CHP'li Gürsel Tekin Adalet Yürüyüşü'nü değerlendirdi: Nerede yolsuzluk varsa orada yoksulluk vardır

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'nü PolitikYol'a değerlendirdi.

CHP'nin yeni bir anayasa yapmaya hazır olduğunu söyleyen Tekin, yürüyüşle ilgili şunları söyledi: "OHAL'den önce hukuk sistemi parça parça budandı, OHAL sonrasında da tamamen rafa kaldırıldı. Durum böyle olunca doğal olarak tabiki demokrasilerde muhalefetin temel görevlerinden birisi budur. Dünyanın her yerinde iktidar vardır ama dünyanın her yerinde muhalefet yoktur. Muhalefet sadece demokrasilerde olur. Ana muhalefet olarak, bu son yapılan bütün sorunlar bardağı taşıran son damla olmuştur. Sayın Genel Başkanımız 520 km gibi bir yolu bu sıcak iklimde yürüyecek. Kamuoyuna şu mesajı vermek istiyorum; sorun yürüyenlerde değil, onu yürütenlerde. Yürütenler şunu düşünmeli ki, niye yürüyorlar? Yolsuzluk, hukuksuzluk hat safhada. Bir devlet, bir sistem düşünün sadece son 10 yılda 250 bin çocuğunuz, insanınız tacize uğramış. Diyeceksiniz ki bunun hukukla, adaletle ne ilgisi var? Her şeyin başı adalet. Eğer bugün işsizlik varsa, bugün yoksulluk varsa, bugün sıkıntılar varsa bunun tek sebebi adaletsizliktir. Çünkü adaletin olduğu yerde yolsuzluk olmaz, yolsuzluğun olmadığı yerde de zaten yoksulluk olmaz. Nerede yolsuzluk varsa orada yoksulluk vardır. Batı ülkelerine bakın. İnanıyorum ki bu yürüyüş dünya tarihinde önemli bir yer alacaktır. Muhalefet olarak parlamentoda yeni, hızlı ve evrensel kurallara uygun olarak bir anayasa yapmaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum."

Tutuklanan CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nu cezaevinde sık sık ziyaret eden ve dava sürecini başından beri takip eden Tekin, Berberoğlu'nun ve diğer tutuklu vekillerin durumunu değerlendi:

"Enis Bey'i 3 gün üst üste ziyaretine gittim. Enis Bey milletvekilliğinin ötesinde 33 yıllık bir gazeteci olarak, bu hukuksuzluğa tahammül etmesi mümkün değil. Sadece Enis Bey hukuken değil siyaseten tutukludur. Enis Bey'in dışındaki milletvekilleri de hukuken tutuklu değildir. Çünkü örneğin HDP milletvekilleriyle ilgili çeşitli gerekçeler uyduruyorlar. O zaman şu soruyu sormak istiyorum; HDP milletvekillerini 54 kez devlet eliyle Kandil'e gönderenlerin de en az HDP milletvekilleri kadar suçlu olması lazım. Eğer örgütle bir suç, bir bağ aranıyorsa bu soruyu sormak zorundayız. Çözüm süreci döneminde 54 kez sizin denetiminizde, devletin kontrolünde Kandil’e göndereceksiniz sonra döneceksiniz bu milletvekillerini suçlayacaksınız. O zaman eğer bu suçsa 54 kez milletvekillerini götüren iktidar da o kadar suçludur. Ayrıca iktidarın en çok kullandığı argümanlardan bir tanesi şuydu; "Millet iradesiyle gelen millet iradesiyle gider." Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin kararı da var. Milletin seçmiş olduğu milletvekillerini ve belediye başkanlarını ancak ve ancak millet cezalandırabilir.

Sayın cumhurbaşkanının çok önemli cümlelerinden bir tanesi 17-25 Aralık'taki dört bakanla ilgilidir. Aynen şu cümleyi söyledi: "Bunları millet yargılayabilir." Ya kardeşim size gelince millet, bize gelince illet mi oluyor? Onun için derhal sadece sayın Berberoğlu değil millet iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin yasama görevlerini yapmaları için serbest bırakılmaları gerekiyor. Bu mesele dünya meselesi haline geldi ve Türkiye'yi çok zor durumda bırakıyor."

Haber: Politikyol

    Pazar, 25 Haziran 2017 18:09
Yandex.Metrica