"Gerekirse bedenlerimizi orada bırakırız ama asla sıkıyönetim yasasının geçişine izin vermeyiz"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Halk TV'nin canlı yayınına telefonla bağlandı ve gazeteci-yazar Ayşenur Arslan’ın sorularını yanıtladı.

Ayşenur Arslan: Gürsel Tekin merhaba.
Gürsel Tekin: Merhaba iyi yayınlar diliyorum, nasılsınız iyi misiniz?

Ayşenur Arslan: Valla sizi sormalı. Geçmiş olsun.
Gürsel Tekin: Sağol. Biz iyiyiz hiçbir şey olmaz. Yani bu bir mücadele hayatın her alanında mücadele ederek geldik. 30 yıldır dövülerek, sövülerek, idam edilerek geldik. Bizim için bunlar hikaye, bunlar geçici. Bunlar hiç sorun değil. Arkadaşlarımızın mücadelesi gittikçe artacaktır. Biz bu sıkıyönetim yasasında canımızı veririz onu çıkarmayacağız. Bu kadar net söylüyorum. Gerekirse bedenlerimizi orada bırakırız ama asla ve asla sıkıyönetim yasasının geçişine izin vermeyeceğiz.

Ayşenur Arslan: Gürsel Tekin, bir şey söyleyeceğim tüylerim diken diken oldu şuanda. Şimdi peki yani umarım bu noktaya gitmez. Ne yapacaksınız?
Gürsel Tekin: Çok kısa bir şey anlamak istiyorum. Son bir yıldır özellikle Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarının geçmiş dönemlerdeki faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybeden arkadaşlarımızla ilgili bir belgesel hazırlatıyorduk. Bir hafta önce o belgeseli izlerken ne yazık ki, ne acıdır ki 50 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi kadroları her darbe döneminde, her olağanüstü hal döneminde çok ciddi mağdur olmuşlar ve can, beden vermişlerdir. 205 tane şehit vermişiz. Bir 10 tane şehitte demokrasi ve özgürlük için feda olsun hiç merak etmesin Türkiye.

Ayşenur Arslan: Peki şimdi ne yapacaksınız? Yani bir yol haritanız var mı?
Gürsel Tekin: Şimdi Türkiye’nin bilmesi gereken birkaç şeyi izin verirseniz açıklamak istiyorum. Adına güvenlik yasası dedikleri bir sıkıyönetim yasasıdır. Güvenlik yasası ne demektir biliyor musunuz? Devletin güvenlik kurumlarının hazırlamış olduğu raporlar demektir, kanunlar demektir. Açık söylüyorum burada net sizin yayınızda söylüyorum. Emniyetin burada bilgisi var mı? Jandarmanın bilgisi var mı? Genelkurmay’ın bilgisi var mı? Asıl uygulayıcı olan kurumlar bunlar aynı zamanda. Tam tersine bunların, bu kurumların tamamı da buna karşı. Çünkü bu güvenlik yasası değildir. Yurttaşlarımızı daha güvenli bir halde yaşasın diye yapılmış bir yasa değildir. Türkiye'yi soyanları nasıl güvenlikli bir hale getirebiliriz, nasıl bir sıkıyönetim uygulayabiliriz ki Türkiye'yi soyanları koruyabiliriz.

AKP'ye oy veren seçmenlere sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun, bu hırsızları korumak, bu hırsızlarla suç ortağı olmak demektir. Ne dinimiz buna müsaade eder, ne vicdanımız, ne de yasalarımız buna müsaade eder. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda çok kararlıyız. Bizim dışımızdaki her iki siyasi parlamentoda olan iki siyasi partide aynı kararlılıkta olması Türkiye açısından, demokrasi açısından büyük bir kazanımdır. Bu konuda Türkiye hiç merak etmesin.

Efendim arkadaşlarımızın kafası kırılmıştır, kolu kırılabilir. Bugüne kadar birçok mağdur olan arkadaşlarımız var. Unutmasınlar bizim yoldaşlarımızın bedenleri idam sehpalarında gitti demokrasi özgürlük için. Bizimde canımız feda olsun buna.

Ayşenur Arslan: Bir toplantı yaptınız bildiğim kadarıyla. Mesela bu arkadaşlarınızın yaralanması konusunda içtüzüğe, var mıdır böyle bir madde bakarak herhangi bir yaptırım sözkonusu mu? Ne yapacaksınız mesela bu konuda bir adım atacak mısınız?
Gürsel Tekin: Elbette. Bakın, dün akşam sivil darbe hayata geçmek istiyordu arkadaşlarımız bunu bozdu. Parlamentoyu düşünün meşru yani milletin vekillerinin olduğu, millete açık olması gereken bir alanın tamamını gazetelere, televizyonlara kapattılar. Sadece gazetecilere, televizyonculara değil, aynı zamanda parlamentoda çalışan güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, çaycı dahil olmak üzere hepsini parlamentonun içinden çıkardılar. Niye çıkarıyorsunuz? Son derece meşru bir kanun getiriyorsanız niye bunu her yere yasaklıyorsunuz? Açın televizyonlarda herkes tartışsın. Bütün siyasi partiler düşüncelerini söylesin. Milletimizde neyin gelip neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu görme imkanı olsun. Niye televizyonları kapatıyorsunuz? Niye gazetecilerin tamamını, odalarında olan gazetecilerin tamamını dışarı çıkardınız? Çünkü darbe yapmak istiyordunuz. Cumhuriyet Halk Partisi buna izin vermeyecek merak etmeyin.

Ayşenur Arslan: Bu konuda sokakta yani sizin ya da diğer muhalefet partilerinin seçmen kitlesinde de çok ciddi bir tepki var. Böyle bir sinerji yaratmayı, 3 parti bir araya gelip bunu bir ortak deklarasyonla arkadaş biz 3 muhalefet partisi olarak bu yasanın meclisten çıkmaması için elimizden geleni yapacağız. Türkiye'yi de, insanları da bu konuda duyarlılığa ya da göreve çağırıyoruz diyecek misiniz? Yani böyle bir adım atacak mısınız? Ne görünüyor önünüzde?
Gürsel Tekin: Ayşenur hanım, dün geceden itibaren Türkiye'nin 81 ilinde özellikle Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri, duyarlı sivil toplum örgütleri çok sayıda telefonlar hepimiz Ankara’ya gelmek istiyoruz. Hani eski Başbakan diyordu ya ben %50'yi evinde tutamıyorum. Biz %50 değil demokrasi ve özgürlük mücadelesi içinde evet ben daha demokratik bir ülkede daha özgür bir yaşam sürdürmek istiyorum diyen bütün yurttaşlarımızın böyle bir talebi var. Ama ben inanıyorum ki önce biz parlamentonun içinde en demokratik haklarımız olan anayasanın bize vermiş olduğu bütün haklarımızı kullanarak bu mücadeleyi devam ettirmek istiyoruz. Aksi bir durum olursa yine dün akşam maganda saldırılarıyla karşı karşıya kalırsak elbette 92 yıllık Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeni de, tabanı da, bu ülkede demokrasi mücadelesi veren bütün sivil toplum örgütleri, bizim dışımızdaki siyasi partilerde bu reaksiyonu mutlaka gösterecektir.

Ayşenur Arslan: Peki çok teşekkür ediyorum. Gözümüz kulağımız sizde olacak.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ediyorum. Türkiye korkmasın, Türkiye'nin Cumhuriyet Halk Partisi vardır hiç önemli değildir. Nice diktatörleri göndermişiz, nice yolsuzluklara, hırsızlıklara bulaşmış insanları gönderdik. Bir şey söylemek istiyorum kulakları çınlasın Sayın Demirel’e sorulmuş 17 Aralık - 25 Aralık’la ilgili ne düşünüyorsun? O da çok güzel bir cevap vermiş. Çürüyen armut dalda durmaz. Bu iktidar çürümüştür dalda duramayacaktır.

Ayşenur Arslan: Demirel iyi bilir bu deyişleri. Çürüyen armut dalda durmaz.

 

Haberin videosuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

"Sıkıyönetim yasasının geçişine izin vermeyeceğiz"

    Çarşamba, 18 Şubat 2015 21:14

Bağlantılı Konular