Gökmen ve Mediha tutuklanmadı siyasi olarak rehin alındı

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin SÖZCÜ operasyonunu böyle değerlendirdi. Tekin, "SÖZCÜ'ye yapılan operasyon bana AKP'nin 'Hayaldi, gerçek oldu' sloganını hatırlatıyor. Gökmen Ulu ve Mediha Olgun'un hukuki tutukluluğu yoktur. SÖZCÜ'yü ne kadar susturabiliriz denemeleri bunlar" dedi.

Yürümek için güzel bir günde, Maçka Demokrasi Parkı'nda buluştuk CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'le… Hem 'Adalet Yürüyüşü'nün ilk haftasını, hem gündemi, hem de bundan sonrasını masaya yatırdık. İzlenimim o ki; Kılıçdaroğlu çok haklı… Hani demiş ya "İdmanlı değiliz haklıyız" diye… Ben Tekin'i de hiç bu kadar enerjik, hiç bu kadar coşkulu ve hiç bu kadar umutlu görmemiştim…

"İtaat kültüründen gelmedik"
Nil Soysal'a konuşan Gürsel Tekin, AKP'lilerin yürüyüşe yönelik tepkilerine “Biz itaat kültüründen gelmedik” yanıtını verdi.

80 Milyon için yürüyoruz

Adalet Yürüyüşü'nde yolun yarısı bitti. Katılım da, tepkiler de artıyor. Nasıl yorumluyorsunuz?

Kralın ülkesinde vatandaş ölünce bir kez çan çalıyormuş. Zengin ölünce iki kez, kralın yakınları ölünce üç kez, kral ölünce dört kez. Uzun bir süre sonra bir sabah beş kez çalmış çan. Herkes şaşırmış! "Kralın ölümünden bile daha mühim ne olabilir?" diye papaza sormuşlar. Papaz, "Adalet öldü!" demiş. Bu artık bir dünya meselesi haline geldi. Çünkü dünyada iki yönetim biçimi var. Edirne'nin ötesine geçtiğinizde hak, hukuk, demokrasi, insan hakları, yani batı demokrasisi dediğimiz bir demokrasi var. Gaziantep'ten açılan kapımız var bir de… O kapının ötesinde de kan, gözyaşı, yoksulluk, itaat var. Tam da bu nedenle cumhuriyeti kuranlar hedefimiz Batı diyerek orayı göstermiş. Dolayısıyla biz bu ülkede yaşayan 80 milyon için hak, hukuk, adalet istiyoruz. Onun için yürüyoruz.

Bizi susturamayacaklar

Yürüyüş bitiş noktasına vardığında ne olacak? Güzergahın uzatılması söz konusu mu?
Adalet için gereken ya yapılacak ya yapılacak. Bu sadece CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutukluluğuyla ilgili bir sorun değildir. Hani bunların bir sloganları var: "Hayaldi gerçek oldu." SÖZCÜ gibi bir gazeteye yapılan operasyon bana bu sloganı hatırlatıyor. "Bu kadar da olmaz, pes" dedirtiyor. Ben SÖZCÜ'yü kuruluşundan itibaren çok yakinen takip eden bir okuruyum. 2007-2008 yıllarından itibaren CHP İstanbul İl Başkanı'ydım. Ortaya çıkardığım bütün hırsızlık ve rant dosyalarını sadece SÖZCÜ ve Cumhuriyet gazeteleri yazıyordu. Cumhuriyet yazarları da şu anda FETÖ mağduru… Akıl var, mantık var. Hatta bunları yazdıkları için SÖZCÜ ve Cumhuriyet'e çok ciddi de saldırılar oluyordu. Ergenekon saldırısı oluyordu, Balyoz saldırısı oluyordu. Yani belli ki namuslu davranmanın bazen ağır bedelleri vardır. Bu bedeller ödenir hiç kimse merak etmesin. Bugün SÖZCÜ'nün iki çalışanının hukuki tutukluluğu yoktur. Onlar siyasi rehin alınmışlardır. Bu siyasi rehin alınmanın gerekçelerini de biliyoruz. Acaba SÖZCÜ'yü ne kadar susturabiliriz denemeleridir bunlar… Akıllarında iyi tutsunlar, bizleri ne dün susturabildiniz, ne yarın susturabileceksiniz. Tam tersine SÖZCÜ daha da sesini yükseltecek, halkın, kamuoyunun vicdanı ve sesi olmaya devam edecektir. Genel başkanımızın bu kararlı tutumu da devam edecektir. Adaletin gelmesi için yapılması gereken ne varsa -ki daha birçok yöntem var- o yöntemler bu yürüyüşten sonra genel başkanımız tarafından ilan edilecek. Ya adalet gelecek ya adalet gelecek.

Makarna devlet sırrı mı?

Tuğrul Türkeş için suç duyurusunda bulundu CHP… Oradan ne bekliyorsunuz?
Sadece Tuğrul Türkeş değil Devlet Bahçeli de dahil MHP'liler o dönemde "MİT TIR'larıyla gidenler gıda değil silahtır" demişlerdi. Bugün Başbakan Yardımcısı olan Tuğrul Türkeş ise televizyonda çok açık ve net ifade etmişti ve sonunu şöyle bağlamıştı: "Vallahi de billahi de tillahi de Bayır-Bucak Türkmenlerine gitmiyor. Bunu bilerek söylüyorum." Şu anda bu dosya uluslararası arenada da takip edilen bir dosya… Aklı selim olan, memleketini seven her insan bilmeli ki, bu davanın sonucu Türkiye'yi zor durumda bırakır. İktidar diyor ya "O TIR'larla gıda gönderdik" diye. Velev ki dedikleri doğru. Yarın "Makarna ne zamandan beri devlet sırrı oldu?" demezler mi? Eğer o TIR'larda makarna yoksa o zaman da "Bu verilen ceza nedir?" diye sormazlar mı? Bu davanın sonunda bir iktidar parmağı varsa bu aklıselim bir davranış değil. Başka bir şey varsa o zaman da belli ki bir kumpas var demektir. İktidar hâlâ bir kumpasa kurban gidebilir demektir. Yani makarna devlet sırrı… Makarnadan kaynaklı 25 yıl ceza… Allah akıl fikir versin.

Vatandaşın yüzde 74'ü adalet istiyor

Referandumda 'Hayır' diyen yüzde 49 mu destek veriyor bu yürüyüşe?

Adalet terazisine baktığınız zaman aslında en çok da AKP'ye oy veren insanlar burada mağdur… Şimdi "FETÖ'cü" dedikleri, cezaevine koydukları insanların yüzde 70'i AKP'nin üyeleri… Biz aynı zamanda mağdur edilmiş AKP'nin üyelerinin, haksızlığa uğramış insanların haklarını hukuklarını savunmak için yoldayız. Eğer sayısal bir sıralama olacaksa bu sıralamanın herhalde en sonunda CHP'liler gelir. Yapılan bir araştırma var. Firmanın adını vermeyeceğim ama kesin ve net bilgidir. Adalete güvenmeyen ve adalet isteyenler şu anda yüzde 74 oranında… Yani halkın yüzde 74'ü şu anda adalet istiyor.

Kılıçdaroğlu'nun karavanı merak ediliyor. Sizler peki… Çadırda mı uyuyorsunuz?
Bizler alışığız çadırlarda yatmaya… Tek sıkıntı tuvalet meselesiydi, onu da hallettik. Genel Başkanımızın sarayına bayıldım. Kendisi de söyledi tek sıkıntı altın klozeti yok. Köylüler bize çok ilgi gösteriyor. Kete getiren de var. Yaptığı pişileri sıcak sıcak yetiştiren de… Dayanamadım sordum; referandumda o köyde sandıktan ne çıktı diye. Muhtar cevap verdi, yüzde 70 'Evet' çıkmış. O 'Evet' diyen köylü yapıyor bu misafirperverliği…

Millilik dersi almak istiyorsanız Atatürk'e, İnönü'ye bakacaksınız

Cumhurbaşkanı yürüyüşün en başında yaptığı açıklamada bunu iktidarın bir lütfu olarak değerlendirdi. Deniz Baykal da "Zorlama olursa milyonlar yürür" dedi. O noktaya mı gidiyor?
Ben Cumhurbaşkanı'nın sürçülisan ettiğini düşünüyorum ya da öyle diliyorum. Bir ülkenin cumhurbaşkanının hak aramaya itirazı olabilir mi? Eğer siz bunu bir lütuf olarak kabul ederseniz, dünyaya diktatörlüğünüzü de ilan etmiş olursunuz. "Yargıya müdahale ediyorlar" diyorlar. Muhalefetin yargıya müdahale etme şansı olabilir mi? Ben AKP'li kardeşlerime bir mesaj vermek istiyorum: İslam coğrafyasında 57 tane ülke var. Ne yazık ki 57'sinin tamamında kan, gözyaşı, savaş, sefalet var. Bu 57 ülkenin devlet başkanlarına bakın, hepsi birbirine benziyor. Devrik Mısır liderinin 80 milyar dolar serveti çıktı. Kaddafi'nin 50 milyar doları çıktı. Saddam'ın servetinin hesabı hâlâ yapılamıyor. Sudan'da insanlar bir lokma ekmeğe muhtaç ama devlet başkanının 9 milyar doları var. Bizimkileri size havale ediyorum. Hani peygamber efendimiz demiş ya "Komşun açken sen tok yatmayacaksın" diye. Bu nasıl milliliktir? Nasıl maneviyattır? Millilik böyle olmaz. Eğer millilik dersi almak istiyorsanız Mustafa Kemal Atatürk'e bakacaksınız. İsmet İnönü'ye, Bülent Ecevit'e bakacaksınız. Sadece Türkiye'yi kendilerine dert edindiler, servet edinmediler. Ben CHP'nin sekiz genel başkanını yakinen tanıyorum. Eğer CHP Genel Başkanı iseniz haram ve yalandan uzak duracaksınız. Böyle bir tarihi misyonu var. Kemal Kılıçdaroğlu da bu misyonu devam ettiren bir liderdir. Bunu kimse unutmasın.

Haber: Sözcü

    Salı, 27 Haziran 2017 12:00

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica