"IŞİD terörüyle mücadeleye evet ama, işgale, darbeye hayır"

"Eğer sorununuz IŞİD'le mücadele etmekse Türkiye Cumhuriyeti ordusu IŞİD'i değil binlerce IŞİD'le mücadele edecek yeteneğe, beceriye sahiptir. Ama tezkerenin içine baktığımızda sembolik olarak IŞİD yazılmış, geri kalanın tamamı Suriye üzerine. Acaba, maksadınız bu coğrafyada yeni bir yara açmak mıdır, yeni bir sorun mu yaratmaktır? Kaldı ki, bu tezkereye baktığımızda uluslararası hukuka da uygun değil" diyen CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Habertürk TV'nin canlı yayınında soruları yanıtladı.

Habertürk: Herkesin merak ettiği Cumhuriyet Halk Partisinin bundan sonraki tavrı herhalde bizde bu noktadaki en yetkin isimlerden biriyle konuşacağız. Çünkü bugün itibariyle yaptığınız açıklama çok önemliydi ve siz dediniz ki, bu bir torba tezkeresidir. Bilgi verilmemesi de saygısızlık dediniz. Eleştiri sadece bilgi verilmemesine yönelik mi? Yoksa tezkereye red oyu verecek misiniz?
Gürsel Tekin: Öncelikle tabi bu çok önemli bir mesele. Bu sadece Türkiye'yi bütün dünyayı ilgilendiren bir sorunun, bir meselenin parlamentoda müzakere edilirken ana muhalefete, muhalefete bilgi verilmemesinin ölçüsü doğrusu nedir bunu herkesin siyaset yapan, parlamentoda milletvekili olan herkese sormamız lazım.

Habertürk: Tezkereden önce bizim bilgilendirilmemiz lazım diyorsunuz.
Gürsel Tekin: Elbette. Geçmiş dönemlerde 1 Mart tezkeresi dahil olmak üzere bütün cumhuriyet tarihine bakın iktidar milli meseleler konusunda kesinlikle parlamentoda grubu olan siyasi partilere bilgi verir. Şimdi bu bilgi akışı yok. Ne zaman geliyor size? Gazeteciye ne kadar geliyorsa, hatta gazeteciler bizden önce aldı. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun içeriğine baktığımızda bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisinin 1 Mart tezkeresi dahil olmak üzere bütün tezkerelere oy verirken ciddi bir hassasiyet içerisinde eleştirilerini de ortaya koyarak evet ya da hayır demiştir. Ve 1 Mart tezkeresinde de çok tartışılan bir dönemdi. Cumhuriyet Halk Partisinin ne kadar doğru bir karar aldığını bütün dünya bugün görüyor. Bu coğrafyanın kanamalı bir coğrafya, sorunlu bir coğrafyanın parçası olmayalım. Aynı apartmanda yaşarken o apartmandaki komşularımızın sorunlarının size sirayet etmesi düşünülebilir mi? Bu da böyledir. Ve 2010 yılından itibaren hatırlarsanız bugünkü iktidar bütün komşularımızla sıfır ilişkimiz. Son derecede memnun olduk. Sıfır ilişkiden bu noktaya getiren bir iktidarın getireceği her türlü tezkereye kuşkuyla bakmamız son derece doğal değil midir? 1 Mart tezkeresine baktığınızda çok net maddeler var.

Habertürk: Akif Hamzaçebi'de bir değerlendirme yapmış. O da hayır diyeceğiz diyor. Siz hayır diyecek misiniz tezkereye?
Gürsel Tekin: Elbette yani grup kararı alınmışsa Sayın Genel Başkanımız Grup Başkanvekillerimiz ve bu konunun uzmanı olan arkadaşlarımızla toplantı yapmışlardı. Büyük olasılıkla hayır kararı çıkmışsa bende çok son derece memnunum. Çünkü sabahleyin kişisel düşüncemi ifade ettim. Buraya baktığımızda AKP’nin alışkanlıklarında olduğu gibi torba yasası gibi torba tezkere yasası. İçeriği belli olmayan,  netliği belli olmayan, alabildikçe genişletilmiş bir sınır. Bu aynı zamanda bir başka tehlike. Türk iç politikasında da çok ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Yani bu belki rivayet gibi görünebilir. Önümüzdeki dönemde seçimler dahi olmayabilir.

Habertürk: Neden böyle bir kaygıya giriyorsunuz?
Gürsel Tekin: Efendim şimdi birincisi şu; eğer bu tezkere bu kadar iktidarı kaygılandıracak bir duruma gelmişse aklımıza şu soru geliyor. Yabancı askerlerin bizim topraklarımızda olmasının bir gerekçesi olması lazım.

Habertürk: Güvenlik bölgesinin oluşturulması ya da cepheler olarak değerlendirmiyor musunuz bunu?
Gürsel Tekin: Türkiye Cumhuriyeti ordusunun gücü yetmiyor mu buna?

Habertürk: Koalisyon güçlerinin desteğine gerek duyulduğu söylenmişti.
Gürsel Tekin: Elbette tabi ki. Eğer sorununuz IŞİD'le mücadele etmekse Türkiye Cumhuriyeti ordusu IŞİD'i değil binlerce IŞİD'le mücadele edecek yeteneğe, beceriye sahiptir. Ama tezkerenin içine baktığımızda sembolik olarak IŞİD yazılmış, bakın buraya IŞİD yazmak zorunda. Geri kalanın tamamı Suriye üzerine.

Acaba aklımıza şu geliyor. Uzun süredir Reyhanlı olayından itibaren bütün maksadınız bu coğrafyada yeni bir yara açmak mıdır, yeni bir sorun mu yaratmaktır? Kaldı ki, bu tezkereye baktığımızda uluslararası hukuka da uygun değil. Yani BM kararı gerekiyor. Bu kararı nasıl aldıracaklar? Muamma bir gece yarısı yazılmış.

İkinci şeye gelmek istiyorum yani haklı olarak şimdi bizi izleyen yurttaşlarımız e yani önünüze geldi ya ne olacak 48 saat önce gelse ne olur? Eğer Türkiye'nin dış politikasını bizden önce Amerikan Dışişleri Bakanı açıklıyorsa bu parlamentonun ayıbıdır. Ne dedi Kerry? Kerry dedi ki, Türkiye en safta olacak ve ne kadar asker olacağını söyledi. Yani parlamentonun vereceği kararı parlamentodan önce Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı kesinlikle bu koalisyonun bir parçası olmayacaklarını ifade etmişlerdi. Ama ne garip bir şeyse Amerika'ya gittiler ve bu koalisyonun parçası oldular. Olmalı da hiç itiraz etmiyorum. Gerçekten bugün insanlık dışı bir olay yaşanıyorsa bu konuda Türkiye elbette üstüne düşen görevi yapması gerekiyor. Ama Türk ordusu ne işgal ordusudur, ne de darbe ordusudur.


Habertürk: Tezkeredeki en büyük çekinceniz yabancı askerlerin Türkiye sınırları içinde bulundurulması mı en büyük çekinceniz?
Gürsel Tekin: Sadece o değil. IŞİD'le mücadele edecekseniz çok net söylemelisiniz ve uluslararası koalisyondaki yerinizin ne olup olmadığını bileceksiniz. Hayır IŞİD'le mücadele değil benim bir başka planım var diyorsanız işte o plak. Mesela şimdi sorun ne şuanda? Yani Ortadoğu coğrafyasında şuanda yaşanan dünyanın sıkıntı yaşadığı şey IŞİD olayı. IŞİD'le mücadele edecek miyiz? IŞİD'ı terör örgütü listesine aldık dediler. Terör örgütü listesine aldığınız bir örgütün İstanbul’daki eylemlerini terör faaliyeti olarak neden görmüyorsunuz?

Başka bir şey söyleyeyim. Yani bizim basınımıza, medyamıza, gazetelerimize yasaklar geldiği için bunlar yazılmayabilir. Uluslararası bütün gazetelere baktığımızda IŞİD'ın Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde hücrelerinin olduğunu da çok net bir şekilde fotoğraflarla koydular. Acaba bunlarla mücadele etmek için uluslararası bir güç mü gerekiyor? Yani içerdeki bir terör örgütüyle mücadele etmenin yönteminin ne olduğunu bu coğrafyadaki güvenlik güçleri bilmez mi? Kim bunları engelliyor? Bütün bunları kamuoyunun bilmesi gerekiyor.


Habertürk: Siz güvenlik koridoruyla sınırlı olmayacağını düşünüyorsunuz ama bir başka cümle daha kullandınız. Seçim olmayabilir dediniz. Bunu neden söylediniz?
Gürsel Tekin: Bakın 2010 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu coğrafyada 90 yıllık tarihimize de baktığımızda da Ortadoğu coğrafyasında hep sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunların hiçbir dönem bir tarafı olmamıştır. Hep barış tarafında olmuştur. Buraya bulaşmayın. Yok 6 ay sonra şuraya gideceğim, 5 ay sonra şurada namaz kılacağım falan deyip üstünden 5 yıl geçti hiçbir yere de gidemezsiniz. Bunun bir parçası olursanız bu Türkiye'de bizi hangi serüvenlere götürür belli olmaz. 15 yılımızı, 20 yılımızı alabilir. Bunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Şimdi böylesi bir ortamda siz dışarıda bir ateş hattındayken içerde hiçbir şey olmamış gibi davranmanız mümkün değildir.

Habertürk: Çözüm süreciyle ilgili önemli açıklamalar vardı dün itibariyle. Çözüm süreci farklı bir rotaya giriyor, özellikle farklı komisyonlar kurulacak. Çözüm sürecinde gelinen tabloyu hemen özetler misiniz ve ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi İmralı'ya gider mi?
Gürsel Tekin: Cumhuriyet Halk Partisi çözümle ilgili çok net tavrı oldu ilk baştan itibaren ve dış politikada olduğu gibi çözüm sürecinde de AKP'yi uyarmamıza rağmen buradan çözeceğiz İmralı'dan değil. Bakın çözüm burası TBMM çatısı altında. Ama bütün bunlara baktığımızda bu sadece iktidar günübirlik kendisini kurtarma operasyonlarının ötesinde değildir. Ne çözümü? Mesela çözümle ilgili parlamentoya demokrasi, özgürlük, insan haklarıyla ilgili hangi maddeler geldi de Cumhuriyet Halk Partisi hayır dedi? Hiçbir şeyleri yok. Hiçbir hazırlıkları yok. Hele bu süreçten sonra, yani bu tezkereden sonra çözüm mözüm konuşmakta abes olur.

Habertürk: Bölgedeki eylemlerin azalması ya da bölgede şimdi bir başka nokta daha var PYD'nin elindeki silahların PKK'nın eline geçmesi ya da ikisinin birbirinin uzantısı olması. Bölgedeki terör örgütlerinin eğitilmesi konusunda da bir rahatsızlık var. Acaba PKK eğitilebilir mi diye kaygılar var. Silah bırakılmaz mı diye kaygı var. Siz bu kaygılara nasıl bakıyorsunuz?
Gürsel Tekin: Efendim biraz önce ifade ettim şu binada yangın olursa bizim etkilenmememiz mümkün olabilir mi? Bütün bunlara baktığımızda buna IŞİD dahil olmak üzere özellikle Esad’a karşı mücadele edilsin diye çeşitli terör örgütlerinin Türkiye tarafından lojistik olarak çok ciddi destekler verildiğini bütün dünya biliyor. Eğer siz kirli işlere bulaşmaya kalkışırsanız, yasadışı işlerle iş tutmaya kalkışırsanız bunun bedeli çok ağır olur. Sadece kendinizi yakmazsınız Türkiye'ye de ağır bedeller açarsınız. Bu konuda dün olduğu gibi bugünde iktidarı uyarmak istiyoruz. Sakın bu yanlışa en azından vicdanlı milletvekillerinin bu yanlışa alet olmaması gerektiğine inanıyorum.

Habertürk: Gürsel Tekin her zaman TBMM önemli ve sancılı başlıklarla açılır ama herhalde uzun süredir en sancılı başlıkta buydu. Çok teşekkür ederiz ama şunu da söylememiz lazım. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hayır diyeceksiniz yarın itibariyle onun da altını çizmemiz gerekiyor. Çok teşekkür ederiz katıldığınız için.
Gürsel Tekin: IŞİD terörüyle mücadeleye evet ama işgale, darbeye hayır.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 01 Ekim 2014 16:15

Bağlantılı Konular