Gürsel Tekin, Habertürk'te gündemi değerlendirdi

"Cumhurbaşkanı adayımız Ortadoğu’da bir barış elçisidir. 57 farklı ülkeyi bir arada tutmuş, 8 yıl barış içerisinde yönetmiş bir şahsiyettir. Alevi - Sünni,  Kürt - Türk, bizden sizden çatışmalarının tamamı ancak, ciddi deneyimi ve saygınlığı olan, bütün dünyaca bilinen bir insanla çözülebilir. Bunun adresi de Ekmel Bey'dir."

"Havuz medyası, havuz araştırma şirketleri var. Demokratik ülkelerde araştırma şirketleri kamuda iş yapmazlar. Ama biz de, birkaç şirket hariç hepsi bakanlıklarda trilyonluk işler yapıyorlar. Trilyonluk işler yapanlar daha aday bile belirlenmeden kumpaslar kurmaya çalıştılar. Yok şu gidecek, bu gitmeyecek diye"

"AKP modeli; yani bütün hatalarını bir maddeyle kapatıyorlar, gizlilik yasağı getiriyorlar."


CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin Habertürk'ün canlı yayınında güncel konularla ilgili soruları şöyle yanıtladı:

Sunucu: Gündemin bütün sıcak başlıklarını CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'le konuşacağız. Hoşgeldiniz Sayın Tekin.
Gürsel Tekin: Hoşbulduk iyi yayınlar diliyorum.

Sunucu: Teşekkür ederim. Şimdi sıcağı sıcağına en sıcak haberle başlayalım isterseniz. Çözüm paketi, mini çözüm paketi diyelim. İçişleri komisyonundan geçti. Beşir Atalay zaten en kısa sürede yasalaşmasını bekliyoruz demişti. 25 Temmuz'a kadar meclisin çalışma süresi uzatıldı. Ne diyorsunuz yetişecek mi? Çok tartışmalı bir ortamda geçmişti, sert tartışmaların olduğunu ekranlarda da getirdik izleyicilerimize. Özellikle MHP ve HDP vekilleri çok karşılıklı bir araya geldiler. Ne dersiniz yetişecek mi?
Gürsel Tekin: Bilemiyorum. Tabi büyük olasılıkla ayın 25'ine kadar parlamento açık olduğuna göre yetişecek gibi gözüküyor. Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Çok önemli bir mesele. Yani çözüm süreci adına barış süreci ne diyorsak diyelim. Bütün bu süreçlere baktığımızda ne garipse hep böyle seçime doğru gündeme geliyor. Bunun çok sağlıklı olamayacağını, aslında bu meselelerin Türkiye'de rahatlıkla müzakere edilmesi gerekiyor. Seçim olunca bir marj oluşuyor. Doğal olarak insanların kaygıları, kuşkuları oluşuyor.

Sunucu: Yani köşk seçiminden önce gelmesi manidar mı? Sizde aynı fikirde misiniz?
Gürsel Tekin: Elbette manidar. Neden 6 ay önce değil, neden 1 yıl önce değil. Yani kim ellerini bağlamıştı bu çözüm paketinin bu süreye kalmasının gerekçesi neydi? Bütün bunlara baktığımızda daha öncede yani 2009'a baktığınızda, ondan önceki bütün süreçlere baktığımızda genelde böyle seçime yönelik nasıl devşirebiliriz. Bunun ne Türkiye açısından çok yararı olur, ne de mevcut iktidar için çok yararlı bir süreç olduğunu düşünmüyorum. Bu mesele çok önemli mesele. Bunun uzun uzun müzakere edilmesi lazım. Sadece parlamentoda kısa böyle 24 saat içerisinde komisyonlar değil. Aynı zamanda basında, medyada, televizyonlarda da uzun uzun konuşulması gereken bir meseledir ama bakalım neyse hayırlı olsun.

Sunucu: CHP Lideri Kılıçdaroğlu destek vermişti Diyarbakır'da konuşmasında.
Gürsel Tekin: Elbette. Ama orada bir kaygılarımız var.

Sunucu: 4. Maddeyle ilgili bir şerh var.
Gürsel Tekin: Elbette. Şimdi o kadar enteresan bir şey var ki, yani her paketin içinde mutlaka böyle herkesin kaygı duyabileceği maddeler konmuş. İşte geçmiş dönemdeki faili meçhul cinayetler, yarın oluşabilecek herhangi bir olumsuzluklarla ilgili. Bütün bunları muaf tutuyorsunuz. Yani geriye dönük hesap sorma şansınız yok. Ya da oluşabilecek olumsuz, negatif bir şeyde kimseden hesap sormayacaksınız. Bunların çok doğru olmadığına inanıyoruz. Bu konuda çok ciddi kaygılarımız var. Elbette parlamentoda bunun mücadelesini vereceğiz.

Sunucu: Kaygıların ötesine nasıl geçecek bu mesela fiiliyata nasıl dökeceksiniz? Nasıl bir yol izleyeceksiniz?
Gürsel Tekin: Yani burada olmasa da anayasa mahkemesine götüreceğiz.

Sunucu: Bu önemli bir gelişme tabi ki. Peki şimdi bu yasal sürecin yasaya bağlanması, şeffaflaşması demek midir bu sürecin?
Gürsel Tekin: Çok şeffaf bir şey yok. Yani şu anda kamuoyunda tartışılan maddelerin önümüzdeki süreçte bütün bu sürecin yani beklentiye cevap verebilecek maddeler değildir diye düşünüyorum. Ama önümüzdeki günlerde kapalı devre bir müzakere gittiği için biz bilmiyoruz. Doğrusu sadece AKP, hatta AKP milletvekillerinin de bu süreci bilmediğine inanıyorum. Çok kapalı devre gitmesi çok doğru değildir. Elbette zaman zaman gizlilik içerisinde kapalı devrede gidilmesi gereken olaylar var. Ama en azından yasallaşması gereken süreçlerin kamuoyunda ciddi şekilde müzakere edilmesi gerekiyor.

Sunucu: Şimdi meclise gelmiş olması, mecliste görüşülüyor olması Sezgin Tanrıkulu'nun yine CHP'den bir açıklaması olmuştu. Bu anlamda aslında ilk kez işte meclis devreye giriyor bu da önemli bir adım demişti. O çerçevede?
Gürsel Tekin: Ama bütün bu kritik meselelere baktığınızda ne zaman geliyor parlamentoya? 9'a 5 kala geliyor böyle kısa süre içerisinde iki gün, üç günlük müzakerelerle yarım yamalak bir müzakere oluyor. Bunun çok doğru olmadığını düşünüyoruz. Yani geçmiş dönemlerde 4+4+4 ve o benzer kritik MİT yasası. Bunların parlamentoda rahatlıkla müzakere edilmesi için en az 1 ay, 15 gün önce gelmesi lazım. Yani siyasi partilerin elinde bu maddelerin öncelikli olarak verilmesi gerekiyor. İnsanların incelemesi gerekiyor. Bunların hiçbirisi olmuyor. Bir AKP modelidir dayatılıyor ve gidiyor böyle maalesef.

Sunucu: Peki Beşir Atalay önemli bir isim bu çözüm süreci konusunda özellikle. Son safhaya gelindiğini söyledi bu yasalaşmayla ilgili konuyla ilgili. Ne anlamak bundan yani silahsızlanma mı?
Gürsel Tekin: Hiçbir şey anlamıyoruz. Çünkü bilmediğimiz için ne demektir son safha herhalde kendileri biliyor. Kamuoyuna açıklamış olsalar bizde öğrenmiş olacağız. Beklentilerin ne olduğunu ya da yasallaşması gereken, yasal bir zemine oturması gereken hangi maddeler var bunların hiçbirisini bilmiyoruz.

Sunucu: Şimdi en önemli konular tabi hiç şüphesiz Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Köşk konusu. Şimdi bununla ilgili tabi çok sorumuz var. Propaganda süreci 11 Temmuz'da başlıyor. Liderlerde özellikle CHP lideri ve MHP lideri çatı adaya destek vermek için kendileri de miting yapacaklar. Nasıl bir yarışın içine giriyoruz önce sizin gözünüzle alabilir miyiz genel bir değerlendirme?
Gürsel Tekin: Tabi şimdi ilk kez bir Cumhurbaşkanlığı seçimi oluyor. Yani Türkiye'de ilk bir seçimdir. Yerel ya da genel seçim benzeri seçimler olmadığı için. Miting iklimine de çok uygun değil. Hem yaz çok sıcak, ramazan ayı. Doğrusu mitinglerin çok verimli olacağını zannetmiyorum. Daha çok sembolik birkaç miting olabilir. Ama kapalı salon toplantıları en avantajlı toplantılardır. Cumhurbaşkanlığı seçimi çok farklı bir seçim. Yani siz Türkiye coğrafyasında gezdirdiğinizde Cumhurbaşkanı adaylarımız yol yapacağım, su getireceğim diyecek değildir. Cumhurbaşkanlarının yetkileri çok sınırlıdır. Bu çerçevede daha çok ekranlarda kendilerini ifade etmesi gerekiyor ve Ekmel beyin dün bir televizyonda ilk kez müzakereli bir şey oldu ve bugün binlerce insanla gerek sosyal medyada gerekse birebir görüştüğümüz insanlarda çok önemli tepki aldık.

Sunucu: Eleştiriler var. Mesela özellikle CHP tabi yerel seçimlerde de aslında CHP'ye bu eleştiriler yönetilmişti ama işte Ekmeleddin İhsanoğlu için şimdi konuşuluyor. İletişim araçlarını pek etkin kullanamıyor CHP deniliyor. Ne diyorsunuz buna?
Gürsel Tekin: Kaldı mı ki kullanalım. Yani iletişim araçları dediğiniz televizyonlardır, gazetelerdir. Bütün bunlar hapsedilmiş, iktidarın hegemonyası altında burada nasıl kullanacaksınız. Ekranı açtığınızda örneğin 76 milyon yurttaşımızın vergileriyle yayın yapan TRT'nin 6 kanalı tamamı iktidarın emrindeyse siz kendinizi nasıl ifade edeceksiniz? Bütün bunları görmemiz lazım.

Sunucu: Ama onun ötesinde mesela aday açıklanırken de yapılan toplantıların da şekil itibariyle etkin olmadığı vurgulanıyor.
Gürsel Tekin: Olabilir o eleştiriler olabilir. Organizasyon eksiklikleri bu ayrı bir şey. Ama benim söylemek istediğim özellikle televizyonların ne zaman bırakın sadece Başbakanı yani bizde ay ay bütün dökümanları alıyoruz. AKP yetkilileri konuşunca neredeyse spor kanalları dahil olmak üzere canlı yayın veriyor. Ama sıra muhalefete gelince bugüne kadar çok önemli belgeler, bilgiler açıklamamıza rağmen hiçbir televizyon CHP'nin MYK toplantısı var burada mutlaka önemli bir şeyler vardır deyip de canlı yayın veren televizyonları maalesef göremedik bugüne kadar. Ama Sayın Arınç bir şey konuşunca 45 dakika, Sayın Çelik bir şey konuşunca 50 dakika hatta 100 dakika. Yani nefesleri yetse 3 saat konuşsa 3 saat canlı yayın veriliyor.

Doğrusu bu konuda da medyanın kendisine bir çekidüzen vermesi gerekiyor. Bütün dünyaya baktığınızda kamu görevi yapıyor aynı zamanda televizyonlar, gazeteler. Eşit davranması gerekiyor. Yani iktidarın yanında önemli olan muhalefetin ne söyleyip söylemediğidir. Baktığınızda muhalefet neredeyse yok sayılıyor. Bütün bunlara baktığınızda biz kendi imkanlarımızla, kendi olanaklarımızla kendi iletişimlerimizi yapacağız. Ama hiç merak etmesinler 37 gün içerisinde çok önemli bir süreçtir. Bu süreçte adayımız öne geçecektir.

Sunucu: Seçim aritmetiğini sormak istiyorum size. 3 aday var. Kimler arasında geçecek yarış?
Gürsel Tekin: Tabi ki 3 aday var ama ben haksızlık da yapmak istemiyorum Başbakanla Ekmel bey arasında geçecek. Selahattin Bey birinci turda önemli oy alabilir. Birinci turda Ekmel Bey birinci çıkacak o inanç içerisindeyim. İkinci turda da inşallah birinci olacağız.

Sunucu: Bazı şerhler vardı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ismiyle ilgili. Mesela CHP'nin kendi içinde de, vekillerin içinde de bir anlaşmazlık oldu. Sonradan tatlıya bağlandı görünürde bu ama. Oyları bölmüş müdür ya da CHP tabanının tümüne hitap edebilecek mi Ekmeleddin İhsanoğlu?
Gürsel Tekin: Kesinlikle. Yani bu konuda CHP'nin farklı bir siyasal yapısı var. İtiraz kültürü hakim olan bir siyasi partidir. Bu demokrasilerde olması gereken temel unsurda budur. Maalesef Türk siyasetinde demokrasi olmadığı için CHP’nin içindeki itirazları herkes sanki bölünecekmiş, parçalanacakmış gibi algılamaya başlıyor. Bütün dünyaya baktığınızda demokrasilerde olması gereken itiraz kültürünün olması gerekiyor. Herkes CHP'yi bir AKP gibi görmek istiyor. Asla AKP gibi olmayacağız. Elbette insanlar itiraz edecek, makul itirazlar olacak. Bugün zaten arkadaşlarımızın önemli kısmının basında demeçleri var. Önümüzdeki günlerde de o arkadaşlarımızda bu süreçte çok ciddi katkı sunacaklardır.

Sunucu: Parti içinde tamam ama oylara yansıması noktasında?
Gürsel Tekin: Zannetmiyorum öyle bir yansıma söz konusu olmaz.

Sunucu: Şimdi o aritmetiğe baktığımızda mesela Kürt seçmenin oylarının çok kilit noktada olduğu söyleniyor. Temel olarak yerel seçimleri baz alırsak MHP artı CHP %43,5 civarında. %6 küsurde HDP. %2'de Saadet Partisi var. Ne kadar etkili olur?
Gürsel Tekin: Yalnız bu Kürt seçmenini sadece %6 BDP'ye hapsetmek çok doğru değildir. Yani milyonlarca Kürt seçmen var. Örneğin İstanbul'da 2 milyona yakın Kürt seçmen var. Yani bunlar hepsi HDP'ye oy veren seçmenler değildir. Demokrasi meselesi ve özgürlük meselesinde en çok bu kaygıları yaşayan Kürt seçmenlerdir. Özellikle doğuda ve güneydoğudadır. Şimdi demokrasi ve özgürlük talebi olanların özgürlükleri ve demokrasiyi ortadan kaldıracağım diyen kişilere oy vermesi doğrusu büyük bir çelişki olur. Yani bu konuda da Kürtlerde, AKP'ye oy veren seçmenlerinde önemli kısmının bu seçimde uzlaşmayla...

Sunucu: Yani kilit noktada olduğunu düşünüyorsunuz o zaman sizde BDP tabanı ve Kürt seçmenin.
Gürsel Tekin: Ben sadece HDP ve Kürt seçmeni değil aynı zamanda AKP seçmeni konusunda da bu gidişatla ilgili çok ciddi kaygı duyan seçmenlerin Ekmel beye oy vereceğini biliyorum. Ben aynı zamanda sahadayım. Yani sahada insanlarla birebir görüşüyorum.

Şimdi şöyle bir şey sormak istiyorum. Bizi şuanda izleyen yurttaşlarımıza bir soru sormak istiyorum. Başınız dara düştüğünde, sıkıştığınızda başvurabileceğiniz bir yer var mı? Doğrusu size de soruyorum. Yani diyelim ki yarın iktidarın baskısıyla karşı karşıya kaldınız. Dünyanın herhangi bir ülkesinde böyle bir muameleyle karşı karşıya kalırsanız...

Sunucu: Bence hukuktur, yargıdır.
Gürsel Tekin: O da yok. Onu da kaldıracağım diyor. Ne yapacaksınız yani siz yarım yamalak kazanılmış haklarımız, özgürlük, demokrasiyi ortadan kaldıracak bir insana oy vereceksiniz yapacak bir şey yok o zaman yani. Bütün bu konularda AKP seçmeninde, Kürt seçmenlerinde bu meselelerde çok bilinçli olduğunu biliyorum.

Sunucu: Bu yarış demek ki o Kürt seçmenin oylarına yönelik, mesela çözüm süreciyle ilgili daha aktif bir CHP mi göreceğiz?
Gürsel Tekin: Tabi ki burada CHP, MHP ve 6 - 7 tane siyasi partinin Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda herkes bir çalışma yapacak ama daha çok Sayın Cumhurbaşkanı adayımızın bu meselelerle ilgili söylemiş olduğu projeleri çok önemlidir. Dün çözüm süreciyle ilgili kendisi aynı zamanda Ortadoğu’da bir barış elçisidir. 57 tane farklı ülkeyi bir arada tutmuş, 8 yıl barış içerisinde yönetmiş bir şahsiyettir. Türkiye'deki bu iç meseleler konusunda Alevi - Sünni çatışması, Kürt - Türk çatışması, bizden sizden çatışmalarının tamamını ancak bu ciddi deneyimi olan ve gerçekten bütün dünyaca bilinen, saygınlığı olan bir insanla çözülebilir. Bunun adresi de Ekmel Bey'dir.

Sunucu: Şimdi tekrar size döneceğim ama sıcak bir gelişme var. İzmir’de görülen askeri casusluk davasıyla ilgili bir gelişme. 5'i muvazzaf asker 10'u tutuklu 357 sanığın yargılandığı gizli bilgi ve belge bulundurma davasında mahkeme heyeti adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı şartıyla tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi.
Gürsel Tekin: Bu bile başlı başına organize işlerdir. Bütün bunlara baktığınızda şimdi 2010 yılında kamuoyunda çok tartışıldı. Ana muhalefetin, muhalefetin dinlendiğini, hatta belgelerin bile ortaya konulduğunu, iktidar o zaman hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Şimdi görüyorum geçen hafta bir feryat figan koparıyorlar. Efendim Başbakan dinlenmiş, biz dinlenmişiz, kumpas kurulmuş. Alçaklıktır, 76 milyon. Yani size gelince mi aklınıza gelecek. Böyle bir şey olabilir mi? Daha önce bir sürü insanlar mağdur edildi. Bu dinlenme kumpaslarında insanlar uzun süre cezaevlerinde yattı. Bütün bunlara bakacağız ve ona göre oy kullanacağız. Çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Ya demokrasi, özgürlük ya otoriter sistem.

Sunucu: Birinci turda Ekmeleddin Bey oyu alır dediniz ama sonuç...
Gürsel Tekin: Kesinlikle birinci olacak.

Sunucu: Birinci olur demek yani birinci turda bu iş biter anlamında mı bunu söylüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Birinci tur konusunda 3 siyasi parti, 3 aday olduğu için belki birinci turda şey olmayabilir ama birinci turda Ekmel Bey birinci olur.

Sunucu: Şimdi katılım oranının da düşük olacağı tahmin ediliyor araştırma şirketleri tarafından bu da AKP'ye yarar deniliyor.
Gürsel Tekin: Tam tersine kim hangi araştırma şirketi havuz araştırma şirketlerinden bahsediyorsunuz. Şimdi bakın havuz medyası var, havuz araştırma şirketleri var. Araştırma şirketleri beni şuanda izliyorlardır. Dünyanın her yerinde bütün demokratik ülkelerde araştırma şirketleri çok bağımsızdır, kamuda iş yapmazlar. Birkaç şirket hariç bütün şirketler şuanda bakanlıklarda trilyonluk işler yapıyor. Trilyonluk işler yapanlar daha aday bile belirlenmeden kumpaslar kurmaya çalıştılar. Yok şu gidecek, bu gitmeyecek. Tam tersini söyleyeyim o zaman. Keşke bu araştırma şirketlerinin bir tanesini karşıma getirseniz de onlara bir söylesem. Onların dünyadan haberleri yok. CHP seçmeni çok bilinçli bir seçmendir. Nerede olursa olsun mutlaka getirip oyunu kullanacak. Ama AKP seçmenlerinin tamamı Anadolu'dadır asıl kaygı duyulması gereken odur.

Sunucu: Peki şimdi biz Kürt seçmen acaba ne kadar Kürt seçmenden oy alabilir CHP diye konuştuk ama bunun tam tersini de isterseniz konuşalım. CHP’den kayma olur mu?
Gürsel Tekin: Cumhurbaşkanı adayımız alacak CHP seçimi değil.

Sunucu: Evet ama çatı adayı olduğu için sonuçta MHP ve CHP'nin tabanı destekleyecek o anlamda soruyorum. Dolayısıyla sizin oylarınızdan önemi var. Kayma olur mu?
Gürsel Tekin: Özellikle doğu, güneydoğunun dışında batıdaki Mersin, Adana, İstanbul, İzmir ve büyük kentlerdeki oturan Kürt seçmenlerimizin önemli kısmı kesinlikle Ekmel beye oy verecektir. Eğer kaygılar bir barış süreci ise işte barış elçisini aday ediyoruz.

Sunucu: HDP'nin %10'un üzerinde oy alacağı söyleniyor.
Gürsel Tekin: Doğrusu bende çok arzu ederim %10'u geçsinler. Çünkü Türkiye'de gerçekten antidemokratik bir uygulama %10 barajı dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir baraj sistemi var. Bu konuda da 2011 yılında CHP olarak barajın makul bir seviyeye inmesi için yasa teklifi vermemize rağmen ne yazık ki iktidar bu konuda gereken çabayı sarf etmedi. En azından bu psikolojik şeyi kırmış olmaları demokrasi adına başarılı olur diye düşünüyorum.

Sunucu: Türkiye'nin partisi olma yolu açısından ne anlam ifade eder?
Gürsel Tekin: Onu bilemiyorum onu HDP'ye soracaksınız.

Sunucu: Sizde ama içinde olarak yani sonuçta bir fikir beyan edebilirsiniz. Peki AKP seçmeninden Ekmeleddin İhsanoğlu oy alır mı? Kendisi dünkü açıklamasında dedi yani benim AKP'li dostlarımda var dedi.
Gürsel Tekin: Biraz önce ifade ettim. Yani bütün bu bizim taşıdığımız yani Başbakanın deyimiyle %50 bizden, %50 sizden. Bu AKP'ye oy veren %43 seçmene sorduğumuzda elimizde farklı bir araştırma var.

Sunucu: Nedir o araştırma?
Gürsel Tekin: Kaygı konusunda. Yani gidişatla ilgili, demokrasiyle ilgili, hukukla ilgili, özgürlüklerle ilgili. Nasıl bir şeyiniz var. Önemli kısmı AKP’ye oy veren %43 seçmenin %20’si bu kaygıları nasıl biz taşıyorsak o da taşıyor. Bu kaygıları taşıyan insanların dün gerçekten yani bizim uzlaşı adayımız olduğu için söylemiyorum bir devlet adamı edasında. İzlerken hayranlık içerisinde izledim. İşte Cumhurbaşkanımız dedim. Yani Cumhurbaşkanı dediğin böyle olmalı. Bizi döven, hakaret eden, onu yok sayan değil. 76 milyon oy veren, vermeyen. Aslında oy vermeyen insanlarında evet yani oy vermedim ama benim Cumhurbaşkanımdır diyebilmeli. Ama %50 bizim, %50 sizin. Bizim belediye, sizin belediye. Bizim medya, sizin medya, bizim, sizin diye ayrıştıranlara oy vermek Türkiye'nin altına dinamit sokmak demektir.

Sunucu: Önemli bir seçim, halk tarafından seçilecek ilk kez. Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları var. İcracı bir Cumhurbaşkanı olacağım diyor ama geride Başbakanlık içinde icracı bir Başbakandan bahsediyor. Hep yetki çatışması konusunu konuştuk daha adaylar açıklanmadan. Siz öngörüyor musunuz öyle bir çatışmayı?
Gürsel Tekin: Şimdi demokrasiler kurallarla yönetilir. Cumhurbaşkanının yetkisi çok açık ve net. Cumhurbaşkanı kurumlar arasındaki uyuşmazlıkları giderir. Kritik süreçlerden devreye girer. Anayasadaki görevi çok açık, net. Cumhurbaşkanı yol yapacak değil, arsa tahsisi yapacak değil. Sayın Başbakan diyor ki ben fiilen anayasayı falan dinlemeyeceğim oradan Cumhurbaşkanı olacağım ama aynı zamanda da yasal olmasa da gayri yasal bir başkanlık sistemi uygulayacağım. Tayin edilmiş bir başbakan, tayin edilmiş bürokrasi. Bunu kabul etmek mümkün değil. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye seçmeni de buna izin vermeyecektir. Cumhurbaşkanının yetkileri çok açık, nettir. O yetkiler içerisinde bizim aradığımız Cumhurbaşkanı Türkiye'de kritik süreçlerde devreye girecek ve bir fren görevi yapacak. Örneğin hukuka baypas yapılırken Cumhurbaşkanı Sayın Gül dur diyebilmeliydi. Sosyal medyaya yasak gelince bekle dur diyebilmeliydi. Belki Sayın Gül bunları yapmış olsaydı bugün bu arayışlar başlamamış olurdu. Ama bizim beklediğimiz 76 milyon insanın güven duyabileceği bir süreci maalesef işletemedi. İşletemediği için ve bu süreci işletebilecek bilgi birikimiyle, devlet deneyimiyle, Ortadoğu coğrafyasındaki yapmış olduğu görevlerle. Çünkü Ortadoğu coğrafyası şuanda çok önemli bir süreçteyiz. Türkiye gibi çok önemli bir ülke…

Sunucu: Oraya gelmeden Suriye'yle ilgili şeyler ve IŞİD'i konuşmak istiyorum. Bu seçimlerle ilgili isterseniz şöyle noktayı koyalım. Haziran 2015'te genel seçimler var. Köşk seçimlerinden sonra erken genel seçim bekliyor musunuz?
Gürsel Tekin: Bekliyorum. Yani büyük olasılıkla bir erken seçim gözüküyor.

Sunucu: Bu da önemli. Şimdi Ortadoğu dediniz, 2012'de Suriye'de düşürülen uçak ve şehit olan iki pilot var. Onunla ilgili yapılmış olan açıklamalar vardı medyaya yansıdı bu CHP tarafından. Uçağın Suriye tarafından düşürülmediğini söylüyorsunuz. Bu konuda verilmiş bir önergenizde var. Gizlilik kararı da var bir yandan devam eden ama bu...
Gürsel Tekin: Çok kolay. Şimdi AKP modeli yani bütün yapmış oldukları hataları bir maddeyle kapatıyorlar gizlilik yasağı getir. Önce bir kere Reyhanlı’dan başlamamız lazım. CHP'nin Suriye politikası konusunda baştan itibaren itirazlarının yarısını ciddiye almış olsalardı ve bugün bu meselelerle karşı karşıya kalmamış olacaklardı. Rakka şehrinde bombalı araçlar Reyhanlı'ya gönderildi ve ertesi gün, ertesi günde değil galiba 3 saat ya da 4 saat sonra Sayın Hüseyin Çelik, Bülent Arınç, Sayın Başbakan ayrı ayrı çıktı açıklama yaptılar. O kadar hızlı. Biz herhalde şey zannettik. Bu biliyorsunuz anlık istihbaratlarda herhalde bu bilgiyi aldılar diye düşünmüştük. Dediler ki, Esat güçleri ve işte bir sol örgüt yaptı diye. 3 - 5 gün geçtikten sonra burada El Kaide ve bugün IŞİD dediğimiz bu örgütün Rakka şehrindeki şeyinde hazırlanmış bombalı araçlarla 53 tane vatandaşımız hayatını kaybetti. Bunlar kıyametleri kopardılar. Bunun bedeli ağır olacak falan. Ne yaptılar? Hiçbir şey yapamadılar. Niye yapamadılar? Çünkü oradaki örgütün hayatta kalmasını Türkiye finanse etmişti.

Sunucu: Şimdi benim merak ettiğim şey şu Gürsel Tekin...
Gürsel Tekin: Uçağa geleceğim.

Sunucu: Gizlilik kararı yani biliyor, eğer kalkarsa anlatırız bildiklerimizi diyorsunuz.
Gürsel Tekin: Ama var dosyada hepsi zaten. Bu benim böyle havadan keşfetmiş olduğum bir şey değildir. İkincisi uçağımız düştü. Uçak düşer düşmez yine bunlar çıktılar ekranların karşısında maşallah 30 tane ekranda canlı yayın veriyor. Türkiye'nin sabrını ölçemezsiniz öyle yaparız, böyle yaparız vay. Bizde helal olsun yani ne güzel bunlar ne yapacaklar diye merak ettik. Tezkereyi çıkardılar. Ne oldu bir şey yapabildiler mi? Niye yapamadılar? Bu soruları soruyoruz. Birincisi şunu soruyoruz. Bu uçağı niye gönderdiniz? İki, sınır ihlali var mı? Üç, pilotlarımızın hayatını kaybetmiş iki tane şehit pilotumuzun raporları var mı? Dört, uçağı kim düşürdü? Bütün bu koordinatlara baktığınızda dosyada çok açık. Dosyaya niye gizlilik koyuyorsunuz ne var yani burada? 76 milyonun bilmesi gereken bir meseleyi niye kapatıyorsunuz? Bekliyoruz sabırsızlıkla bakanlık cevap verecek. Ne zaman verir bilmiyorum.

Sunucu: Bu gizlilik kararının kaldırılmasıyla ilgili bir girişiminiz var mı?
Gürsel Tekin: Hayır bizim girişimimizle olacak bir şey değil ki.

Sunucu: Yani yasal olarak böyle bir hak?
Gürsel Tekin: Hiçbir şey yapamazsınız. Yani iktidar bu torba yasasında çıkardığı kanunlarla istediğini yapıyor.

Şimdi yine başka bir şey, yine bu torba yasası. Yani dünyanın hiçbir yerinde olmaz böyle. Sürekli paramparça edilmiş bir hukuk. Ne zaman duyulursa bir torba, tombala yasası gibi bir torba yasasıyla getiriyorlar. Önümüzdeki çıkacak torba yasasında özellikle kamuda çalışan, yani namuslu, şerefli, haysiyetli emniyet müdürü, kamuda çalışan insanlar. Bu yasadışıdır, bunu yapmayacağım dediğinde rahatlıkla amiri onu görevden alabilecek. Yargıya gittiğinde. Yani 30 gün içerisinde dönme hakkı var yargı haklı bulursa. Yargı haklı bulsa da dönme şansı olmayacak yeni çıkan yasayla. Hoş geldin diktatörlük.

Sunucu: Oldukça zor bir süreç.
Gürsel Tekin: Kesinlikle.

Sunucu: Çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.
Gürsel Tekin: Pazar günü Sayın Cumhurbaşkanı adayımızla inşallah Sıraselviler'de dolaşmak istiyoruz. Daha sonrada bir ilçemizde iftar yemeği yapacağız.

Sunucu: Birebir yanında olmaya devam edeceksiniz.
Gürsel Tekin: Birçok arkadaşlarımız var. Ben sadece Pazar günü kendime vazife edindim ve inşallah Salı günü de Salı pazarına gideceğiz yurttaşlarımızla beraber olacağız.

Sunucu: Kılıçdaroğlu'yla Ekmeleddin İhsanoğlu'nu sık sık görecek miyiz yanyana?
Gürsel Tekin: O programlar nedir bilmiyorum ama daha çok biz Sayın Genel Başkanımız illeri dolaşacak, bizler dolaşacağız. Tabi ki Cumhurbaşkanı adayımız ayrı dolaşacak, bizde ayrı dolaşacağız.

Sunucu: Çok teşekkür ediyoruz.

    Cumartesi, 05 Temmuz 2014 15:05

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica