Gürsel Tekin Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtladı

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtladı.

İsmail Küçükkaya: Şimdi yanımda CHP'nin iki numarası, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sağ kolu Gürsel Tekin var. Hoş geldiniz.
Gürsel Tekin: Hoş bulduk. İyi yayınlar diliyorum. Önce şuradan başlamak istiyorum izin verirseniz, bugün Osmaniye ve Kilis'te olacaktım. Rahatsızlandım, inanın iğneyle buraya geldim. Ben Osmaniye ve Kilis'ten özür diliyorum onlara da selamlarımı ve saygılarımı iletmek istiyorum.
Biraz önce özgür televizyon dediniz. Elimde yeni bir araştırma var. Çok çaplı, Türkiye'de televizyonlar sorulmuş. %40'ı asla televizyon ve gazetelere güvenmiyor. %60'ın içinde de sadece dört televizyona güveniyor.


İsmail Küçükkaya: Dün ben İlber Ortaylı'yı Cumhuriyet Bayramı Özel'de burada ağırladım. Ona sorduğum sorulardan biri şuydu; Biz Atatürk'e mahcubuz. Biz onun dava arkadaşlarına, cumhuriyete mahcubuz çünkü biz bu cumhuriyeti hala demokratik bir hale getiremedik. Gazetecilere güvenmiyor toplum. Siyasetçilere güvenmiyor ve maalesef yargıçlara da güvenmiyor.
Hemen başlamak istiyorum. Taraf gazetesinde "AKP tarihe böyle geçti" diyor. Bir gazeteci olarak başkanım, paralel yapılarla falan işimiz gücümüz olmaz,. Temizlesinler devletin içinde varsa. Ama bir gazeteci olarak o görüntülerden hicap duyuyorum.
Gürsel Tekin: Kesinlikle katılıyorum. Sadece bu görüntüler değil, son beş yıldır bütün uygulamalara baktığınızda hepimizin utanacağı görüntülerdir. Önce şunu söylemek istiyorum, inanın en kötü dönemlerde bile kaygım olmamıştı ama ilk kez kaygı duyuyorum. Nedir diyeceksiniz hemen söyleyeyim. Bunları çok kolay söyleyen bir siyasetçi değilim. İnsanın ve siyasetçinin en büyük mekanizmalarından  birisi yalandır. Sayın Davutoğlu'nu yolda gelirken izledim. Diyor ki, bize tuzak kuran düşmanlarımızı mahcup edin onları yıkın. Kim size tuzak kuran düşmanlar? Düşmanlık bitmiyor siyasette. Çaresiz kalınca kendilerine mutlaka bir düşman yaratıyorlar. Önce yargıyla mücadele ettiler, sonra döndüler askerle mücadele ettiler. Devletin bütün kurumlarını kevgire çevirdiler. Basınla, medyayla... Kavga etmedikleri bir alan yok.  Kaldı ki bugün kapısına kilit vurdukları o gazetelerden dolayı var olduklarını unutmamalılar. Hani biraz önce dediniz ya Mustafa Kemal Atatürk’e hepimiz mahcubuz. Hepimiz suç ortağıyız. Siyaseti maalesef kirlilikten arındıramadık. Özellikle merkez sağ tutunabilmek için, rey alabilmek için en kutsal değerlerimizi siyasetin malzemesi haline getirdiler. Maalesef cumhuriyetin değerlerini de demokrasiyi, özgürlüğü de geliştiremedik.

İsmail Küçükkaya: Sayın Tekin, bugün Türkiye'nin seçime 48 saat kala en önemli sorunu nedir?
Gürsel Tekin: Güvenlik. Niçin güvenlik? İktidar kontrol edemiyor. Bunu üzülerek söylüyorum. Maalesef şu anda Sayın Davutoğlu kontrol edemiyor. Kimin elinde kumanda onu da tam bilmiyoruz.

İsmail Küçükkaya: Kimin elinde?
Gürsel Tekin: Onların da elinde değil. Beni asıl korkutan o. Mesela çok basit, aslında çok konuşulması gereken bir olay. Bu IŞİD dediğiniz, yanlış, öngörüsüz politikadan kaynaklı. IŞİD dün var edilmiş değildir. IŞİD bu projenin bir parçasıydı ve bu parçadan dolayı iktidar zannetti ki benim denetimimde olacak. Onun denetiminde olmadan Ankara'nın göbeğinde...

İsmail Küçükkaya: IŞİD yaptı onu.
Gürsel Tekin: Elbette, IŞİD yaptı itirazsız. Bir ülkenin başbakanı bu kadar ciddi bir meseleyi sulandırır mı? Kokteyl dedi. Yapmayın Sayın Davutoğlu, Allah aşkına. Özür dilemek insanoğlu için büyük bir erdemdir. Hepimiz yanlış yapabiliriz.

İsmail Küçükkaya: Başkan, bizim tutumumuz şu; PKK da terör örgütüdür, IŞİD de terör örgütüdür.
Gürsel Tekin: Elbette ki, silahın ve şiddetin olduğu yerde kim olursa olsun meşru bir siyasi parti de olsa terördür.

İsmail Küçükkaya: Ama Ankara'daki katliamı IŞİD yaptı ya çok açık.
Gürsel Tekin: Bütün dünya biliyor. Şimdi Allah'tan birçok kurumda vicdanlı insan var. Olmasa ne olur bilmiyorum.

İsmail Küçükkaya: Ben dün o polisleri ve savcıları kutladım.
Gürsel Tekin: Elbette. Bu ülkenin her zaman vicdanlı insanları olacak. İnsan sabah kalktığında rahmani kalkacak. Maalesef sadece siyasetçiler değil kendilerine yandaş gazetelerde sabah kalkar kalkmaz şeytani düşünüyor. Kimin aklına gelir İsmail Bey, şimdi Gezi Parkı döneminde hiç olmayan, varsayalım cehalet içinde bir kişi yapsa bile sorumlu bir siyasetçinin söylememesi lazımken onu da bir din adamı Fuat Hoca bozdu.

İsmail Küçükkaya: Gürsel Bey, basın özgürlüğü konuşuyoruz ya, sizinle ilgili sosyal medyada çok konuşuluyor. Sizin yapmış olduğunuz bir açıklama. Medyaya biz iktidara gelirsek el koyarız diye. Siz 8 Haziran sabahı demiştiniz. Ben biliyorum sizin tutumunuzu ama onu lütfen bir açıklayın. Siz iktidara gelirseniz medyaya el mi koyacaksınız?
Gürsel Tekin: Tekrar söyleyeyim, kirli ve suça bulaşmış. Mesela siz bana kirli siyasetçi deseniz ben hiç üzerime alınmam. Siz niye üzerinize alınmadınız? Hürriyet gazetesi, Taraf gazetesi, Sözcü gazetesi, Cumhuriyet gazetesi... Hiçbir gazete üzerine alınmazken niye beş gazete üzerine alındı? Sadece parasal olarak değil kirli tuzakların nasıl kurulduğunu da yakın tarihimizde hepsi görecek. Elbette hukukla olacak bunlar gibi eşkıyalıkla değil. İşte eşkıyalık sistemi böyle.

İsmail Küçükkaya: Bugün Kanaltürk'teki olayı mı diyorsunuz eşkıyalık olarak.
Gürsel Tekin: Tabi ki eşkıyalık bunun başka bir izahı yok. Bundan önceki uygulamalara da baktığımızda Allah aşkına sizin daha önce çalışmış olduğunuz kuruma hangi gerekçelerle el konuldu? Nerede şimdi Turkcell? Turkcell’in yöneticileri kim? Tüm bunlara baktığımızda biz uzayda falan yaşamıyoruz. Elbette bunların hesabını soracağız kimse merak etmesin. İkinci bir tartışma konusu da var. Ben her türlü söylediklerinin arkasında olan bir insanım. Hiç kimseden de korkmuyorum. Son günlerde sosyal medyada dolaştırıyorlar. 1 Mayıs günü Beşiktaş'ta olağanüstü bir gaz olayı. Arkadaşlarımız gazla polisle mücadele ederken, bir genç çocuk polis olduğuna eminim. Bir ülkeye bakın ülkenin polisi ülkenin milletvekiline tuzak kurabilecek duruma geliyor. Bana döndü, Şafak Hanım, Umut Oran falan perişan... Kemal nerede dedi? Döndüm kim Kemal dedim, Kemal Kılıçdaroğlu dedi. Sen nasıl konuşuyorsun dedim ben CHP'liyim dedi. Senin gibi CHP'linin dedim bir sürü saydım.

İsmail Küçükkaya: Başkanım oralarda birileri silah sıkıyor hep bunlar bir şekilde CHP'li filan çıkıyor nedense, kuruyorlar bunları.
Gürsel Tekin: Şimdi buradan söylüyorum; eğer o sivil vatandaşsa bir milyon kere özür diliyorum. Dava da açabilir, tazminatsa tazminatta öderim. Ama sivil vatandaş değil kirli bir siyasi partinin devlet memuru onun uşağıysa söylediklerimin bir milyonunu daha söylüyorum. Şuna emin olmanızı istiyorum, hayatımızda iki şey yok; bir yalan iki talan yok. Çok şükür bunlardan uzağız.

İsmail Küçükkaya: Başkanım bir şey soracağım. Bir tanesi muhalif bir gazete; Taraf. Eskiden Sabah'ta yazardı iktidarın çok hoşuna giderdi, Süleyman Yaşar. Ama eleştiri yapmaya başlayınca o da tu kaka oldu. Doların ateşi CHP'li koalisyon ile düşer diyor. Hele AKP- CHP olursa kutuplaşma azalır, dışardan içerden olumlu karşılanır diyorlar. Takvim nerede bu devlet diyor. Şimdi dün Sayın Cumhurbaşkanıyla Sayın Kılıçdaroğlu arasında, özellikle Sayın Başbakan'la Sayın Kılıçdaroğlu arasında sıcak rüzgârlar esti. Ne oluyor?
Gürsel Tekin: İsmail Bey CHP kurucu bir siyasi partidir. Türkiye'nin varlığında bütünlüğünde harcı olan en önemli siyasi partilerden bir tanesidir. AKP gibi bir siyasi partiyle koalisyon yapmanın zorluklarını da biliyoruz. Bütün bunlara rağmen 7 Haziran'dan sonra Sayın Genel Başkanımız çıktı, Türkiye'nin birliği, bütünlüğü, kardeşliği, geleceği için yapılması gereken ne varsa sadece elimizi değil gövdemizi koymaya hazır olduğumuzu ifade etti. Sayın Davutoğlu da çok memnun oldu. Sonra ne olduysa ansızın Sayın Cumhurbaşkanı "CHP ile koalisyon yaparak intihar mı edeceksin" dedi. Sayın Davutoğlu siyasi intiharı göze alamadı.

İsmail Küçükkaya: Yani Sayın Davutoğlu istiyordu da içerde dışarda herkesin istediğini, Sayın Bahçeli'nin, Sayın Demirtaş'ın bile iyi olur dediğini ama cumhurbaşkanı istemedi diyorsunuz.
Gürsel Tekin: Sadece ulusal düzeyde değil uluslararası bütün Rusya'sından Amerika'sından Avrupa'sından İran'ından söz birliği yapılmışçasına... Çünkü Türkiye'nin birliğini bütünlüğünü herkes istiyor. Maalesef kirlilikten ve ranttan beslenen siyasetçiler dışında kimse Türkiye'nin düşmanı değil. Herkes bir düşman arıyor ya, düşman arayacaksanız yurttaşlarıma açık ve net söylüyorum; hangi siyasi parti olursa olsun hiç fark etmez eğer bu ülkede haklarınızı gasp ediyorsa, size baskı yapıyorsa, zulmediyorsa sizin asıl düşmanlarınız onlardır.

İsmail Küçükkaya: Sayın Başkan, biz aynı zamanda biliyorsunuz hem ana haberde hem sabah Çalar Saat'te interaktif yani insanlarımızla konuşarak... Şimdi ben Gürsel Tekin etiketinde “karar senin” diyoruz bu sabah. Bana bir cümle söyleyiniz karar senin Türkiyem diyoruz.
Gürsel Tekin: Güvenlikli bir ülkede yaşamak istiyorsanız mutlaka oyunuzu kullanacaksınız.

İsmail Küçükkaya: O çağrıyı bir tekrarlar mısınız, neden önemli bu?
Gürsel Tekin: Neden önemli güvenliğimiz için önemli, geleceğimizi için önemli, çocuklarımız önemli, birliğimiz bütünlüğümüz kardeşliğimiz için önemli. Belki hiçbir dönemde bu kadar önemli olmamıştı. Bir oyun bir can kurtarabileceğiniz bir oyun birliğimizi bütünlüğümüzü tesis edebileceğini unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

İsmail Küçükkaya: Şimdi Cumhuriyet Halk Fırkası, cumhuriyeti kuran parti. Mesele şu biz Cumhuriyet Halk Partisi'ni modelleştirebildik mi halka anlatabildik mi, muasır medeniye seviyesine ulaştırabildik mi? Şundan dolayı soruyorum Başkanım, anket vermiyorum ama Adalet ve Kalkınma Partisinin seçmenleri %90 sandığa gidiyormuş. Kutluyorum. Sandığa gitmeyenlerin yarısı CHP'li. Bu ne demek?
Gürsel Tekin: Katılmıyorum. Evet makul sayıda gitmeyenler var ama bu seçimde göreceksiniz. Özellikle dün Kadıköy'de cumhuriyet yürüyüşündeydim. Yüzbinler yürüdü. Oradaki yurttaşlarımızla da birebir sohbetimizi oldu. Büyük olasılıkla böyle bir tatil sevdası falan beklemiyorum.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 30 Ekim 2015 11:17

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica