeyim. Kendisini kimsenin eleştirmesini istemiyor. Allah korusun eğer başkan olsa TÜSİAD eski Başkanı Haluk Dinçer'i idam eder. Bir kaset modası var. Cumhurbaşkanının herkesi kasetle tehdit etmesi kabul edilebilir mi?

Abdullah Gül'ü, Genelkurmay Başkanı'nı, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı kasetle tehdit etti. Siz kasetçibaşı mısınız da böyle konuşuyorsunuz? Bu sözler şantaj amaçlı olarak kullanılıyorsa çok tehlikelidir. O zaman başkalarına "Bizi niçin dinlediniz?" diye kızmayacaksınız.

Türkiye'de demokrasi adına tıkanan ne varsa biz gerekeni yapalım. Bunların derdi tıkanıklıkları açmak değil "T tipi" yani "talan tipi" başkanlık sistemi getirmek istiyorlar.
AKP yöneticileri sıkça "büyüyoruz" diyor. AKP'lilerin rezidansları, alışveriş merkezleri büyüyor. İntiharlar giderek artıyor. Fuhuş yaygınlaşıyor. Hırsızlıkta Türkiye pik yapmış durumda… Son 40 yılın en yüksek hırsızlığı bu dönemde yaşanıyor. AKP gelene kadar cezaevlerinde 52 bin vatandaşımız varken, bu sayı 165 bine çıktı. Cezası kesinleşmiş yaklaşık 200 bin kişi, yer olmadığı için cezaevine götürülmüyor ve yer boşaldıkça bunların götürülmesi planlanıyor.

Haber: Saygı Öztürk/Sözcü

    Salı, 03 Şubat 2015 09:16

Bağlantılı Konular