Nusaybin'deki skandal görüntüler Meclis gündeminde

CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya "Askere dayak, polise saldırı, karakola baskın görüntülerine sebep olan kişiler hakkında ne yapmayı düşünüyorsunuz? Polise ve askere yönelik 'hepiniz vatan hainisiniz şerefsizler' diyerek hakaret eden ilçe başkanınız görevine devam edecek midir? Kolluk kuvvetlerimize yönelik bu ve bunun gibi onur kırıcı saldırıları önleyemediğiniz için ne yapmayı düşünüyorsunuz?" diye sordu.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde; birisi Fırat Kalkanı gazisi iki uzman çavuş dövülmüş, askerlerin yardımına koşan polisler de AKP ilçe başkanının başını çektiği grup tarafından tartaklanmıştı.

Polisleri FETÖ'cülükle suçlayan AKP İlçe Başkanı’nın ağza alınmayacak küfürlerle polislerin üzerine yürümesi de görüntülere yansımıştı. Mağdur polis ve askerlerin ifadesinde ise AKP Nusaybin İlçe Başkanı Mehmet Latif Özel’in beraberinde 30 kişiyle polis merkezine gelerek asker ve polislere ‘şikayetçi olmamaları yönünde’ baskı yaptığı iddiası yer almıştı. CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, Sözcü'nün gündeme getirdiği iddiaları Meclis gündemine taşıdı.

Tekin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM'ye sunduğu soru önergesinde şu soruları yönetti;

"Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşanan bir trafik tartışması sonrası, Fırat Kalkanı gazisi olan iki uzman çavuşumuzun bir grubun saldırısına uğradığı, bu esnada askerlere yardıma gelen polislere de aynı grup tarafından saldırı ve linç girişiminde bulunulduğunu üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım. Yaşanan hadisede en can alıcı nokta,  polislerin olaylara müdahalede bulunduğu esnada yaşanıyor; olay yerine gelen AKP Nusaybin İlçe Başkanı ve akrabası olan Nusaybin Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı, polise ve askere yönelik ağır hakaret ve küfürler savurarak "Hepiniz FETÖ'cüsünüz.  Müdürünüz de FETÖ'cü zaten fırsat arıyorsunuz" diyerek suçlamalar ve iftiralarda bulunuyor.
Polisleri,  FETÖ’cülükle suçlayan ve küfürler savuran AKP İlçe Başkanı ve Esnaf Odası Başkanı, daha sonra mağdur asker ve polislerin götürüldüğü polis merkezine gelerek, şikâyetçi olmamaları için de ayrıca tehditler savurdukları bilinmektedir. İktidar partisinin gücünü kullanarak devletin polis ve askerine hakaret eden kişilerle ilgili; İçişleri Bakanı olarak sorularıma vereceğiniz yanıtlar önem arz etmektedir.

1- Askere dayak, polise saldırı, karakola baskın görüntülerine sebep olan kişiler hakkında ne yapmayı düşünüyorsunuz?
2- Yaşanan olaylar esnasında sakin olması için uyarılan ilçe başkanınıza; "Sayın Cumhurbaşkanı'nın partisini temsil ediyorsunuz. Karşınızda gazi var" uyarısında bulunanlara, bulunduğu görevi hiçe sayarak "Ben Cumhurbaşkanının partisini temsil etmiyorum. Burası Nusaybin kendinize dikkat edin. Haddinizi bilin" diye tehditler savuran kişinin o makamda oturmasını doğru buluyor musunuz?
3- Görüntülerde AKP'li başkanın, polislere yönelik ağza alınmayacak küfürler savurduğu, Nusaybin Esnaf Odaları Başkanı olan yeğeninin de Polis aracına vurup polislere ve 'memlekete' küfrettiği ve polisin üzerine yürüyerek tehditler savurduğu görülmektedir. Bu görüntüleri izlerken ülkenin içişleri Bakanı olarak ne hissettiniz?
4- Uzman Çavuş Y.Ş. polis merkezinde kendisini "Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli" diye tanıtan Adnan M. isimli şahsın da belindeki silahını göstererek "Mesleğinizden olursunuz. Şikâyetinizi geri alın"  dediği iddiası doğru mudur? Şayet bu iddialar doğru ise yasal süreç başlatılmış mıdır?
5- Polise ve askere yönelik "hepiniz vatan hainisiniz şerefsizler" diyerek hakaret eden ilçe başkanınız görevine devam edecek midir?
6- Kolluk kuvvetlerimize yönelik bu ve bunun gibi onur kırıcı saldırıları önleyemediğiniz için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Haber: Sözcü

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 25 May 2018 17:52

Bağlantılı Konular