"Türkiye son 10 yılını kente değil ranta ayırdı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Son Söz gazetesine risk haritaları ve rantlar ile ilgili açıklamalar yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcı Tekin şöyle konuştu:
“10 yıldır Türkiye’yi yöneten bir başbakan "Oy düşünmem yıkarım." diyor. AKP şu ana kadar tüm icraatlarını oya tahvil etmiştir. Terör, dış politika, din konuları... AKP tüm sistemleri bozmuştur. Şimdi aynı Başbakan İstanbul’daki Ayayama Deresi patlarken aynen şunları söylemiştir: 'Derelerle oynamayın derelerin intikamı ağır olur. Derelerin kenarında ev olur mu kardeşim?' Biz de dedik ki geç de olsa farkına vardı. Bekledik acaba ne olacak bu kaçak yapıların tamamı yıkılacak mı diye.

Kaçak yapıların yıkımından vazgeçtik inadına yapar gibi Ayayama deresini sağlı sollu imara açtılar. Bu nasıl bir iki yüzlülüktür kent ranta teslim edildi sonra hiçbir şey olmamış gibi konuşuyorlar. Başbakan bize çözüm önerilerinizi söyleyin diyor. Biz CHP olarak bu çözüm önerilerini 2008 yılında söyledik. Bütün İstanbul’un hatta Türkiye’nin risk haritalarını uzmanlarca çıkarmışız. Başbakan’ın lağvettiği Deprem Konseyi’nin tamamını çalıştırmışız. 120 bilim insanıyla hatta AKP’li bilim insanlarıyla çalışıp sadece risk haritaları çıkarmadık deprem sonuçlarında nasıl en aza hasarla çıkarız diye çalışmalar yapmışız. Ve bu çalışmaları 2008 yılında kendilerine mütemadiyen bildirmemize rağmen bu çalışmayı dikkate almamaktadır. Bu nasıl bir anlayıştır.

Şimdi gelsin Sayın Başbakan sanki bir yasal engel varmış gibi ve ne yazık ki gazeteci arkadaşlarımız da ya okumuyor ya da baskının yarattığı şeyle hiçbir şey olmamış gibi efendim yasal engel varmış diyorlar. Hiçbir yasal engel yok. 39. Madde açık ve net. Kaldı ki yasa ihtiyacınız varsa elinizde torba var. Torbadan gece çıkarıyorsunuz parlamento marlamentoya da ihtiyaç duymuyorsunuz. Bütün bunlar iktidarın sınıfta kaldığının, çaresiz kaldığının bir kanıtı. Uzun yıllardır yani son 10 yıldır tamamen kente değil ranta ayırdığının en somut fotoğraflarından bir tanesidir.

Yine Ayamama deresine döneceğim. Şimdi burada yaşanan manzaraya bak. 32 tane yurttaşımız burada hayatını kaybetti. Burada fatura kime çıktı biliyormusunuz gariban bir minibüs şoförüne çıktı. Daha neyi bekliyorsun kardeşim.

Şimdi bütün bu toplumsal sorunları anlatabilecek merci de bulamıyoruz. Anamuhalefet Lideri ve Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkan Yardımcıları depremin olduğu gün saat 3.30’da Van’da. Bir tek basın, medya ey genel başkan ilk gittiniz, neydi buradaki tablo diye sorma cesaretini gösteremiyor. Şimdi akşamları televizyonları açıyorum. Her bakanı bir yere oturtmuşlar her yer güllük gülistanlık kafayı yemiş isyan ediyorlar. Muhtarlar daha erdemli davranarak istifa ettiler. Bu ülkede muhtarlar daha erdemli çalışıyor. Siyasetçiler de muhtarlar kadar erdemli olmak zorundadır. Daha sonra da muhtarlar Valilik baskısıyla istifalarını geri almak zorunda kalıyorlar."


Deprem vergileri
Tekin, deprem vergileri ile ilgili olarak da şunları söyledi:
“Gelişmiş ülkelerde vatandaş sahtekar olabilir, bireyler sahtekarlık yapabilir ama devlet sahtekarlık yapar mı? Niçin bu vergileri alıyorsun kardeşim. Adı açık ve net “Deprem Vergisi.” Şimdi bu parayı aldın pişkin bir şekilde yollara kullandık diyorsun bunu söylemeyin ayıptır. Bu yasa dışı olayı ne yapmışsınız yasayı koymuşsunuz yasal olarak vergi alırken vatandaşa diyorsunuz ki deprem için vergi alıyorum. Bu ne demektir? Bu vergiyi depremin dönüşmesi için harcayaksın. Herhangi bir birey bu yasal şeyleri dinlemeyip bireysel olarak davransa ne yapardı, yasayı çiğnerdi. Yasa dışı iş yapıyorsunuz. Ne vicdanen kabul edilebilir bir iştir, ne de siyaseten kabul edilebilir iştir. Bu bir akıl tutulmasıdır. Vicdanen nasıl rahat edeceksiniz. Zaten din imandan başladılar han hamam sahibi olunca da çok şükür ondan da vazgeçtiler.

Deniz Feneri
Hukuk yok, Türkiye’de ne yazık ki hukuk tamamen devletin denetimine yani iktidarın denetimine girmiş. Deniz Feneri olayı Türkiye’de değil de dünyada yani gelişmiş ülkelerde yaşansa yer yerinden oynar.” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin sözlerini şöyle sürdürdü: “Almanya yüzyılın davası olarak niteliyor. Düşünün Almanya’da Avrupa’da son yüzyılda yaşanan sorunların haddi hesabı yok. Onlar bile bunun altında kaldı. Bu kadar ki büyük şimdi bütün buna baktığımızda iki üç yıl olayı sürüncemede bıraktılar. Dosya geldi gelmedi diye. Düşünün Almanya iki saat Almanya’dan ikibuçuk yılda gelmedi. Daha sonra Almanya’nın ve dış basının baskısıyla dosyayı getirmek zorunda kaldılar. Getirdiler ama öyle bir sorun ki her tarafı kokuyor. Kokan şeyi ne yapacaksınız bu sefer operasyonlar başladı. Bir bakanın özel koruma müdürü yani Emniyet Mensupları emniyet terbiyesi içinde yetişir. Talimatların dışında hiçbir şey yapmaz. Zaten talimatının dışında yapmışsa görevden alacaksın. Niye görevden alamıyorsun çünkü talimatı sen vermişsin.”

Tekin, iddialarını şöyle sürdürdü: “Ne yapıyor belediye başkanına telefon ediyor kim bu belediye başkanı Kırıkkale Belediye Başkanı niye Aydın değil, Antalya değil Kırıkkale Belediye Başkanı çünkü sende bu şirketin elemanısın yani organize işler. O ne yapıyor organize işlerinde elemanını arıyor onlar ertesi gün İstanbul’da buluşuyor. Bir gün sonra dellileri karartıyor, daha sonra da baskın oluyor. Gelen delilleri karartması mümkün değil çünkü Almanya’da delliller var Almanlar başının belası. Sonra ne oluyor bu yetmiyor içerdekiler haklı olarak tehdit ediyor biz niye burdayız yani siz iktidar siz buradasınız ben niye burda yatıyorum eğer bir hatam varsa hep beraber işledik niye yatıyorum. Şimdi bu tehdit karşısında bu iktidar boyun eğmek zorunda, bir gece yarısı lüzumsuz mantıken hiçbir gerekçesi olmayan uyduruk gerekçelerle üç tane savcıyı görevden aldılar acaba o üç tane savcı görevden alınmadan önce Cuma gününden önce Perşembe günü Adalet Bakanlığından biri telefon edip halen o adamlar orda mı oturuyor dedimi, demedimi Bütün bunları Türkiye duyacak önümüzdeki günlerde bunu kapatmak mümktün değildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun sonuna kadar üstünde olacağız. Yargıya gelince ne yazık ki Türkiye’de Yargı sistemi en son düşünebiliyormusunuz bırakın bizi Bülent Arınç gibi bir adamı isyan ettirdi. Kardeşim böyle bir şey olurmu yani uzun tutukluluk buraya uygulanıyorda, diğerlerine niye uygulanmıyor. Bu kadar vicdanı olan herkesin isyan etmesi lazım, Hangi siyasi parti olursa olsun hangi insan şunu söyleyebilir üç yıl üçbuçuk yıl hangi gerekçelerle insanların orada yattığını bilmediği bir anlayış olabilirmi. Sayın Haberal diyorki Sayın Başkanım niçin yattığımı bir bilsem gam yemeyeceğim diyor birilerinin bana söylemesi lazım. Sen şu suçu işledin.” Tekin; “İnşallah önümüzdeki günlerde düzelsin diye umut ediyoruz. Ama bu baskıcı, bu cebarrut anlayış ülkeyi başka bir noktaya götürüyor. Umut ediyorum ki Türkiye’nin başı belaya girmesin günlerce basınımız ve televizyonlarımız olması mümkün olmayan çılgın projelerin haberlerini yaptı. Şimdi o çılgın projeleri haber yapanlar o çılgın projesini vatandaşlara sunanlara demezmisiniz ufacık ev işleriyle baş edemiyorsunuz, sen hangi çılgın projeden bahsediyorsun. Ayamama Deresini yapamayanlar bana suni ada yapacakmış. Allahtan korksunlar hadi milletten korkmuyorsunuz, hukuktan korkmuyorsunuz, yav hiç olmaz ise Allah’tan korkun kardeşim.” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 02 Kasım 2011 14:14

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica