Gürsel Tekin Halk TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Halk TV'nin yayın konuğu oldu ve gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Yeni eğitim yılının tüm öğrencilere hayırlı olmasını dileyen Gürsel Tekin, "Eğitim yılı bütün çocuklarımıza hayırlı uğurlu olsun. Bugün Sayın Erdoğan Kadıköy'de bir açılış töreninde bir konuşma yaptı. Doğrusu şaşkınlıkla izledim. Öyle bir eğitim tarifi yaptı ki biz acaba uzayda mı yaşıyoruz diye kendi kendimi sorguladım. Bugün çağdaş dünyayla yarışabilecek bir eğitim düzeyimiz maalesef yok." dedi.

AKP'nin kuruluş yıllarında 3 Y ile yola çıktığını hatırlatan Tekin, "2001 yılında parti tanıtımı yaparken Türkiye'nin temel sorunlarından 3Y yani yoksulluğun, yolsuzluğun, yasakların olduğu Türkiye'den kurtulmanın projesi diye tanıttılar. Ne yazık ki 3Y'nin tamamında boğuldular. Yolsuzlukla mücadele edeceklerdi, yolsuzluğun içinde boğuldular. Bugün yolsuzluk konusunda dünyada en çok tartışılan ülke konumundayız. Toplumun önemli kısmı yoksullukla mücadele eder vaziyette. Yasak konusunda da hepimizin yaşadığı gazetelerin, televizyonların AKP konusunda yorum yapmasının bile imkanı olmayan bir ortamda seçime gideceğiz." dedi.

Eğitim yılının başlamasına rağmen öğrenci ve öğretmenlerin okullarına gidemediği Cizre'deki seçim güvenliği tartışmalarına ilişkin açıklamada bulunan Gürsel Tekin, "Türkiye'nin belli coğrafyalarında önümüzdeki seçim döneminde sandık güvenliği olmadığı için taşımalı sistem uygulanacağı söylendi. Bir hükümet vatandaşın rey kullanma imkanını sağlayabilecek durumda değilse bu vatandaşlara siz çocuklarınızı niye okula göndermiyorsunuz deme hakkımız olabilir mi? Burada çok ciddi bir sıkıntının olduğu ortada. 13 yıl önce AKP iktidar olduğunda sıfır terör vardı. Bugün gelmiş olduğumuz noktada ise kendilerini hiç sorumlu hissetmeyenler de kendileridir." dedi.

Türkiye'nin dış politika konusunda çok hesapsızca davrandığını dile getiren Tekin, "Bugün çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bugün küresel dünya mutlaka Suriye’nin bütünlüğünün sağlanabileceği bir tasarı önümüze gelecek. Türkiye bu konuda kayıtsız kalabilecek durumda değildir. Kalırsanız terör örgütleriyle komşu olmak zorunda kalırsınız. Bir tarafta IŞİD, IŞİD ile ilgili olarak bütün verilere baktığınızda Türkiye coğrafyasının pek çok ilinde örgütlü olmalarına rağmen hala IŞİD'e dokunulmuş değildir. Tabi gerekçesini bilmiyoruz. Yabancı gazetelere baktığınızda neredeyse hangi illerde örgütlü olduklarını çok iyi görmemize rağmen hükümetin duyarsızlığı da çok anlamlı diye düşünüyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "milli vekil" sözlerinin sorulması üzerine Gürsel Tekin, "Sayın Erdoğan'ın tarifine Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin hiçbirisi uymuyor. Hiçbirisi milli değildir. Eğer Sayın Erdoğan'ın tarif ettiği milli milletvekilleri 17- 25 Aralık'ta Türkiye'yi soyan bir çeteyi aklamaksa, bunun adı millilikse biz milli falan değiliz. Büyük Usta Nazım Hikmet'in deyimiyle biz vatan haini kalalım" şeklinde cevap verdi.

AHIM Başkan Yardımcısının Türkiye'nin basın ve ifade özgürlüğünü koruyamayan ülke imajı aldığı açıklaması ve Hürriyet gazetesine düzenlenen saldırı çerçevesinde basına uygulanan sansüre ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, "Küresel dünya bu tabloyu belki yeni fark etti. Daha önce olağanüstü PR'lar yapılıyordu. Sanki olağanüstü özgürlükçü, dönüşümcü bir siyasi partiymiş gibi. Tabi ki maske düştü. Maske düşünce dünyada bunların ne kadar yasakçı olduğunu gördü. Avrupa Birliği sürecinde biliyorsunuz canhıraş çalışmalar vardı. Avrupa Birliği de bu süreci askıya aldı. Yasaklı bir ülkeyi kimse kendisine ortak etmez. Önümüzdeki günlerde olayın görünemeyen kısımlarını da belki bütün dünya görmüş olacak. Bir ülkede hukuk sistemi işlemiyorsa orada hiçbir şey işlemiyordur. 77 Milyon yurttaşın güvencesi hukuk sistemi olacak. Siyasetçi bugün var yarın yok. Ama maalesef hukuk sistemi ortadan kalkınca ne basın ne medya ne de sivil toplum örgütlerinin güvencesinin olması mümkün değildir. Bütün bunlar inşallah 1 Kasım'dan sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarıyla dünyadaki birinci sınıf demokrasiyi Türkiye'ye yerleştireceğiz. Bir şey daha söyleyeyim. Özellikle seçim öncesi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yine  haram medyadan bir saldırı vardı. O zaman söylemiş olduğum cümleyi tekrarlamak istiyorum; kirli ve haram medya. Ertesi gün bütün gazeteleri aldım. Sadece beş gazete üzerine alınmış, kendi manşetlerine koymuşlar. Mesela herhangi bir AKP'li kirli siyasetçi derse ben hiç üzerime alınmam. Niye bunlara kirli diyoruz? Bunlar devlet paralarıyla gazetecilik yapıp, kendilerini besleyen kesime muhaliflere her türlü kirliliği yaparlar. Bir gazetenin patronuna biliyorsunuz suikast düzenlendi ve Sayın Genel Başkanımız da aradı geçmiş olsun dedi, hepimiz dedik. O gün, o gazetenin televizyonu gün boyu benim fotoğrafımı, Sayın Aydın Doğan'ın ve Selahattin Demirtaş'ın fotoğrafını koydu. Teşvik eden bizmişiz gibi.  Şimdi ben soruyorum kim bunlar? Emniyet elinizde, istihbarat örgütleri elinizde. Kim yaptı açıklayın. Bunlar gizli mi kalacak sanıyorlar, bunların hiçbiri gizli kalmayacaktır." dedi.

    Pazartesi, 28 Eylül 2015 22:10

Bağlantılı Konular