Tekin'den Erdoğan'a sert sözler

Gürsel Tekin'den Erdoğan'a: "İslam üzerinden konuşacaksak Başbakan'a söyleyecek çok soru buluruz. Ancak küçücük çocuklarımızı siyasetine alet etmesin."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İmam Hatip Okulları'nın kuruluşunun yüzüncü yılı nedeniyle yaptığı konuşma hakkında yazılı açıklama yaptı.
 
Gürsel Tekin'in yazılı açıklaması şöyle:
"Sayın Başbakan İmam Hatip Okullarının kuruluşunun yüzüncü yılı nedeniyle yaptığı konuşmada maalesef İmam Hatip ruhuna uygun olmayan bir üslup kullanmıştır. Öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen törende dinin esprisine aykırı düşen bir dil kullanarak, Ana Muhalefet Partisi'ni gençliğe yuhalatmayı başaran bir Başbakan olarak da tarihe geçmiştir. Bundan en çok da rahatsız olacak kitle hiç şüphesiz İmam Hatiplilerdir. Çünkü;
 
1- İmam Hatip okulları devletin okullarıdır. Orta öğretim kurumları içinde yer alan bu okullarda yetişecek çocuklar yarının imamı, müezzini, müftüsü olacaklardır. Topluma dini değerleri öğreteceklerdir.
2- Camilerde, kürsülerde hitap ederken, cemaatin hangi partiden, hangi cemaatten, hangi mezhepten, hangi meşrepten olduğuna bakmazsızın, bütünü kucaklamak adına kucaklayıcı bir dil kullanmayı ilke edinmeleri şarttır.
3- İslam tevhit dinidir. Birler, bütünler, kucaklar, ayrıştırmaz, lanet okutturmaz, yuhalattırmaz. Toplumda her insana aynı mesafededir. İnsan olmayı ve tüm insanları kucaklamayı zorunlu kılar.
4- Hükümetler geçicidir; başbakanlar, bakanlar bugün vardır, yarın yoktur. Ancak İmam Hatipler Türkiye'de hep var olacaktır. Kimsenin bu okulları tekeline almaya hakkı yoktur.
5- Her İmam Hatipli AKP'li anlamına gelmez. Farklı görüşten İmam Hatipliler vardır. Ancak geleceğin imam ve hatipleri ideolojisinden veya oy verdiği parti anlayışından hareketle mesleğini icra edemez.
6- Siyasetin karıştığı zeminlerde Müslümanlar büyük bedeller ödemişlerdir.Tarih bunun örnekleriyle doludur.
Dolayısıyla ayetleri okuyarak mesaj vermek değildir maharet. Maharet İslam'ın ana ilkelerini hayata taşımak gerekir. Konuşmada "Emrolunduğun gibi dostdoğru ol" ayetini okudu sayın Başbakan... Şimdi soralım kendisine:
1- On iki yıl boyunca konuşmalarını yan yana getirelim, çelişmeyen kaç cümlesi ortaya çıkacak?
2- Mal varlığını, çocuklarının servetini ortaya koyalım. Kazancı ne kadar dosdoğru bize ispat etsin?
3- Ayakkabı kutularında çıkan milyon dolarların, diline doladığı "tüyü bitmedik yetimin hakkı" olup olmadığını açıkça ortaya koysun?
4- İslam'dan bahsediyor, ona oy vermeyen yüzde ellinin üzerindeki kitleyi "tevhit" akidesinde nereye yerleştiriyor, bunu da bize izah etsin.
5- Hallaç pamuğu gibi darmadağınık ettiği polislerin, savcıların altında yatan gerçeği inandıcı bir şekilde bu topluma anlatsın. Hepsinin atamalarını hükümet yapmadı mı? Ne değişti? Neden korkuyor? Müslümanın içi dışı bir değil midir? Toplumdan neleri saklıyor?
Soruları uzatmak mümkün... İslam üzerinden konuşacaksak Başbakan'a söyleyecek çok soru buluruz. Ancak küçücük çocuklarımızı siyasetine alet etmesin. Bu ne hukuka, ne ahlaka, ne dine, ne de imana sığar."
 
Haber: Gerçek Gündem
    Cuma, 17 Ocak 2014 19:31

Bağlantılı Konular