"Tüm mağdurların adresi CHP olmalı"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Türkiye'de Haziran seçimleri öncesinde aktüel konulara ilişkin Avrupa Postası'nın sorularını yanıtladı.

1. Almanya'da demokratik sol çevrelerde CHP'nin hala "merkez sağ'da" durduğu konusunda olumsuz bir bakış açısı var. Yani, sola açılım yerine, CHP'nin merkez sağı toparlamaya çalıştığı (cumhurbaşkanlığı seçimleri örneği) ileri sürülmektedir. CHP sola açılmayı düşünmüyor mu? Somut örnek verebilir misiniz?
Gürsel Tekin: CHP'nin merkez sağı toparlamaya çalıştığı veya sağa kaydığı söylemi bir şehir efsanesidir. CHP, kendini muhafazakar olarak tanımlayan çok değerli düşünce insanlarının da gönül verdiği sosyal demokrat, sol bir partidir. Bunun en büyük belgesi de parti programımızdır.

 Bu noktada, altını önemle çizmek isterim, muhafazakarlığın, tutuculuk ve yobazlıkla arasında ciddi farklılıklar vardır. AKP iktidarının kullandığı dil ve kutuplaştırıcı söylem yobazlıktan öteye gidemez. Buna karşın, Sayın Mehmet Bekaroğlu gibi, 12 Eylül sonrasında cezaevlerinde askerin gölgesine rağmen psikiyatrlık yapmış ve pek çok işkenceyi belgelemiş bir hoca muhafazakarlık adına temsil ettiği tüm değerlerle CHP'nin sağa kaymasının değil, kararlılıkla koruduğu sol değerlerin kanıtıdır.

Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'da en az Mehmet Hoca kadar değerli, Ortadoğu gibi bir coğrafyada kadının insan haklarını ve eşitliğini savunabilmiş bir diplomattır. AKP, bünyesine katılan solcular ile ne kadar sola kaymışsa, bu değerli insanların katkıları ile CHP de ancak o kadar sağa kaymıştır.


2. Birleşik Haziran Hareketi'ni temsilen Alper Taş'ın dışında neden başka kişilere adaylık teklifi edilmedi?
Gürsel Tekin: Her partinin parti programı o partinin kimliğidir. CHP'nin parti programı emekten, özgürlüklerden, çiftçi ve köylüden, sosyal adalet ve eşitlikten yana bir programdır. Başta genel başkanımız sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere bu fikirleri CHP ile omuz omuza savunacak her yurttaşı, her kitle temsilcisini partimize davet ettik. Alper Taş bu değerli isimlerden sadece biri.

Türkiye, bu toprakların demokrasi geleneğini kendi çıkarları uğruna katletmeye hazır, güç zehirlenmesi yaşayan bir AKP tehdidi ile karşı karşıya. Haziran 2015'te bu tehdide karşı, özgür ve demokratik bir Türkiye için, Birleşik Haziran Hareketi başta olmak üzere tüm yurttaşları sizin aracılığınızla bir kez daha CHP saflarına davet etmek isterim.


3. HDP Avrupa'da hızla örgütleniyor. Oysa Avrupa CHP "örgütlenmesi" işlevsel olarak var olsa da, kamuoyunda herhangi bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla Avrupa'da nasıl bir rüzgar yaratılabilinir? Avrupa'daki sosyal demokrat partilerin veya kardeş partilerin ev sahipliğinde bir gösteri veya toplantı yapmayı düşünüyor musunuz?
Gürsel Tekin: Neden olmasın. CHP Avrupalı sosyal demokratlar ile her zaman yakın ilişkiler içinde olmuştur. Bildiğiniz gibi Avrupa Sosyalist Partileri (PES) ve Sosyalist Enternasyonal'in etkin üyeleri arasındayız. SPD ve soldaki diğer tüm partilerle ortak paydamız olan demokrasi, özgürlük ve eşitlik için ortak bir yürüyüş, bir demokrasi festivali düzenlemek bizleri de mutlu eder.

"Avrupa'da rüzgarı CHP safları estirecek"
CHP'nin Avrupa örgütlenmeleri yeni yapılardır. Dolayısıyla eksiklikleri elbette vardır. Ben İngiltere'den Belçika'ya, Almanya'dan İsveç'e örgütlerimize sıklıkla ziyaretlerde bulunuyorum. Son derece dinamik ve gelecek vaat eden gençlerle, kadın erkek her yaştan CHP'ye gönül vermiş yurttaşla tanıştım. Onlara dayanarak içtenlikle söyleyebilirim ki; Avrupa'da rüzgarı, CHP safları estirecek!


"HDP'nin güçlenmesi bizi mutlu eder"
4. AABF seçimlerde HDP'yi destekleyeceklerini ve bir milletvekili kontenjanı verildiğini açıkladı. CHP'nin seçimlerde Avrupa'da yaşayan adaylara yönelik bir kontenjanı var mı? Bu kontenjan seçiminde kriter ne olacak?
Gürsel Tekin: AABF'nin ve diğer Alevi örgütlerin kararlarına saygımız büyüktür. Bizler çoğunluğun demokrasisini değil, çoğulcu demokrasiyi tarihimiz boyunca savunduk. Bu nedenle, HDP'nin güçlenmesi, özgürlükten ve eşitlikten yana olan örgütlerin temsilcilerini meclise taşıması bizleri ancak mutlu eder. CHP olarak adaylarımızın büyük çoğunluğunu ön seçimle belirleme kararı aldık. Ön seçim demek; CHP'nin savunduğu değerleri benimsemiş, gerek Avrupa'dan gerek Türkiye'den her adaya kapımız açık demektir.


5. Avrupa'da 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası gelen çok sayıda Kürt, Alevi ve sol kökenli vatandaşlar yaşamaktadır. CHP bu kesimin taleplerine yönelik yanıt vermeyi düşünüyor mu?
Gürsel Tekin: Şu kesinlikle unutulmamalıdır ki 12 Eylül'de dahil, Türkiye siyasi tarihinin bütün darbelerinde CHP, ve sol mağdur olmuştur. Darbelerin mimarı olduğu faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybetmiş 228 CHP'li arkadaşımız var bizim. Bu yüzdendir ki o zor dönemlerde dünyanın bir çok yerine göç etmek zorunda kalmış yoldaşlarımızın ilk adresi aynı mağduriyeti yaşamış CHP olmalıdır. Özgürlük, eşitlik ve adalet ortak taleplerimizdir. CHP her zaman bu taleplerin temsilcisi olmuş ve olmaya devam edecektir. CHP iktidarı inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın temel alındığı, tüm dillerin özgürce konuşulduğu bir Türkiye'nin iktidarı olacaktır.

6. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy verme işlemleri bir fiyaskoydu.("trafoya giren kediler" unutulmadı) 8- 30 Mayıs tarihleri arasında yurtdışında oy verme işlemleri başlayacak. Nasıl bir teknik örgütlenmeye gidilecek? CHP yurtdışı temsilcileri Avrupa'da görevli olacaklar mı?
Gürsel Tekin: Türkiye'de ve Avrupa'daki her sandıkta CHP'liler görev alacak. Teknik örgütlenme için genel merkezimizde uzmanlardan oluşan ekiplerimiz aylardır canla başla çalışıyorlar. Oy hırsızlığına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Milyonlarca lirayı çoluk çocuk cebe indirmiş, vatandaşlarımızın alın terini, emeğini gözünü kırpmadan çalmış bir iktidar oy çalmakta tereddüt bile etmez!

Trafoları korumak için ise, arkamıza Avrupa'da ve Türkiye'de aynı dili konuşan örgütlü tekirlerin, karabaşların ve dahi sarıkızların gücünü de alıp AKP'yi insanların ve havyan dostların özgürce yaşam hakkı adına Türkiye'de ve Avrupa'da sandığa gömeceğiz!


"İktidarın el değişeceğine inanıyorum"
7. Yunanistan'da Radikal Sol Parti Yunan halkının sosyal taleplerini dile getirerek seçimleri kazandı. CHP'nin çizdiği yeni Avrupa modeli nasıl olmalı sizce?
Gürsel Tekin: SYRIZA'nın başarısının altında ekonomik faktörler ilk sırada yer alıyor. İktisadi dengesizlik öyle bir adaletsizlik yaratmış ki, Yunanistan'da vatandaşların % 5'i milyar dolarlara sahipken, %95 neredeyse açlığa mahkûm edilmiş durumda. Seçimlerde bu %95 faturayı diğer siyasi partilere kesti.

SYRIZA'nın başarısı "Bizde niye bu böyle olmuyor?" sorusunu akla getirebilir. Yunanistan'ın örgütlü sol geleneğine karşı, Türkiye'de darbelerle ortadan kaldırılmış, önderleri yok edilmiş bir sol gelenek mevcut. Sol geleneğe vurulan darbelerin bugünkü sonucu, taşeronlaşma adı altında köleleştirilmiş, örgütlü olmadığı için sesi çıkamayan milyonlarca emekçi. 12 Eylül öncesi Türkiye'de en az 3.5 milyon sendikalı işçi vardı, şimdi 500 bin sendikalı işçi belki var, belki yok...

SYRIZA ile CHP'nin ideolojileri farklı olsa da birçok ortak paydası bulunmaktadır. CHP de emekten, alın terinden, adalet ve eşitlikten yana saf tutuyor. Ülke öz kaynaklarının korunması, onurlu bir dış politika güdülmesi noktasında SYRIZA ile taleplerimiz örtüşüyor. Yaklaşık 70 gün sonra yapılacak olan seçimlerde Türkiye’de de sandıkta CHP'nin çıkacağına ve iktidarın el değiştireceğine inanıyorum. Türkiye'nin de parçası olduğu Avrupa modeli ise çok net: vatandaşları ve insan haklarını temel alan, sosyal demokrat bir sosyal devlet modeli.

 

Haber: Avrupa Postası

Anahtar Kelimeler
    Pazar, 22 Mart 2015 12:01

Bağlantılı Konular