"Fezlekelerin görüşüldüğü gün Meclis televizyonunun yayın yapmaması bilinçli bir iş"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Genç Bakış programında Başkent Üniversitesi öğrencilerinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

-Özellikle bu son dönemlerde yaşamış olduğumuz sorunlardan kaynaklı, önümüzdeki günlerde merkez sağda, ANAP'ta, DYP'de ve hatta Ak Parti'de siyaset yapan önemli arkadaşlarımız CHP çatısı altında buluşacaktır. Tam da Atatürk ilkelerinin gereği olarak. Bütün burada birleşmeli. Türkiye'nin geleceği açısından bu büyük bir ihtiyaçtır, bu ihtiyaca da CHP cevap verecektir.

-Ben İsmet Paşa'nın kültürünü almış bir insanım. İsmet Paşa Sayın Ecevit'in karşısında kaybettiği gün önünü iliklemiş bir insandır. Elbette parti içinde yarışlar olur. Partimin genel merkezi Sayın Sangül ile ilgili karar verdiği gün, ben onun yanında olacağımı ifade ettim. Ve İstanbul'da yirminin üzerinde ilçe dolaştım. Hatta kampanyanın başına geçmeyi teklif ettim. Ama arkadaşlarımız uygun görmediler. Siz negatif bir kampanya götürmek istiyorsunuz, biz pozitif bir kampanya götüreceğiz dediler. Evet, ben İstanbul'u talan edenlerden hesap soracaktım. Negatif buydu. Kim aday olursa olsun yapılması gereken ne varsa yaptım.

Cumhurbaşkanı adayları
-Sosyal medya yasaklandığında kaçak elektrik kullanır gibi kaçak Twitter kullanan değil, durun kardeşim, insanlann en doğal iletişim hakkını kesemezsin diyecek, 1 Mayıs'ta bir gencin gözüne gaz kapsülü atıldığında müdahale edecek, yargı baypas edildiğinde kendisini kalkan edebilecek bir cumhurbaşkanına ihtiyaç var.

-Türkiye bu cumhurbaşkanını bulacaktır, eminim. Bütün bu olup bitenlerin karşısında şu partili bu partili olsun diyebilecek durumda değiliz. Türkiye'nin vicdanını rahatlatacak cumhurbaşkanı adayları var. Kamuoyunun önemli kesiminin benim cumhurbaşkanım diyebileceği isimleri önümüzdeki günlerde hep beraber tartışacağız.

-Şu anda CHP'nin 10 cumhurbaşkanı adayını sayabilirim ama sadece CHP'nin çıkaracağı adayla bir sonuç alabilmek mümkün olsa, hemen açıklayacağız. Ama toplumun tamamının güvenini alacak bir adayla çıkmak istiyoruz.

-Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurtdışındaki 3 milyon vatandaşımız bulunduktan ülkelerde oy verecekler ama sandıklar Türkiye'ye getirilecek ve burada açılacak. Bunda bir şaibe var. Biz sandıkların buraya gelmeden açılıp sayılmasını istiyoruz.

-Meral Hanım çok kıymetli biri. Önce MHP'nin karar vermesi gereken bir adaydır. Kendisini severiz, saygılı bir milletvekili arkadaşımız. Ama MHP mutfağından ne çıkar bilemeyiz.

-Ankara'ya gelince ciddi bir hayal kırıklığına uğradım. Organize yolsuzluğu yapan, Bakanlar Kurulu'nun 3'te 2'sinin fezlekelerinin görüşüldüğü gün, partimle ilgili sorumluluk hissetmeseydim milletvekilliğini bırakırdım. Çünkü 320 AKP milletvekilinden en az 30 vekilin çekimser oy kullanmasını beklerdim. Bu partide hiç olmazsa 30 vekilin vicdanı kanamış diye düşünürdüm.

-Fezlekelerin görüşüldüğü gün Meclis televizyonunun yayın yapmaması son derece bilinçli, profesyonel bir iş. Maç varmış. Ne maçı! Maç bundan önemli mi? TRT, Türkiye'nin en önemli meselesi konuşulurken nasıl yayın yapmaz?

-Kumpastı filan yalan, benim adım ne kadar doğruysa bu yolsuzluk iddiaları da o kadar doğru. Kamera görüntüleri, telefon görüşmeleri, belgeler var. Hatta eksik. Önümüzdeki günlerde Kılıçdaroğlu ve ben yeni dosyalar açıklayacağız. CHP'nin oyu yüzde 5'e de düşse biz bu yolsuzlukların hesabını soracağız.

-Sadece dört bakanın adı zikrediliyor ama daha fazla bakan var yolsuzluğa karışan. İlerleyen günlerde kamuoyu bunlann hepsinin ismini görecek.

-Rahmetli babam iyi bir din adamıydı. Biz din terbiyesiyle büyüdük. Bütün bu kirlenmişlik içinde Diyanet'in daha önce camilere gönderilen yolsuzluk ve rüşvetle ilgili fetvası 17 Aralık'tan sonra kaldırılıyor. Ey Diyanet İşleri, siz buna nasıl alet olursunuz? Cuma günü cumaya gidecek vatandaşlanmıza sesleniyorum; gittiğiniz her camide sorun: bu fetvayı neden artık okumuyorsunuz bize diye?

'Yumruk organize iş'
-Kılıçdaroğlu'na yumruk organizasyonunu, o kirli işi takip ediyoruz, sonuna kadar da edeceğiz. O sıradan bir iş değildir.

-Önümüzdeki günlerde 1 milyon İstanbullu mağdur olacak. Şehrin yüzde 30'unun mülkiyet sorunu var. İnsanlann evleri var, tapulan yok, iskânlan yok.

-Yerel seçimlerde İstanbul'u kaybetmemiz büyük bir üzüntüdür. Türkiye kaybetti, İstanbul kaybetti. Tabii ki mücadelemiz devam edecek.

-Siyasi Partiler Yasası değişmeli. Orada demokrasi yok. Türkiye'de millet iradesiyle seçilmiş bir tek milletvekili yok.

-Hâlâ iddialıyım, kesinlikle İstanbul'da ben aday olsaydım kazanırdım.

-CHP iktidar olsun 1 yıl içinde tüm üniversitelerin yurt sorunu çözülecek. Bizim aile sigortası projemiz çok tartışıldı. Parayı nereden bulacaksınız dediler. O para yılda 3.5 milyar dolardı. 17 Aralık sürecinde savcılarca hesaplanan para 200 milyar dolar.

-Yerel Yönetimler Yasası derhal değiştirilmelidir. Talana ve ranta dayalıdır. Özellikle imar uygulamaları.

-Türkiye'de sadece iki şehir Eskişehir ve İzmir yaşanabilir kentler listesine girebilir. İkisi de CHP belediyesi. Kentlerde polen denilen bir lanet var. Kentlerin hava koridorlan kapanmış. Bir de üzerine polen gelince şehirlerde nefes almak imkânsız hale geliyor.

Haber: Milliyet

    Cuma, 09 May 2014 10:14

Bağlantılı Konular