Gürsel Tekin: Rakamları seçim paniğiyle değiştiriyorlar

Son günlerde bakanların Türkiye'nin kayıtdışı ve kişi başına düşen milli gelir rakamlarını değiştirmesini, seçim paniğine bağlayan CHP Genel Sekreteri Tekin, 'Kimyaları bozuldu' tespiti yaptı.

Geçtiğimiz pazar günü Çalışma Bakanı Faruk Çelik, TÜtK'in 8 milyon olarak tespit ettiği kayıtdışı çalışan sayısını 73 bin kişi olarak açıkladı. Önceki gün de Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 10 bin dolarlık orta gelir tuzağına yönelik, Türkiye'de kişi başına düşen milli geliri 19 bin dolar olarak ifade etti. Türkiye ekonomisinin son dönemde olduğundan farklı gösterme çabalarını CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'e sorduk.

"Bu durum Türkiye'yi tek bir kişinin yönetmesi ve Bakanlar Kurulu toplantısında bu konuların görüşülmediğinin göstergesi. Bakanlar Kurulu göstermelik olarak toplanıyor, galiba Başbakan herkese küfür, kâfir ve fırça ile bu işi bitiriyor. 2005 yılında Başbakan e-devlet sunumu yaparken, "Bundan sonra elektronik devlet olacağız" dedi. E-devletin ne olduğunu, verilerin her noktada aynı olduğunu bütün dünya biliyor. Farklı kurumlara sormuşuz. YSK'ya Türkiye'de kaç seçmen olduğunu soruyoruz, farklı, TÜİK'e soruyoruz yine farklı bir rakam veriyor. Devletin iki ayrı kurumunda aynı verinin farklı olması nasıl mümkün olabilir. Bu nasıl bir e-devlettir? Bu çağdışı bir anlayıştır. Çalışma Bakanı'nın kayıtdışı sayısını 73 bin olarak açıklaması manidardır. Sadece Urfa'da 25 bin kişi var. Ki bu hesaba Suriyelileri katmıyorum bile. Bakanın kendi memleketi İstanbul ve bakanlık memleketi olan Bursa'ya baksa rezaleti görür.

"Çelişkileri yazarsanız bedel ödersiniz"
"Medyamız Türkiye'de sürekli dayak yediği için sessiz kalıyor. Bu çelişkileri yazarsanız bir bedel ödersiniz. İktidarda CHP ve çelişkili açıklama yapan bakanlar da CHP'nin olsa idi; aman Allah'ım neler yazılırdı.

Ekmeleddin îhsanoğlu'nun çata adaylığına yönelik iktidar partisinin tepkisini bekliyor muydunuz?
Tabi tabi kimyalarını bozduk. Ekmel Bey'in demokrasi, özgürlük, dürüstlük, evrensel bir kültür almış, dünyadaki tüm demokrasilerin işleyişine vakıf duruşu AKP'yi rahatsız ediyor. Başbakan, 76 milyonun başbakanı ve 76 milyonun da yurttaşı olacağım, diyordu. Önce Türkiye'yi yüzde 50-50 ayırdı. Daha ilk etapta yüzde 50 gitti. Bizim medya, sizin medya; bizim belediye, sizin belediye; bizim genel müdür sizin müdür gibi ötekileştirmelerle Türkiye'yi ayrıştırdı. "Monşer" diyor. Bütün dış politikanı monşerlerden öğreniyorsun. Onların talimatları ve verdiği koordinatlarla yapıyorsun. Bu nasıl bir şeydir. Ona monşer, buna vazo, diğerine bekçi yaftalar...

"Yolları bilirim sadece yolsuzluk bilmem"
Ekmel Bey, son derece nazik kişiliği ile bu sözlere yanıt da vermez. Geçenlerde kendisi için "yol bilmez" dediklerinde, şunu kaydetti: "Ben ülkemin bütün yollarını yazdım. Dünyanın da yollarını biliyorum. Ama bilmediğim bir tek şey var. O'da yolsuzluktur." Çok tahrik ederseniz, sizinle ilgili daha önemli cümleler de kullanabilir. Gidişleriniz, gelişleriniz, Arap dünyasındaki alışverişlerinizi tüm dünya biliyor. Herhalde Ekmel Bey de bilir. Ayaklarınızı denk alın, derim.

Suriye'de düşen Türk uçağı ile ilgili Hükümetten beklediğiniz açıklama nedir? Türkiye'nin sabrıyla oynamayın diyerek teskere çıkarıldı, sonrası sessizlik. Simitçinin de profesörün de anlayabileceği çok net üç soru soruyorum. Bir."Uçağı neden gönderdiniz?" İki, "Pilotlarımızın otopsi raporu var mı?" Üç, "Uçağımızı kim düşürdü?" CHP Genel Sekreteri olarak soruyorum, bir tık olmadığı gibi, herhangi bir cevap da yok. Hava koridorlarında uçan kuşlar görünürken. Milli Savunma Bakanı'nın sessizliği manidardır."

Haber: Yurt Gazetesi

    Cumartesi, 12 Temmuz 2014 12:46

Bağlantılı Konular