"Güvenlik Yasası AKP'yi koruma yasasıdır"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 10 Aralık 2014 tarihinde S Haber'in yayın konuğu oldu.

Muhabir: "Efendim Hoşgeldiniz yayınımıza."
Gürsel Tekin: "Hoş bulduk iyi yayınlar diliyorum."

Muhabir: "Efendim bütçe başladı birazdan ona geleceğim ama öncelikle müsaade ederseniz bir kaç gündür Ankara'nın en önemli gündem maddelerinden biri olan hatta Haluk Koç'un açıkladığı bir torpil liste var. Nasıl değerlendiriyorsunuz efendim? Önce asrın yolsuzluk skandalı şimdi de asrın yolsuzluk skandalı."
Gürsel Tekin: "Özellikle Anadolu'da çok kullanılır, "deveye sormuşlar boynun neden eğri demiş nerem düzgün ki" bütün uygulamalara baktığınızda maalesef uygulamaların tamamı yasa dışı, hukuk ve kural tanımazlık anlayışla devam ediyor. Buradan başlamak istiyorum oraya da geleceğim. Son dönemlerde güvenlik yasası tartışılıyor. Dünyanın her ülkesinde nereye bakarsanız bakın sorarsanız sorun yasalarda da çok açık ve net. Güvenlik ne demektir? Kurallara uymak demektir, yasalara uymak demektir, anayasaya uymak demektir. Bir iktidar düşünün kural tanımaz, yasa tanımaz, anayasa tanımazsa o ülkede her türlü tehlike ile karşıkarşıyayız demektir. Paranızın çalındığı yerde sınav sorularınızın çalındığı yerde torpillerin konuşulması bile ayıptır bence. Niye konuşuyoruz onu çok merak ediyorum. Bunlar zor şeyler değiller ki yani bir talancı mantıkla karşı karşıyayız. 17-25 Aralık hesabı halen verilebilmiş değildir. Bu vesile ile sizin aracılığınızla da açıklamak istiyorum. Sadece Türkiye'nin bu kara dönemden kurtulması için ayın 17'si ile 25'i arasında Türkiye coğrafyasının tamamında bir daha siyasetçi kirli işlere el uzatmasın diye CHP olarak biz bilboardlara megaboardlara önümüzdeki dönemlerde 17-25 Aralık Haftasını kutlayacağız, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum. En önemlisi yine bugün bir bakanımızın bir açıklaması var. Özellikle imar uygulamaları ile ilgili. İmar uygulamalarından ve 17-25 Aralık'tan çok önce 2011 yılı sonunda, siz de haber yapmışsınızdır mutlaka, İstanbul'da sadece İstanbul'u baz alarak İstanbul'daki imar uygulamalarında ne oluyor? Kupon arsalar nasıl pazarlanıyor, kamuya ait yerlerin yani devlete millete ait yerlerin nasıl talan edildiğini hangi imar uygulamaları ile kimlere verildiğini bir hayret halinde açıkladım hatırlarsanız. Orada da şu cümleleri söyledim, burada maalesef bütün bu uygulamalarda bakan çocukları kullanıldı ama o tarihlerde kimse merak edip de hangi bakan çocuğunu tarif ediyorsunuz deme gereği duymadı. Ne yazık ki öyle kirlilik döneminde yaşıyoryuz ki insanların bir babanın bir annenin en kutsal değerleri kendi çocuklarıdır. Eğer bir hükümetin kabinenin içerisindeki suçüstü olmuş insanların dışında bir çok insan bu kirli işlerde çocuklarını kullanıyorsa bunun izahı mümkün değildir. Kirli işlerinize çocuklarınızı  alet ediyorsunuz."

Muhabir: "Siz billboard mı hazırladınız bunun için?"
Gürsel Tekin: "Tabi billboardlar hazırladık."

Muhabir: "Var mı örnekleri?"
Gürsel Tekin: "Elbette bir tanesini sizinle paylaşayım. Evet çok enteresan yine keza iktidarın durumu var. İktidarın şöyle de bir durumu var. Bütün yasa dışı uygulamalara çıkan, gayri yasal yöntemleri kullanan yani mafya örgütleri gibi kendi yöntemini kendi örgütünü kurmaya çalışır. Onun içinde millete sürekli çamur atarlar işte o paraleldi öbürü şuydu. Önce ne yaparsınız, iletişimi sağlamak için basın ve medyanızı oluşturmak zorundasınız. Yetmedi ne yapacaksınız kendi iş dünyanızı kurmaya çalışacaksınız. Yetmedi kendi havuz araştırma şirketlerinizi kuracaksınız. Yetmedi kendinize göre sendikalar oluşturacaksınız bütün bunları yaptılar şimdi geldiler devleti ayrıştırıyorlar. Yani devletin kurumlarına bakın, bizim hakimler sizin hakimler, bizim polisler sizin polisler, bizim askerler sizin askerler. Bu kadar tehlikeli bir süreci Türkiye hiç görmedi. Niye buna ihtiyaç duyuyorlar? Şundan dolayı ihtiyaç duyuyorlar, yani son baştan başladım yine o noktaya getirmek istiyorum. Güvenlik yasası ihtiyaç duydukları için, AKP ihtiyaç duyduğu için çıkarıyorlar. Hani çok kullanılar ya fırsatlar ülkesi, doğru AKP için Türkiye fırsatlar ülkesi ama fukaralar içinde fıtratlar ülkesi haline geldi.

Şimdi bu fırsatları bu kadar hoyratça, yasa dışı değerlendiren bir hükümet ne yapacak kendisine? Kendisini koruyabilecek bir güvenlik yasası çıkaracak. Hiç kimse merak etmesin, şu an bizi dinleyen yurttaşlarımıza sesleniyorum. Efendim biz güvenlik yasası çıkartacağız, terör örgütleri ile mücadele edeceğiz, hikaye bunlar. Çıkaracağınız bu yasaların hiçbir tanesi herhangi bir örgüte gücü yetmeyecek, yetmediği gibi. "

Muhabir: "Ne için çıkıyor o zaman efendim?"
Gürsel Tekin: "Çocuklarınızı bulaştırmışsınız kendiniz, kabinenin üçte biri dünyada örneği yok siz bakmayın dört bakanla sınırlı kaldı. Bu dört bakan falan değil, bunun sayısının ne olduğunu biliyoruz. Kabinenin neredeyse üçte biri suça bulaşmış yasa dışı uygulamaların içine girmiş. Bu yetmemiş Ortadoğu coğrafyasında bir sürü terör örgütleri ile ilişkiye girmişsiniz, para trafiğinin içerisine girmişsiniz. Her türlü yasa dışı işin içinde varsınız şimdi bütün bunları nasıl tolere edeceksiniz? Hukuk işlesin bu, olur mu hiç böyle bir şey? Hukuku kaldıracaksınız, yargıyı tehdit edeceksiniz ondan sonra adına kardeşim sokakta yürüyorlarda efendim el bombası patlıyorda, vatandaşta zavalı hani fıtratı olan vatandaşlar var ya fıtratı olan vatandaşları da gazla, sopa ile, onunla bununla güvenliğini sağlıyorum diyeceksiniz. Buna sakın inanmayın, bu güvenlik yasası AKP'yi koruma yasasıdır. Nerede böyle zavallı için güvenlik yasası? Kaldı ki o maddelerin çoğuna baktığınızda, o maddeler yani terörle mücadele konusunda yasalarımızda hepsi var. Bunların hepsi var şu anda, bunun için bir ihtiyaç yok. Çok somut örneği biliyorunuz bir genç kardeşimiz okulda poşu takmıştı 18 ay cezaevinde yattı. Maske takmanın ceza olduğu var zaten bizim yasalarımızda. Ama böyle vatandaşa gösterip arka planda da şüpheli şahıs..."

Muhabir: "Makul şüpheli."
Gürsel Tekin: "Makul şüpheli, yani aklı canı istemedi yazar, çizer, iş adamı  kaldı ki bu yasa yokken bu tehditleri yapıyorsunuz. Yani hukuken bu uygulamalar yok. İş adamını tehdit ediyorsunuz, gazeteciyi tehdit ediyorsunuz, istediğiniz adamı işinden ediyorsunuz birde bu yasa ile düşünün. Sabahleyin biri çıkacak düğmeye basacak Ahmet'i alın. Ahmet alındı, polis geldi işini yaptı. 4 gün Ahmet yok, 5. gün Ahmet'in avukatı gideyim bu Ahmet'e ne oldu savunmasını yapayım diyecek, hakime gidecek. Hakim diyecek hoş geldin avukat bey. Ben Ahmet'in dosyasına bakacağım, bakamazsın. Niye? Gizlilik var. Şimdi böyle bir ortamda Allah aşkına kimseyi kandırmasınlar.

Ben Davutoğlu'na çağrıda bulunmak istiyorum. Bu işin sonu yok yani bu işin fıtratı öyle bir noktaya geldi ki bu fıtratı aşan bir iş olduğu için gelsinler şöyle bir şey yapalım. Sayın Ali Babacan Uluslararası bir toplantıda kendisine sorulan sorular var, hırsızlıklar öyle bir noktaya gelmiş ki Uluslararası rakamlara da baktığınız da 11 puan yükselmiş. Bunun üzerine sorular geliyor ve diyorlar ki ne oluyor bu ülkede. Bir sürü yatırımcı tehdit ediliyor falan. Hırsızlık, yolsuzluk Falan. Sayın Babacan şununla sonlandırıyor, şöyle bir cevap veriyor. Önümüzdeki dönemde kapsamlı bir yolsuzlukla mücadele yasası çıkmazsa ben orada oturmayacağım. Yani böyle tatmin  ediyor. Bende diyorum ki Sayın Babacan'ın Uluslararası bir toplantıda söylemiş olduğu sözün altında imza atıyorum gelin kapsamlı yolsuzlukla mücadele yasası çıkartalım, belki geri kalana da bir pişmanlık yasasından faydalanalım çünkü bunun sonu yok. Pişmanlık yasasından faydanalanın bu işi kapatalım. Türk siyasetini, Türkiye'nin itibarını ayaklar altına sermeyelim. Dünyada örneği yok, 11 basamak yükselmişiz. Bu 11 basamak sadece itibarımızı mı zedeliyor? Ekmeğimizi çalıyor aynı zamanda. Yabancı yatırımcı bu manzarayı görünce kaçıyor. Türkiye'nin sorunu çok, Türkiye tabi bu sorunları otoriterleşerek sıkı yönetim ilanederek bunları yapamaz. Türkiye'yi demokrasi işletecek, Türkiye hukuku işletecek. Hukuka tehditi asla kabul etmeyiz, geçen biri bana soruyor kim kimi tehdit etmiş? Ne o kapısına gidip silah mı dayayacaksın. Söylüyor açıkça bir yargı kararı var, Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki ben tanımam. Gel de yıkabilirsen yık. Danıştay kararları, Sayıştay kararları bütün bu kararlar uygulanmıyor. Bu kadar yasa dışı bir uygulama olabilir mi? İkincisi şeye izin verirseniz..."

Muhabir: "Efendim son dakikamıza girdik isterseniz sınav konusuna dönelim, memur atamalarına. Biliyorsunuz başta da ifade ettğimiz gibi çok sayıda atama var. İnsanlar sınavda iyi not alabilmek için dersaneye gidiyorlar, gece gündüz çalışıyorlar ama bir bakıyorsunuz öbür tarafta hiç sınava girmemiş insanlar AKP kadrolarından göreve getiriliyorlar."
Gürsel Tekin: "Kesinlike yani biraz öncede bütün vatandaşımızın daha net anlayabilmesi açısından bunları söyledim. Yani cebinizden para çalınıyorsa sizin sınav hakkınızın çalınması, sorgulamak bile zorlaşıyor. Maaelsef böyle uygulamaları var, kamuya baktığımızda bu uygulamaların tamamı ve bu uygulamalrı yapanlar da ne yazık ki bu parlamentoda oturanlar. Bu parlamentonun yüzde ellisi şuna emin olun yüzde ellisi suça bulaşmıştır. Kimi imar uygulamalarında kimi torpillerde, kimi yasa dışı uygulamalarda tamamının önemli kısmının çocukları müteahhit. Dünyada böyle parlamento yok. Sayın Cemil Çiçek'e sorun önünüze döksünler. Yani İngiltere parlamentosunda görev yapan bir parlamenterin çocuğu kamuda iş yapabilir mi, buna izin verilir mi? Almanya'da buna izin verilir mi? Bunların yarısı damatları, yarısının çocukları kamuda ya enerji işinde ya ihale işinde. Bu kadar hırsızlığa bulaşmış.. Sınavları çaldınız demekte biraz abes kalır diye düşünüyorum."

Muhabir: "Çok teşekkür ediyorum."
Gürsel Tekin: "Ben teşekkür ediyorum. Bugün Sayın Bakan önümüzdeki dönemde rant %40'ın alacağız falan, 100 Milyar dolar nasıl talan edilmiş tekrar hatırlatmak isterdim."

Muhabir: "Biz sözümüzü almış olduk o zaman."
Gürsel Tekin: "Bu sadece İstanbul için geçerli bütün Türkiye geneline baktığımızda bu rakamın 400-500 milyar dolar olduğunu da göreceksiniz."

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 10 Aralık 2014 16:11

Bağlantılı Konular