"Türkiye'nin eğitim konusunda yeniden kendisini gözden geçirmesi lazımdır"

Başkent Çocuk ve Gençlik Gazetesi olarak CHP Genel Sekreteri Sayın Gürsel Tekin ile gençlik ve eğitim hakkında çok özel söyleşi gerçekleştirdik.

Sayın Başkanım yoğun olduğunuz bu günlerde röportajımızı kabul edip vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Öncelikle çocuklar ve gençler için düşünceleriniz  nelerdir ve  sizce Türkiye de eğitim ne durumdadır?
Teşekkür ederim Yasemin Hanım. Türkiye'nin çok ceşitli sorunları var ama Temel sorun eğitim sorunu malesef... Çok okul yapmakla çok eğitim alınmaz. Bu sorunlar çözülemediği gibi üstüne 4+4+4 gibi ucu açık ne olduğu belli olmayan bir eğitim sistemi geldi ve bunu Akp'nin bir bakanı çok somut bir sekilde kendiside ifade etti. "İslam coğrafyasında, Müslümanlarda mucit çıkmaz" dedi. Bu mantık çok doğru bir mantık değildir ve Müslüman dünyasınada ciddi bir hakksızlık yapılmış olur,kaldı ki bu konudasayabileceğimiz binlerce örnekleri vardır.
Ülkelerin temel sorunu eğitimdir. Bugün dünyaya baktığımızda dünya teknoloji ile gelişmektedir. Whatsapp denilen bir uygulama 19 milyar dolara çıkarılmıştır.Bugün Türkiye'nin milli olarak baktığımız en önemli kuruluşlarının 3 tanesini üst üste getir 19 milyar etmez işte eğitimin gereği budur. Türkiye'nin eğitim konusunda yeniden kendisini gözden geçirmesi lazımdır.


Bugünün çocukları yarının büyüklerinden beklentileriniz nelerdir?
Bugünün çocukları çok bireyci büyüyor, tabi bu sadece Türkiye'ye mahsus değildir ve dünyada da öyledir.Dikkat ederseniz herkesin elinde ya ayped vardır yada en iyi yol arkadaşı cep telefonu vardır. Bu hem iyi hem kötü... Kötü olan tarafı malesef sosyalleşme konusunda çok ciddi sıkıntılar olmaktadır. Hepimizin ailelerinde görmüş olduğunuz gibi aile bir odada cocuk bir odadır. Neredeyse evin içinde bile sosyal yaşantı kopmuş durumdadır. Bizim gibi yardımsever, sosyal yaşam konusunda çok özverili olan bir toplumda bunun negatif tarafları vardır. Sosyal Yaşam konusunda Özelikle öğrencilerin gençlerin alanları gittikçe daraltıldı. Anadolu'da 70-80 bin öğrenci var ve bu öğrenci gezecek sinamaya gidecek, tiyatro salonuna kültür merkezlerine gidecek. Bunların hiçbirisi yoksa neyapacak gençlerimiz telefonla başbaşa kalacak.

Çocuklar ve gençlerimiz için hayalinizde yapmak isteyip de yapamadığınız projeniz var mı?
Hayallerin sınırı yoktur. Türkiye'de ve dünyada olduğu gibi özgür üniversitelerin olmasını istiyorum.
Gençlerin kendilerini Özgürce ifade edebileceği, eğitimin özgürce hatta eğitimin parasız olduğu bir türkiye hayal ediyorum inşallah onuda günü gelince gerçekleştiririz..


Çocuklara yönelik mevcut düzenlemeler çocuk istismarı ve sokakta yaşayan kimsesiz çocuklara yönelik uygulamalarınız yada projeleriniz varmıdır?
Bu konuda çok muzdarip olduğumu söylemek istiyorum.Her ay ortalama 2010 yılından itibaren Türkiye'deki çocuk işcilerle ilgili yada uyuşturucuya alıştırılmış çocuklar 2010'dan sonra artmış durumdadır. Son günlerdeki  bonzai denilen uyuşturucu sorununu Türkiye'nin gündemine getiren ilk benimdir. Üç ay önce bu konuda soru önergesi verdik. Gezdiğim özelikle birkaç noktada güney doğuda bir kaç ilde, İstanbul'da, Ankara'da ve Bursa'da kendi gözlerimle gördüm
ve bunları bir soru önergesiyle hükemete verdik ve hala üc ay bir cevap alamadık. Ama son günlerde aileler ayaklanmış çok ciddi
bir şidet vardır. Uyuşturucu konusunda özellikle Türkiye'nin burada çok ciddi mücadele etmesi gerekiyor. Buradan iktidara gazeteniz aracılığı tarafından çağrıda bulunmak istiyorum. Muhalefet ve İktidar ile yapılması gerek ne varsa yapılmalıdır.Bu konuda yapılması gereken ne varsa chp olarak sonuna kadar desteklemeye varız.


Mülteci  çocukların eğitim yerine  dışarda dilendirilmesi yada hırsızlık yaptırılması konusundaki düşüncelerinizi paylaşırmısınız?
Hesapsız kasabın elinde kalır masatı diye bir söz vardır.Bir ülke bir devlet hesaplı pilanlı bir iş yapmassa karşı karşıya geleceği zorluklarıda zor aşabilir. Hiç gereksiz Türkiye'nin milli menfaatlerine denk düşmeyen bir suriye meselesi ile Türkiye'yi karşı karşıya bıraktılar.Bir kişi çıkıp anlatsa bize,deseki bu suriyedeki değişim Türkiye'nin milli menfaatleri konusunda şu faydaları var dese evet biz de katılalım. Hiç bir menfaatimiz olmadığı halde komşuluk ilişkilerimiz iyi kötü iyi noktada iken hatta Başbakanın Antep'te 2010 yılında da Esat'la yapmış olduğu bir konusmada "Aramızdaki örülen tel örgüleri Esat kardeşimizle kaldırdık, kardeş olduk, yoldaş olduk vatandaş elini kolunu sallayarak Antep'e gelecek" diye bir konuşma yapmıştı.

Ne güzel komşuluk ilişkilerimiz ticari  ilişkilerimiz iyi bir noktaya geldi diye umutlandık.Başbakanın bu cümlelerini referans kabul eden iş adamlarımız çok ciddi bir şekilde Suriye'ye gitdiler ve yatırım yaptılar.Şimdi nerde o yatırımlar?
Bir vatandaşımız daha dün önümü kesti ve dedi ki biz başbakanın bu cümlelerini referans aldık ve gittik orda yatırım yaptık yatırımlarımız gitti, araçlarımız vardı onlar da gitti, şimdide araçlarımızın vergisini istiyorlar. Araçların Suriye'de ne olduğu belli değil ama devlet sen "vergisini ödeyeceksin demektedir" Sizce böyle biir şey olurmu? Tüm bunlara baktığımızda halen afedersiniz köylüye gidin çobana
kaç koyununuz var koyunun sayısını söyler.Köy muhtarına sor senin nüfusun nedir nüfusunu bilir. Bizim mülteci olarak kabul ettiğimiz kaç bin insanın olduğunu başbakandan bakana kadar kimse bilmiyor.Birisi 800 diyor birisi 900 diyor.. Bir başkası da çıkmış galiba 1 milyonun üstünde diyor. Böyle birşey olabilirmi?  Bir milyon insandan bahsediyoruz. O insanların çektiği sefaleti görmüyormusunuz?
Öyle bir noktaya geldik ki Anadolu coğrafyası hep misafirlik yapmış olup özverili bir toplumdur. Şuan da Türkiyenin 15 - 20 bin noktasında her gün kavga vardır. Doğal olarak mülteci olarak gelen insanlar yaşamak istiyor ve elinden gelen nevarsa hırsızlık dahi yapıyorlar. Tüm bunların önlemleri alınmadığı gibi sayılarıda her gün artıyor. İnşallah Türkiye'nin bu yanlış dış politikasından vazgecip orta doğu cofrafyası ki bu mayınlı tarladan bir an önce kurtulmamiz lazımdır.


Engelli Çocukların Engellerinin Kaldırılması yönünde düşünceleriniz nelerdir?
Engellilerin kaldırmasını boşver engelsizlerinde önüne bir sürü engel konulmaktadır.Gençlerimiz kendisini ifade edemiyor.Bir genç çocuk puşi taktı diye ceza evine atılır mı? ya da 3 tane öğrenci ben parasız eğitim istiyorum diye ceza evine atılır mı?Böyle bir ülke böyle bir demokrasi olurmu?

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür eder, önümüzdeki seçimlerde başarılar dilerim.
Ben teşekkür ederim.

Haber: Başkent Çocuk ve Gençlik Gazetesi

Anahtar Kelimeler
    Salı, 15 Temmuz 2014 12:19

Bağlantılı Konular