Gürsel Tekin: Yasa dışı işlerle meşgul olanlar hesabını elbet verecek

Pazar röportajının bu haftaki konuğu CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin. Tekin'le güncel siyaseti ve İstanbul'un son durumunu konuştuk. Tekin AKP'nin akıbetinin geçmiş dönemdeki siyasi partilerin akıbetinden daha ağır olacağını ifade ediyor ve ekliyor; "Hesap da verecekler. Çünkü yasa dışı işlerle meşgul oldular."

Türkiye'de şu anda siyaset kurumu çok ciddi bir şekilde güven yitirdi. İnsanlar da giderek siyasete olan güveni ve umutlarını yitirdi. Bunun asıl nedeni sizce nedir? Bundan bir çıkış yolu mümkün müdür?
80 sonrası Türk siyasetinin ayarı bozuldu ve 12 Eylül sonrası Türk siyaseti bir türlü taban tutturamadı. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kısa sürede siyasi partiler açılıp kapanmaz. 12 Eylül sonrası 100 tane siyasi parti kapandı. Üstelik bunlar ülkeyi yönetmiş siyasi partiler. Mevcut siyasi partiler yasası ve Türk siyaseti evrensel kurallarla işlemiyor. Bizim demokrasi anlayışımız 'sandık'la sınırlı. Saddam da sandık kullanıyordu. Demek ki sandık, demokrasinin tek ölçüsü değil. Evrensel kurallar olması lazım. Yoksa çürüme başlıyor. Dünyada demokrasinin tek güvencesi ve çözüm yeri siyasettir. Ama şu anda yurttaşlarımızın siyasete güveni sıfır noktasında. Son araştırmalara göre; siyaset ve medya en az güvenilen kurumlar halinde.

Türk siyaseti maalesef şu anda çürüdü. Her seçim bir yenilenmedir. Bu nedenle 7 Haziran'dan sonra bir yenilenme, toparlanma olabilirdi ama buna da izin verilmedi
Koalisyon olmasın, tek başımıza iktidar olalım, kaos olmasın. Ben 35 yıldır bu ülkede böyle kaos görmedim. Ölümü kanıksadık artık. Bu kadar acımasızca ölüm yaşayan tek ülkeyiz biz. İş cinayetleri, kadın cinayetleri, şiddet, terör, intiharlar...Ortalama her gün 40 ila 50 kişiyi kaybediyoruz. Bu mu sizin huzurunuz, istikrarınız? Asıl kaos budur.

Mesela bir 30 yıl önceye kadar ülke olarak daha zenginiz. G-20'lerdeyiz, gelişmiş 20 ülkeden bir tanesiyiz. Gelişmiş ülkelerin ekonomisine bakıyoruz, bir de bizimkine bakalım; 50 yıl önce daha yoksulduk, hiç intihar sayısı duyar mıydınız? Şimdi her gün duyuyoruz.

Demokrasinin en güzel yanı birbirine benzemeyen siyasi partilerin parlamentoda olması. 4 tane birbirine benzemez siyasi parti var. Partilerden bir tanesi tamamen siyasi iradesini tek bir kişiye bağlamış, iki parti kendi iç meseleleriyle uğraşıyor. Bütün süreci de tek bir partinin götürmesi çok zor. Bütün yük Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Cumhuriyet Halk Partisi çok köklü bir parti, Türkiye’nin kurucu iradesi. AKP'ye de oy veren, MHP'ye de oy veren, HDP'ye de oy veren en çok bize sitem eder. Çünkü bizi bir 'baba' gibi görüyor. Biz de parti olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Sadece siyaset değil, bütün kurumlar çöktü. Yargıya da hiç güven kalmadı. Yargı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Zaten yargı mekanizması işlemediğinde hiçbir şey işlemez. Hani bir filozof diyor ya; adalet kutup yıldızıdır, o hep yerinde sayar, dünya etrafında döner. Şimdi siyasi partiler yerinde duruyor, yargı etrafında dönüyor. Yargının kutup yıldızı olması lazım ki biz etrafında dönelim. Eğer yargı siyasetçinin etrafında dönüyorsa, yargı sistemi bozulmuşsa her şey bozulmuş demektir.

Türkiye'nin bugün geldiği noktayı nasıl okumak gerekir sizce?
Yakın tarihimizde Ecevit başbakandı. Demek ki bu ülkede sol rahatlıkla iktidar olabilir. Türkiye'yi sadece iç dinamiklerle değerlendiremeyiz. Bunun iki örneği var. Birincisi; 28 Şubat. Dış dinamikler izin vermediği için ciddi sıkıntı oluştu. İkinicisi de rahmetli Ecevit'in gidişi. Biz bu gidişi bir kitaba bağladık. Bir kitaptan dolayı bir ülkenin ekonomisi hiç krize girer mi? Olayın özünün böyle olmadığını hepimiz bilmeliyiz. Rahmetli Ecevit 2000 yılında Amerika'ya davet edildi. ABD'nin Irak'a müdahale yapacağını bütün dünya biliyordu. Ecevit'e, sonradan Erdoğan'a teklif edilen Ortadoğu'nun eş başkanlığı teklif edildi.  Ecevit bunun suç ortağı olsaydı bugün siyaseten çok başka bir durum oluşurdu. Dolayısıyla bu küresel siyaseti görmek lazım.

İslam coğrafyasında 13 yıldır milyonlarca insan öldü. Bütün bu olumsuzluklara, ölümlere rağmen kendisine İslamcı diyen insanların hiç rahatsızlığı olmadı. 90'lı yıllarda çekiç güce reaksiyon gösteren İslamcılar nerede? Erdoğan'ın manevi evladım dediği Kaddafi'yi neden öldürdünüz? Bütün bu projeleri işte bunlara, bugünün iktidarına yaptırabilirsiniz. Bunları CHP'ye yaptıramazsınız. Kudüs’te bütün ezan sesleri kesildi, neredeler? Eğer CHP iktidarında tüm bunlar yaşansaydı neler olurdu, ben soruyorum. Kazara İsrail yeryüzünün gerçeğidir lafını CHP söyleseydi neler yaşardık? İç politikada insanları kullanarak dış politikada bu kadar alçakça iş yapılmaz.

Artık genel olarak küresel güçlerin AKP'yi gözden çıkardığına inanılıyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? AKP ile işlerinin bittiğini söylemek doğru olur mu?
Böyle olduğunu pek düşünmüyorum çünkü yapılması gereken her şeyi, saha temizliğini mevcut iktidarla yapıyorlar. Ama uzun vadede AKP ile devam etmek sürdürülebilir değil, bunu söyleyebilirim. Geçmiş dönemde siyasi partilerin akıbeti neyse bunlarınki daha da ağır olacak. Hesap da verecekler üstelik çünkü çok yasa dışı işlerle meşgul oldular. Sadece 17-25 Aralık değil. Uluslararası hukuka uymayan işler yaptılar. Özgür Suriye Ordusu diye bir ordu kurdular. Ordu darmadağın. Bir iktidar olarak o kadar zavallı projeler yapıyorlar ki...Sözde bir operasyon yapacaklar ama bunu kendileri yapamıyorlar, kılıf uyduruyorlar. Sanki Suriye'de Suriyeliler muhalifmiş gibi onları ordu haline getirelim diye başladılar ve çok ciddi ekonomik destek verdiler. Yarısı IŞİD’e gitti o desteklerin.

Çözüm sürecine tekrar dönülür mü?
Tabii ki dönülecek. Şu anda korkunç şeylere tanık oluyoruz. Bu yöntem kabul edilir bir yöntem değildir. Terörle mücadele derken coğrafyayı yok ediyorlar. Belki de şu an çözüm süreci tekrar başlamıştır, biz bunu bilemeyiz.

İstanbul'da bir fetih kutlaması yapıldı biliyorsunuz. Ama kente dair, sorunlarına dair hiçbir çözüm önerisi yok. İstanbul'da durum ne şekilde şu an?
Para tapıcılar İstanbul'u yok etti. Fatih Sultan Mehmet'e kalsaydı bunların hepsinden hesabını sormuştu. Marmara depreminden sonra dönemin hükümeti çok başarılı çalışmalar yaptı ama bunların hepsini bitirdiler. Yarın oluşacak olumsuzlukların hepsinin AKP'ye çıkması lazım. Bunu da takip etmesi gereken yargıdır. Bunu siyaset değil, yargı takip eder.

Aile sigortasıyla ilgili yeni bir hamle yaptınız. Bunun detayları neler?
Vekillik anlamsız hale geldi artık. Eller kalkacak mı inecek mi parlamento tamamen buna döndü. Biz vatandaşa karşı sorumluyuz. Sadece CHP olarak değil, hepimiz, tüm vekiller vatandaşlara karşı sorumluyuz.

İsviçre'de işsiz yurttaşlara yaşamlarını sürdürecek maaş verilmesini öngören "vatandaşlık geliri" anayasa değişikliği için referanduma gidildi biliyorsunuz. Türkiye’de buna en yakın öneri "aile sigortası" projesi kapsamında gündeme getiriyoruz. Önerimizle yoksula, garibe, gurabaya, işsize asgari gelir sağlanması amaçlanıyor. Sosyal yardımların siyasi partilerin lütfu olarak değil, sosyal devletin görevi olarak verilmesini sağlamayı amaçlıyoruz.

Aile sigortası olarak yoksullara yıllık asgari bir gelir bağlanmasını amaçlıyoruz. Anayasa değişikliğinin TBMM'deki diğer siyasi partilerce desteklenmemesi durumunda 20 milyon yoksul vatandaşın imzalarıyla referandum talep edeceğiz. Bunun için 81 ili dolaşarak imza toplamak için otobüsler ayarladık. Umut ederim bütün partiler destek verecek. Çünkü bu insani bir mesele, parti meselesi değil. Öteki Türkiye'nin yarasını sarmak istiyoruz.

Haber: Politikyol

    Pazar, 12 Haziran 2016 10:48

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica