Gürsel Tekin Habertürk'e konuk oldu

CHP 35. Olağan Kurultayı'nı gerçekleştirirken, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Habertürk'ün yayın konuğu oldu ve sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP'nin zorlu bir dönemde bu kurultayı gerçekleştirdiğini belirten Tekin, "Türkiye'nin ev hapsine sıkıştırıldığı bir dönemde kendi kurultayımızı yapıyoruz. İçeride ve dışarıda çok ciddi kaygılarımızın olduğunu ve bu kaygıların giderilmesi için yapılması gerekenler için Sayın Genel Başkanımızın defalarca Sayın Davutoğlu'na çağrısı oldu. DEAŞ terör örgütü yani dünyanın IŞİD dediği, Sayın Davutoğlu'nun DEAŞ dediği terör örgütüne iki gün önce kara harekâtıyla müdahale edildiğini ve 200 DEAŞ mensubunun etkisiz hale getirildiğini söyledi. Birincisi böyle bir veri nasıl elde edildi çok merak ediyoruz. İkincisi 27 ülkenin uçakları kendi topraklarımızda kendi sahamızda hava hareketi yaparken kendi toprağımızda kendi ülkemizin uçaklarının hava sahasında müdahale edememesi bizim içimizi yakan bir manzara değil midir?

İçeriye bakıyorsunuz, son beş aydır şehirlerin merkezinde kanallar kazılmış, tüneller kazılmış, silah deposuna dönmüş. İktidar mensupları bunun hangi gerekçeyle bu noktaya geldiği özeleştirisini yapacağına ona buna baskı yaparak bilim insanlarına baskı yaparak, televizyonları susturarak götürmeye çalışıyorlar. Bunun hiçbir faydasının olmayacağını bilmeleri lazım. Gelin Sayın Davutoğlu parlamentoyu işletelim. CHP olarak, ana muhalefet olarak bu ev hapsinden Türkiye'yi kurtaralım. Aksi takdirde Türkiye daha büyük tehlikelerle karşı karşıya olacaktır." dedi.

Parti Meclisi seçiminde yönetimde büyük bir değişim olup olmayacağına ilişkin bir soruya Gürsel Tekin, "CHP'nin bütün kurultaylarına baktığınızda değişimi görüyorsunuz, mutlaka bir değişim vardır. Elbette makul bir değişim olacaktır. Bunun sayısına Sayın Genel Başkanımız karar verecektir. Esas

sorun CHP'nin iç meseleleri değildir. Zaman zaman kongrelerimiz tartışma konusu olabilir ama şunu kimse unutmamalıdır ki tüm gelişmiş ülkelerde demokrasiyi parti içinde geliştirebilirsiniz. Eğer siyasi partiler kendi iç bünyesinde birbirine tahammül edemezse o ülkenin ne aydını konuşabilir, ne gazetecisi konuşabilir ne de televizyoncusu konuşabilir. Elbette negatif olaylar bizi de rahatsız eder ama bırakın siyasi partiler kendi iç mekanizmasında bu yarışı yapsın. Bu bir kavga değildir, bu demokrasiye özgürlüğe bir katkıdır." şeklinde yanıt verdi.

Anahtar Kelimeler
    Cumartesi, 16 Ocak 2016 13:25

Bağlantılı Konular