Taksim şeffaf siyaseti öğretecek

Duran Adam'a tepki gösteren Başbakan Tayyip Erdoğan'a CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'den yanıt geldi.

Başbakan'ın Sincan mitinginde başlattığı bayrak eyleminiİnternet Haber'den Nesrin Yılmaz'a değerlendiren Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Belli ki demokrasi ve özgürlük konusunda Sayın Başbakan'ın kafası çok karışık. Karışık olduğu için de bir ay önce barış, kardeşlik, hoşgörü derken, bir ay sonra kullandığı cümlelere baktığınızda bunu görebiliyorsunuz. Evet demokrasi konusunda Sayın Başbakanın kafası oldum olası karışık. İnsanların en demokratik hakları olan, toplanma, yürüyüş ya da hak arama eylemlerini, copla, en otoriter sistemle bastırmaya kalkışıyorusunuz, buna en masum olarak yanıt veren "duran adam" eylemini de alay konusu haline getiriyorsunuz.

Duran Adam eyleminden başbakanın utanması lazım
Sayın Başbakan şunu çok iyi bilmeli ki Türkiye uzun süredir, Başbakan'ın şu anda uygulamış olduğu bütün uygulamaları denedi, darbeler dönemi, 28 Şubat dönemi, bütün bu süreçlere baktığınızda baskıcı yöntemlerin tamamı uygulanmıştır. Dünyada da otoriter yapıların hiçbir tanesi karşılık bulmuyor. Yani, yeni dünya düzeni, beraberindeki yeni Türkiye otoriter bir yapıya baş kaldırıyor. Burada yapılması gereken şu, gelin Sayın Başbakan, Türkiye'de denenmemiş iki yöntemi yani, demokrasi ve özgürlük yöntemini deneyelim. Demokrasi ve özgürlüğün önüne copla, tankla, gazla, sazla, neyle çıkarsan çık bunu engellemeniz mümkün değil. Eğer bir duran adam eylemi varsa duran adam eyleminden en çok utanması gereken, Sayın Başbakan'ın ta kendisidir.

Bugüne kadar dini kullandı şimdi bayrağı kullanıyor
Başbakan bugüne kadar en kutsal değerimiz olan din olgusunu çok kullandı. Şimdi tekrar kullanmak istedi, örneğin camide içki içildi, türbanlı bir kadına saldırıldı dedi. Bunların bir karşılığının olmadığını gördü, toplum özellikle bu hassasiyet içinde olan milyonlarca insan ona şunu söyledi: bizi ayrıştırma, ben bu ülkede, Türküyle, Kürdüyle, sağcısıyla solcusuyla, Alevisiyle, Sünnisiyle, İslamcısıyla birlikte yaşamak istiyorum. Bütün ayrışmanın Türkiye'ye getirmiş olduğu ağır faturadan kurtulmak istiyorum. bunun için Türkiye'nin din olgusunu kullandıktan sonra burdan karşılık bulamayan Başbakan şimdi bayrak sembolünü kullanarak karşılık almaya çalışıyorsa onun da karşılığının olmayacağını biliyoruz. Bunların hiçbiri çare değildir. Çare demokrasi ve özgürlüktür, bütün bunları deneyerek ortak değerlerimizi yıpratmaya gerek yok. Ortak değer yaratmak istiyorsak bu ülkede, denememiş olduğumuz, dünyanın denemiş olduğu ve son derece de başarılı olduğu, demokrasi ve özgürlük konusunu deneyelim. Uzun süredir, darbelerle hesaplaşacağım diyenleri şimdi göreve davet ediyoruz. Darbe döneminden kalmış antidemokratik uygulamaların tamamını kaldıralım, Türkiye'de bir nefes alsın dünya ile bütünleşsin.

Türkiye'de artık Taksim'den önce ve Taksim'den sonra var
Nasıl ki Milattan önce Milattan sonra varsa, bundan sonra da Yeni Türkiye'de Taksim'den önce, Taksim'den Sonra var. Taksim, Türkiye'ye şeffaf, hesap verilebilir siyaseti öğretecektir. Taksim, yolsuzlukların hesabını soracaktır, Taksim yasaksız bir Türkiye yaratacaktır. Kısacası, kirlenmiş siyasetten Türkiye arınacaktır."

Haber: Gerçek Gündem

    Cumartesi, 22 Haziran 2013 09:35

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica