"Hükümet saldırının siyasi bedelini ödemeli"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Ankara'da meydana gelen patlamaya ilişkin, bunun siyasi bir bedelinin olduğunu ve hükümetin bu bedeli ödemesi gerektiğini belirtti.

Saldırıya ilişkin Aktifhaber.com'a konuşan Gürsel Tekin, olayda güvenlik zaafiyeti var mıydı tartışmasının abes olduğunu, aslında bu tartışmanın başlı başına zaafiyet olduğunu söyledi.

Yaşanan olayın siyasi bir bedeli olduğunu ve hükümetin bu bedeli ödemesi gerektiğini belirten Tekin, Adalet Bakanı'nın istifa sorusuna gülmesine ise; "Türkiye'nin vicdanına bırakıyorum" yorumunda bulundu.

Saldırıların yaşanmasında, emniyette en çok tecrübenin gerekli olduğu alanın açık bırakılmasının etkili olduğunu ifade eden Tekin, devletin bütün kurumlarının iç düşman algısı oluşturularak kevgire çevrildiğini belirtti.

Ülkenin Başkentinde büyük bir saldırı gerçekleşiyor, onlarca kişi hayatını kaybediyor ve gündemi, güvenlik açığı var mı sorusu meşgul ediyor. Nasıl bakıyorsunuz bu tartışmaya?
Yaşanan olayda bir güvenlik zaafiyeti yoktur demek, bir akıl tutulmasıdır. Maalesef her taraf güvenlik zaafiyeti. Bugüne kadar Reyhanlı'dan başlayalım, Niğde'den, İstanbul'un orta göbeğinden, Mersin'den, Adana'dan, Diyarbakır'dan, Suruç'tan..

Bütün eylemlere baktığımızda tamamında bir güvenlik zaafiyeti görülüyor. Yanlış dış politikanın bizi getirdiği sonuç ne yazık ki bu noktada. 900 kilometrelik sınır kapılarını her tarafa açarsanız, dünyanın bütün terör örgütleri buralarda cirit atar.

Uzun yıllardır bütün dünyanın terör örgütü dediği acımasızca bir IŞİD terör örgütüne, daha yeni hükümet terör örgütü demeye başladı. Bu kadar güçlü, bu kadar donanımlı teknolojiye hakim olan bir devlet eğer buradaki terör örgütlerini denetim altında tutamamışsa burada güvenlik zaafiyeti var mı, yok mu tartışması abes bir tartışmadır, başlı başına bir zaafiyettir.

Siyasi bir bedelinin olması lazım
Siz Gezi Parkı'nda kimin nerede yürüyeceğini, hangi siyasinin nerede oturduğunu tespit edebiliyorsunuz da bu kadar aşağılık terör örgütlerini denetim altında tutamıyorsanız burada güvenlik zaafiyeti var mıydı, yok muydu tartışması çok ayıp bir tartışmadır. Bunun siyasi bir bedelinin olması lazım. Bu siyasi bedeli hükümetin derhal ödemesi lazım.

Adalet Bakanı istifa sorusuna güldü ama?
Bu soruya gülmelerini Türkiye'nin vicdanına sunuyorum, milyonlarca insan o manzarayı seyretti hiçbir şey söylememe gerek yok.

Yönetsel kabiliyetinizi kaybederseniz en kolay şey mazaret ve gerekçe ararsınız, iktidar yönetsellik kabiliyetini kaybettiği için en kolay ona, buna çamur atmaktır. Burada sorumlu davranması gereken hükümetin kendisidir. Hükümetin dışındaki siyasi partileri eleştirmek, suçlamak, ciddi ciddi başlı başına bir çaresizlik, yönetememezlik ifadesidir.


Maskeli teröristleri televizyonda gözünden tanıyabilen istihbarat mensuplarının paralelci diye cezaevine atılmasının, başka birimlere sürülmesinin, emniyette en çok tecrübenin gerekli olduğu alanın açık bırakılmasının da etkisi var mı bu yaşananlarda?
Etkisi olmaz olur mu, devletin bütün kurumlarını kevgire çevirirseniz, onları bir düşman gibi bir iç mücadele, sürekli bir düşman algısı yaratırsanız burada, bir boşluğun olmaması mümkün değil. Ama bütün bunlara rağmen bu işte sorumlu olan devletin kurumları siyasilerle, içerideki muhaliflerle uğraşacağına, terör örgütleriyle uğraşmış olsaydı önemli bir yol almış olurdu.

Haber: Aktifhaber.com

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 12 Ekim 2015 13:55

Bağlantılı Konular