Gürsel Tekin Habertürk'ün yayın konuğu oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Habertürk TV'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Balçiçek İlter: Önemli bir konuğum var CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin yanımda. Hem AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun az önceki iddialı sözlerine hem de başta Şişli Belediyesindeki kriz olmak üzere gündemdeki diğer konuları konuşacağız. Gürsel bey hoşgeldiniz.
Gürsel Tekin: Hoşbulduk, iyi yayınlar diliyorum.

Balçiçek İlter: Önce Şişli'yle başlayalım. Çünkü gündemde gerçekten de. Ne oluyor Şişli'de?
Gürsel Tekin: Önce İslam aleminin kandilini kutlamak istiyorum. Umut ediyorum ki İslam coğrafyasında barış, hoşgörü egemen olur. Bu büyük temennimiz. İnşallah bu barışa, bu sevgiye de Türkiye öncülük etmeli. İslam coğrafyasının en önemli ülkelerinden bir tanesidir. Ne yazık ki İslam coğrafyasındaki kanamalı sürecinde mimarı da yine Türkiye’dir. Eğer bu konuda da sorarsanız orada da mutlaka bir şeyler söylemek isterim.

Balçiçek İlter: Peki Şişli'yle başlayalım biz. Ne oluyor?
Gürsel Tekin: Aslında tabi Şişli meselesi bu kadar büyütülecek, abartılacak bir mesele değildir.

Balçiçek İlter: İddialar çok ciddi o yüzden büyütülecek bir mesele.
Gürsel Tekin: Şu, yani kamu alanında yönetsel anlamda bir yolsuzluk, bir hırsızlık, bir sorun yok. İki siyasetçi arasında bazı sorunların yaşandığı söylendi. Bunlar başkan yardımcıları istifa ettikten sonra giderildi diye söylenmişti ama görüyorum ki çok da giderilmiş değil. Yargıya intikal etmiş. Bundan sonraki süreçte yargı karar verecek.

Balçiçek İlter: Hafif bir sıkıntı olsa anlarım haklısınız sizde böyle cevap vermekte ama eğer iddialar ciddiyse korkunç tehditler var. O yüzden zaten belki kamuoyunun…
Gürsel Tekin: Ben bu iddiaların ciddi olduğu inancı içerisinde değilim. Umut ederim ki öyle de değildir. Sonuç itibariyle Sayın İnönü, Sayın Sarıgül uzun süre beraber çalıştılar. Sayın İnönü daha öncede Şişli belediyesinde belediye meclis üyesiydi. Bu sürecin nasıl olup olmadığını önümüzdeki günlerde yargı kararını verecek.

Balçiçek İlter: Seçim malzemesi olarak kullanmayacak mı AKP CHP'ye karşı sizce bunu?
Gürsel Tekin: AKP yani AKP'nin kullanacağı bir şeyi yok. AKP eğer malzeme ararsak malzemeyi saatlerce anlatırım. Sırtlarında bir 17 Aralık - 25 Aralık heybesi var ki onu boşaltmak mümkün değildir. Biraz önce Sayın Soylu darbedir demişti.

Doğrusu şimdi eğer darbeyse şu…


Balçiçek İlter: 17 - 25 Aralık için darbedir dedi Soylu.
Gürsel Tekin: Aslında tabi yolsuzluğu sadece 17 Aralık - 25 Aralık'a sıkıştırmakta bir haksızlıktır. Yolsuzluğun son 10 yılını ele almamız lazım ve ilk kez 2011 yılında sadece İstanbul ve İstanbul benzeri büyükşehirlerdeki metropollerdeki ranttan elde edilen 100 milyar doları haritayla açıkladım. Ama hiç kimsede itiraz etmedi. Yani 17 Aralık daha sonra oluştu. 17 Aralık - 25 Aralık'ın ötesinde bir yolsuzluk var Türkiye'de. Türk siyaseti olağanüstü bir kirlilik içinde. Umut ediyorum ki en kısa süre içerisinde Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarıyla ilk işimiz bu yolsuzluğu ortadan kaldırmaktır.

Balçiçek İlter: Geçtiğimiz günlerde meclis başkanıyla ben bir söyleşi yaptım Cemil Çiçek’le görüşmüşsünüzdür muhtemelen. Dedi ki, bu sistem…
Gürsel Tekin: Darbeci Cemil Çiçek'ten bahsediyorsunuz.

Balçiçek İlter: Ben öyle demiyorum.
Gürsel Tekin: Siz demiyorsunuz da ben AKP'li gazetecilerden öğrendim. Televizyonu açar açmaz ertesi gün Sayın Cemil Çiçek'in ne kadar paralel yapıya yakın, darbeci olduğunu oradan öğrendim şaşırdım. Yani doğrusu 17 Aralık - 25 Aralıkla ilgili eleştiren herkese mutlaka bir şey yapıştırılıyor. Ya darbecidir, ya paralel yapıdır.

Balçiçek İlter: Darbecimi dediler ben hiç bilmiyorum.
Gürsel Tekin: Tabi tabi, yani kendi televizyonlarında izledim.

Balçiçek İlter: Şöyle bir şey söylemişti o söyleşide. Kayıt dışı siyaset var. Bunu ortadan eğer kaldırmazsak kim gelirse gelsin bu sistem çürümeye mahkumdur gibi cümlelerde kullandı. Onu hatırlatmak için onu hatırlattım aslında size.
Gürsel Tekin: Bende o zaman Sayın Cemil Çiçek TBMM'nin Başkanıdır. Yani 550 tane milletvekiline başkanlık yapan bir zattır. Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri olarak kendisine açık çek veriyorum. Gelin dünyada olduğu gibi geniş kapsamlı yolsuzlukla mücadele yasası çıkaralım Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sizin arkanızda duracağız. Elbette bu şuandaki sistemle bunun önüne geçmek mümkün değil. Ama gelin o zaman sistemi değiştirelim. Sistemi değiştirmeye gelince kimse yok.

Şimdi 17 Aralık - 25 Aralık'la ilgili Sayın Davutoğlu'da biliyorsunuz işte çıktı kol keserim dedi. Yani öyle kol mol kesmek Allah’ın yarattığını Allah kendisi alsın. Bırak o senin işin değil. Yani evrensel hukukta yapılması gereken hukuk çerçevesi içerisinde hesap sorulsun. Sayın Davutoğlu’na da çağrıda bulunmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 5 yıldır Sayın Genel Başkanımız defalarca söyledi. Siyasette etik yasası ve yolsuzlukla geniş kapsamlı bir mücadele yasası çıkaralım ne siz 17 Aralıkla, 25 Aralıkla muhatap olun, ne siyasetçiler toplumda bir başka gözle görülsün. Bunun için yapılması gereken bir tek şey Sayın Cemil Çiçek umut ederim ki bizi izliyordur Pazartesi gününden itibaren hemen Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu teklifi vermeye hazırız. Şuanda teklifimizde hazır. TBMM'de bu teklifi geçirelim, ikinci bir teklif...


Balçiçek İlter: Ama geçirilmesi Cemil Çiçek'e bağlı değil sadece haliyle.
Gürsel Tekin: Elbette. Sayın Cemil Çiçek aynı zamanda şuanda grubu büyük olan bir siyasi partinin temsilcisi. Kendi partisini ikna eder, büyük olasılıkla MHP ve BDP'de buna evet diyecek, Cumhuriyet Halk Partisi de. Yani 550 milletvekilinin 500 tanesinin oylarıyla yeni bir siyasi partiler yasası, aynı zamanda buna bağlı olarak yani yolsuzlukla mücadele yasasının yanında siyasi partiler yasasını da değiştirmemiz lazım. Siyasi partiler yasası 12 Eylül döneminden yani Evren döneminden kalan bir yasadır. Ona da ne yazık ki kimse dokunmuyor halen ortada bekliyor.

Balçiçek İlter: Şimdi bu bir çağrı olsun ama önümüzde 5 Ocak var. Gerçekten de önemli bir tarih diye düşünüyorum. Yüce divana giderlerse ne olur Türkiye için, gitmezlerse ne olur sizce?
Gürsel Tekin: Gitmezler. Niçin gitmezler?

Balçiçek İlter: Gitmezler diye mi düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Efendim bakın, bir kere irade Sayın Davutoğlu'nda değil altını çizerek söylüyorum. Sayın Davutoğlu'nun etrafında solcu danışmanlar var birkaç danışmanı. Aynı zamanda İslami kesimde rahatsız olan bir kesim. Sayın Davutoğlu'na bu 17 Aralık, 25 Aralık'ın rahatsızlığını ifade ettiler. Biz Sayın Davutoğlu'nun siyaset biçimini beğenmeyebiliriz ama Sayın Davutoğlu ve Sayın Davutoğlu'na benzer insanların orada bu kirli işlerin içinde olmadığını da biliyoruz. Yani yiğidi öldür hakkını da yeme demişler. Bunun üzerine Sayın Davutoğlu çıktı ve açıklama yaptı. Yani komisyonla konuşarak. Asgari düzeyde iki ya da üç kişi yüce divana gidecekti 9'a 5 kala bir el müdahale etti ve gönderemedi. Bunu hepimizin bilmesi lazım.

Şimdi ayın 5'inde nasıl gidecek? Bir kere öncelikle eski Başbakan şunu ifade etti. Bu bir darbedir. Sayın Süleyman Soylu da söyledi. Şimdi darbeyse siz eğer yüce divana gönderirseniz darbe teziniz çürümüş olacak çok net bir şekilde. Göndermezseniz ne olur? Göndermezseniz vallahi Türkiye'de bunu tolera edebilirsiniz televizyonlarınızla, gazetelerinizle. Ama dünyanın birçok ülkesi özellikle Avrupa, Amerika, Asya, Rusya herkes 5 Ocak'taki çıkacak sonucu da merakla bekliyor.


Balçiçek İlter: Peki seçime doğru gidişte ne olur? Şimdi 17 - 25 Aralık'tan sonra anketler ya da sonuçlara baktığımız zaman düşünülenin aksine sonuçlar çıktı. Belki de sizlerin CHP’nin düşündüğünün aksine yanılıyorsam lütfen düzeltin. Dolayısıyla seçimlere göre de Türkiye kamuoyu halkı AKP'yi destekliyor gibi bir…
Gürsel Tekin: Hangi anket?

Balçiçek İlter: Yani işte peki.
Gürsel Tekin: Şimdi şunu da söyleyeyim, ben defalarca söyledim. Anket firmalarının çoğu da bana çok sinirleniyor, kızıyorlar. Uygun görürseniz bir gün onları çağırırsanız bende hazırım tartışabiliriz. Ben her türlü emeğe saygılıyım ama benim bildiğim bütün demokratik ülkelerde anket firmaları aynı zamanda bağımsız olur. Yani havuz anket şirketleri olmaz. Şuanda anket şirketlerinin önemli kısmı bir kısmını muaf tutuyorum önemli kısmı iktidarın bakanlıklarında çok ciddi paralar kazanıyor. İşte öyle bir algı yaratarak bir şey değişmemiş rakamda veremiyorlar dikkat ederseniz geçen gün anket firmalarının yetkilerini izledim rakam verin. Yani nedir? Mesela son yapmış oldukları anketlerin bir tanesi özellikle kaçak sarayla ilgili toplumun %74'ünün kaçak saraya karşı olduğunu çok net bir şekilde biliyoruz hepimiz. Ama bir türlü açıklayamadılar. Şimdi işlerine geldiklerinde böyle bir açıklıyorlar. Rakamlar yok, bir şey değişmemiş. Çok şey değişti onu öncelikle söylüyorum.

Balçiçek İlter: Peki o zaman şunu soralım. Bırakın anket şirketlerini hani sonuçta partilerin kendi güvendikleri anket şirketleri de vardır kuşkusuz CHP'nin de var. Süleyman Soylu'da bu anketleri iyi yöneten bir isimdir bu zamana kadar yaptığı işlerden biliyoruz.
Gürsel Tekin: Valla biz de iyi yönetiriz. Yani anket firmalarının paralarını devlet yönetirse biz de iyi yönetiriz.

Balçiçek İlter: Peki şunu merak ediyorum. O diyor ki, 60'dan buyana alınabilecek en yüksek oranı alacağız. Ne düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Bende tam tersini söylüyorum. Yani önümüzdeki süreçte özellikle aynı zamanda sadece 17 Aralık - 25 Aralık değil Türkiye'de çok ciddi bir ekonomik sıkıntı var, müthiş bir daralma var. Bütün sosyal verilere baktığınızda intiharlar, kadın cinayetleri, işsizlik, yoksulluk, sefalet ve bu kentte özellikle yaşamış olduğumuz İstanbul'da suç oranlarının ne kadar büyük oranda yükseldiğini hepimiz görüyoruz. Bunun temel sebebi de tabi ki ekonomidir. Ekonominin bu kadar kötü gittiği bir ortamda sırtında da 17 Aralık - 25 Aralık gibi ciddi, yani 17 Aralık - 25 Aralık klasik bir yolsuzluk değil. 17 Aralık - 25 Aralık bir kabinenin, bir bakanlar kurulunun yani devletin, devleti yöneten bir kurulunun üçte birinin devleti nasıl soyduğu ortaya çıkan bir tablodur. Bütün bu tabloların karşısında ben yurttaşlarımızın çok farklı davranacağı inancı içerisindeyim. Elimizdeki anketlerde tam tersini gösteriyor.

Balçiçek İlter: Neler söylüyor? CHP'nin nasıl bir sonuç…
Gürsel Tekin: Yani şimdi Cumhuriyet Halk Partisi %30'un üstünde. Bizim dışımızdaki siyasi partilerde makul düzeyde bir yükseliş var. Yani AKP 40'ın altında. Öyle bir şey yok. Yani bütün anketler en azından 3 tane anketin sonucu da öyle çıkıyor.

Balçiçek İlter: Şimdi 17 – 25 Aralık herhangi bir yolsuzluk değil dediniz. Peki şimdi ne olursa olsun AKP'nin de bir seçmeni var. Yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de belki gördük. O seçmenden sonuçta oy almaya da talip CHP haklı olarak. Çünkü pasta belli. Şimdi o seçmen üzerinde 17 – 25 Aralık bir yolsuzluk olarak mı gözüküyor yoksa bir darbe girişimi olarak mı sizce?
Gürsel Tekin: Şimdi şöyle oldu. Biliyorsunuz seçim takvimlerinde yani seçime çok az kala sürede bazı yolsuzlukları anlatmanız çok zorlaşıyor. Ciddi bir marj oluşuyor. Yani 17 – 25 Aralık seçimlerden 1 yıl önce oluşmuş olsaydı tablo çok farklı olurdu.

Balçiçek İlter: Yani mağdura vurmamak gibi bir şey mi oluyor orada?
Gürsel Tekin: Mağdurdan ziyade daha çok böyle seçim dönemi. Niye seçim dönemi? Seçim döneminden önce değil de neden şimdi gibi bir algı oluştu. Ama bu süre uzadıkça özellikle 17 Aralık - 25 Aralık iktidarın bilerek ya da bilmeyerek sürüncemede bırakması toplumun kafasında önemli bir sorun yarattı. Yapılan kamuoyu yoklamasında da vatandaşımızın %73'ü kesinlikle yolsuzluk yapıldığı inancı içerisinde. %15'i çok haberdar değil. Bir kısmı tabi daha çok ideolojik baktığı için yok diye bakıyorlar.

Balçiçek İlter: Şimdi gündemde başka konularda var. Bir tanesi de bakanlar kurulunun Cumhurbaşkanı tarafından toplanacak olması. Yasaya göre yasak değil ama hani bütün gelenek göreneklere aykırı olduğunu sizin Genel Başkanınızda söylüyor. Bir bunu soracağım bölmemek adına. İkincisi de TÜSİAD'la bir tartışma oldu. Başbakandır muhatabımız dedi TÜSİAD. Sonrasında biraz bir kriz yaşandı. Yürütmenin başı Erdoğan mı değil mi tartışıldı. Ne düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Şimdi Balçiçek hanım yani sözkonusu AKP olunca kusura bakmayın hep gazeteciler eleştirmeyecek birazda ben eleştirmek istiyorum. Hatırlarsanız Sayın Kılıçdaroğlu Ankara’da bir etkinliğe katılacaktı bundan dolayı iktidarın her zamanki yasakçı anlayışıyla yasak koymuşlardı ve Sayın Genel Başkanımız ben gideceğim yürüyeceğim demişti. Bunun üzerine gerilim olmasın diye Sayın Gül yani eski Cumhurbaşkanı Ankara valisini arayarak yasaları işletin ana muhalefete zorluk çıkarmayın. Onlarda zorluk çıkarmadılar.

Balçiçek İlter: Hangi etkinlikten bahsediyorsunuz?
Gürsel Tekin: Ankara'da.

Balçiçek İlter: Ama neydi etkinlik hatırlıyor musunuz?
Gürsel Tekin: Tam hatırlamıyorum ama bir etkinlikti. Büyük olasılıkla bir bayram olabilir. Bunun üzerine Sayın Gül'ün bu müdahalesinden dolayı Sayın Erdoğan'ın biliyorsunuz basına yansıyan devlette çift başlılık olmaz demişti Sayın Gül'e hitaben. Kaldı ki Sayın Gül olması gereken yani gerilimin olmaması için iki cümle kullanmıştı. Şimdi bu cümleyi kullanan devlette iki başlılık olmaz diyen bir Cumhurbaşkanının devletteki bütün her şeye müdahale etmesini anlamakta zorluk çekiyorum. Mesela bir tanesi hatırlatması lazım Sayın Cumhurbaşkanına. Siz söylediniz devlette iki başlılık olmaz.

Şimdi Sayın Davutoğlu'nun karar vermesi lazım. Sayın Davutoğlu çıktı Sayın Genel Başkanımıza hitaben bundan sonra muhatabınız benim dedi. Bizde elbette tabi ki demokrasilerde olması gereken icranın başı kimse ana muhalefetin muhatabı da odur. Bizim muhatabımızda Sayın Davutoğlu. Şimdi Sayın Davutoğlu'nun anlamakta zorluk çekiyorum. Ya idrak sorunları var bunu açık söylüyorum. TÜSİAD Başkanı ne söyledi?


Balçiçek İlter: Muhatabımız Başbakandır dedi.
Gürsel Tekin: Son derece doğal yani. TÜSİAD Başkanı Sayın Cumhurbaşkanına gidip ne yapacak? Yani Cumhurbaşkanının yetkisi açık, net. Sadece bir TÜSİAD Başkanı ya da bir işadamını gidip de Sayın Cumhurbaşkanına bir YÖK Başkanı atanırken torpil isteyebilir. Onun dışında Cumhurbaşkanıyla iş dünyasının en ufak bir hukuk şeyi yok. Yasamız açık ve net. Muhatabı kimdir? Elbette iktidardır. Eleştirmek istediğinde de iktidarı eleştirecek.

TÜSİAD Başkanı çıktı bizim muhatabımız Cumhurbaşkanı değil iktidardır. At kaçtı torba düştü. Şimdi sadece ben herhalde Sayın Davutoğlu ne söylediğini idrak etmiş cümlesiyle herhalde bir şey söylemez dedik. Aman çıktı Sayın Davutoğlu bende gitmem. Öbürleri geri durur mu? Bütün bakanlar saz heyeti takıldı. Bu nasıl bir anlayıştır Allah aşkına. Yani bir önceki işadamını bir TÜSİAD Başkanını neredeyse linç edeceklerdi, bir linç kültürü geliştirmişler. Adamın bütün ticari şeylerini sadece o da...


Balçiçek İlter: İstifa edenden bahsediyorsunuz.
Gürsel Tekin: Evet istifa eden. İstifa eden de söylemiş olduğu cümleyi Sayın Ali Babacan'ın kullanmış olduğu cümlelerdir. Sayın Ali Babacan'ın özellikle küresel dünyadaki iş dünyasına moral olsun diye söylemiş olduğu cümlelerin aynısını TÜSİAD Başkanı kullandı. Yani küresel dünya yasaktan korkar. Vay sen bunu nasıl dersin adamı linç ettiler. Şimdi sıra buna geldi. Böyle bir anlayış olabilir mi? Bunlar yetmedi şimdi sıra biz zannediyoruz ki 76 milyon yurttaşımızın güvencesi anayasa var. Anayasanın da mahkemesi başkanı var.

Balçiçek İlter: Haşim Kılıç'ın açıklamalarına…
Gürsel Tekin: Bir ay önce söyledim hatırlarsanız birçok gazetelerde. Anayasa mahkemesinin üyelerinin aileleri tehdit ediliyor, tehdit altında. Buna ne anayasa mahkemesi üyeleri itiraz etti ne de iktidardan bir cevap geldi. Nihayet dün Sayın Haşim Kılıç tehdit edildiğini, tehdit altında olduğunu ifade etti. Şimdi bir ülkenin anayasa mahkemesinin başkanı tehdit altındaysa vay TÜSİAD'ın Başkanının başına, vay gazetecinin, vay televizyoncunun durumunu düşünün. Şimdi bu ceberut bu anlayıştan iktidarın derhal vazgeçmesi lazım. Bu çok tehlikeli onu söyleyeyim.

Balçiçek İlter: Bu anlayış, bu tablo seçime nasıl götürecek Türkiye'yi? Bunu soruyorum özellikle çünkü bu tablo bir süredir CHP'nin iddia ettiği…
Gürsel Tekin: Bu kafalarıyla, iktidarın bu ceberut davranışı bizi başka bir noktaya götürebilir altını çizerek söylüyorum.

Balçiçek İlter: Nedir o nokta?
Gürsel Tekin:Yani bunu dilim varmıyor ama bu kadar gererseniz, bu kadar gerilimli bir ortamda sağlıklı seçimde çıkaramazsınız.

Balçiçek İlter: Ne demek bu söylediğiniz? Dilim varmıyor dediğiniz nedir?
Gürsel Tekin: Efendim devletin kurumlarını tehdit eder hale gelirseniz biz önümüzdeki süreçte...

Balçiçek İlter: Yani seçim nasıl çıkmaz sağlıklı?
Gürsel Tekin: Şimdi yargı tehdit altında, devletin kurumları tehdit altında, iş dünyası tehdit altında, gazeteci, yazar, çizer, televizyon tehdit altında. Biz bu tehditler altında bu ceberut sistem altında seçime gideceğiz. Nasıl olacak bu böyle? Ben iktidarın aklını başına toplamasını çok arzu ediyorum. Bakın üç tane şey yaşadık. Bir; gezi parkı. İki; 17 Aralık - 25 Aralık. Hani bir deyim var ya insanlar cehennemi görmeden cennete inanmaz. Üç; 6 -7 Aralık şeyi yaşadık ki bu çok ciddi sorun. Bütün bu üçünde de belli ki iktidar bir ders alabilmiş değildir. Bir şeyi uydurmuşlar herkesi tehdit etmek, herkesi sindirmek. Herkesi sindirebilirsiniz ama CHP'yi sindirmeniz mümkün değil. CHP olduğu sürece de herkes buna TÜSİAD Başkanı dahil, anayasa mahkemesi başkanı dahil, anayasa mahkemesi başkanı Balçiçek hanım siz bilirsiniz bugünkü iktidarın neredeyse kamuoyuna peygamber ilan ettiği bir şahıstır. Ne oldu da yani dün Sayın Haşim Kılıç kahraman, hukuk kahramanı olan bir insan bugün hangi gerekçelerle darbeci oldu? Bunu bir açıklayın bize söyleyin.

Balçiçek İlter: Seçim stratejisi ne zaman açıklanacak CHP’nin?
Gürsel Tekin: Bizim seçim stratejimiz aslında...

Balçiçek İlter: Şarkısı ya da değil mi?
Gürsel Tekin: Şarkımızı biz daha önce bir şarkı meselesi de biliyorsunuz rahmetlik Murat Çobanoğlu'nun Kiziroğlu'yla ilgili. Yerel seçimde kullanacaktık daha sonra baktık ki AKP...

Balçiçek İlter: Kaptırmışsınız şarkıyı.
Gürsel Tekin: Kaptırmadık bizde bakın şeyde var yani burada sözleşmemiz de var.

Balçiçek İlter: Öyle diyorsanız öyledir tabi ki.
Gürsel Tekin: Ve bunun üzerine Sayın Genel Başkanımız her zamanki nezaketiyle AKP kullanıyorsa biz kullanmayalım dedi ve bundan vazgeçti.

Balçiçek İlter: Şimdi ne olacak?
Gürsel Tekin: Şarkımız hazır. Özellikle ekonomiyle ilgili. Çünkü benim alanım olmadığı için Sayın Genel Başkanımız açıklayacak. 52 milyon borçlu yurttaş var. Onların bütününün derdine derman olacak, merhem olacak çok önemli bir proje açıklanacak. Onu da Sayın Genel Başkanımız...

Balçiçek İlter: Ne zaman açıklanacak bu proje?
Gürsel Tekin: Büyük olasılıkla yani herhalde bir Ocak sonu falan olabilir. İkincisi başka bir şey söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partisinin 2011 yılından itibaren 41 tane proje dediğimiz 41 tane projenin çok güncel, halen geçerliliğini sürdüren ve bu projeler yapılırken 50 yıllık öngörüye göre yapıldı. Bunun 6 tanesini yarım yamalakta olsa iktidar hayata geçirdi. Hani zaman zaman derler ya CHP'nin projeleri neydi? Onu da AKP'ye sorun 6 tane projemizi AKP uyguladı.

Balçiçek İlter: Peki CHP'de sular duruldu mu? Gelenekçi, ulusalcı, gönderilenler, alınanlar derken biliyorum zor bir soruyu sona sakladım ama bir iki cümleyle.
Gürsel Tekin: Hayır hayır hiç zor değil. Yani CHP'de öyle sular kaynamış falan değil.

Balçiçek İlter: Gerçekten mi söylüyorsunuz bunu?
Gürsel Tekin: Bakın samimi olarak söylüyorum. Eğer bunu bir iktidar partisiyle kıyaslayacaksınız iktidar partisindeki kavgayla bizim aramızdaki siyasal farklılıklar arasında uçurum var.

Mesela bakın son günlerde gazetelerinize, televizyonlarınıza yansımıyor olabilir. Biraz önce söyledim Sayın Cemil Çiçek'i linç ettiler. Sadece iki cümle sizinle röportajında bir şey söylemiştir. Yine keza Sayın Bülent Arınç. Birçok insan orada çok ciddi kavgaların olduğunu Sayın Davutoğlu neye göre kol keseceğim dedi? O etrafındaki takım rahatsız olan çık bir yiğitlik yap kardeşim…


Balçiçek İlter: Asıl kaynama orada mı diyorsunuz yani?
Gürsel Tekin: Elbette daha çok büyük kaynamalar var. Bir şey daha söylemek istiyorum en önemlisi Sayın Arınç'la ilgili. Sayın Arınç Türkiye'de biliyorsunuz 40 gün Türkiye'nin gündemini meşgul etti. O derin dehlizlere girip Sayın Arınç'a suikast yapacak şeyler. Çıktı dedi ki beni kullanıyorlar. Belli ki bu iktidarı herkes kullanıyor aman ha Türkiye dikkat. Sadece içerde değil, dışarıda da çok ciddi kullanımların önümüzdeki günlerde kamuoyuna yansıyacağını söylemek istiyorum.

Balçiçek İlter: Teşekkür ediyorum geldiğiniz için. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'le gündemi değerlendirdik.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 02 Ocak 2015 19:00

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica