Gürsel Tekin, saldırganın banka borcunu kimin ödediğini sordu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CNN Türk'te Karşı Gündem programının yayın konuğu oldu. Kemal Kılıçdaroğlu'na önceki gün mecliste düzenlenen saldırı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Gürsel Tekin, "Bu sadece hassasiyeti yüksek bir vatandaşın yaptığı bir eylem değildir, Hrant Dink olayı ve faili meçhul cinayetlerde bu nitelikli insanlar kullanılır, bunların araştırılması gereklidir." dedi.

Gürsel Tekin konuşmasını, "Profesyonellik şuradan belli ilk kez parlamentoya gelen bir kişi, en stratejik yeri seçiyor. O atmosferde bizler olmasak, Sırrı Sakık olmasa bir başka atmosfer yaşanabilirdi. Şimdi doğal olarak aklınıza bir BDPli ihtimali geliyor. Seçim yeri çok kritik. Dahası, meclise giriyor üç saat ortada yok. Çok enteresan mesela hangi siyasi partiye üyesin diye sorulmuyor. Özellikle bugün iktidara yakın olan gazetecilere soruyorum elinizi vicdanınıza koyun. Bunun tersini düşünelim bir CHP üyesi Başbakan'a ya da AKPlilere saldırsaydı ne olurdu?

Sizin aracılığınızla şunları sormak istiyorum, birincisi Elmadağ Belediye Başkanıyla yakınlığı var mı ikincisi bu kişinin banka borcunu kim ödedi?

Biz bunu AKP yaptırdı falan demiyoruz ama kim yaptırırsa yaptırsın çok sağlıklı araştırılması gerekir. Bu sadece hassasiyeti yüksek bir vatandaşın yaptığı bir eylem değildir, Hrant Dink olayı ve faili meçhul cinayetlerde bu nitelikli insanlar kullanılır, bunların araştırılması gereklidir."
şeklinde sürdürdü.

Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin de değerlendirmede bulunan Gürsel Tekin, cumhurbaşkanının herkesin üzerinde hemfikir olabileceği bir kişi olması gerektiğini ve haksızlığa uğramış herkesin güven duyabileceği bir isim olması gerektiğini dile getirdi.

Yerel seçimlerde alınan sonuçların başarı olarak değerlendirilmediğini söyleyen Gürsel Tekin, "Siyasi geçişler Türkiye'de kritik süreçlerde oluşmuştur. Seçmeni etkileyen temel etken ekonomidir. Yapılan mitinglerde sadece tapelerden bahsetmişiz gibi yansıtıldı ne yazık ki.

Türkiye'de vatandaşların yüzde 85'i yolsuzlukların en az benim kadar farkında ama maalesef çürümüş bir sistem. Gelimiş bütün ülkelere baktığımızda sistemler tartışılır. İyi adam kötü adam devri kapanmalıdır.

Hukuk sisteminin işlediği bir ortamda suç unsurlarının bu kadar büyüdüğü bir dönem görülmemiş. Hiçbir siyasi,
"Hayır bunlar yolsuzluk yapmadı" demediler. Sadece paralel devlet, kumpas dediler. Bir banka genel müdürünün evinde ayakkabı kutularında 4.5 milyar dolar para bulunuyor ve bu adam hiç birşey olmamış gibi bir başka bankanın yönetim kurulu üyesi oluyor. Bu toplumun bir vicdanı var size oy verenlerinde vicdanı var. Ben yüzde 60 aldım yüzde 45 aldım, yolsuzlukların üstünü örteceğim böyle birşey mümkün olabilir mi?" dedi.

Yerel seçimlerde İstanbul'da Sarıgül'ün doğru aday olup olmadığı konusunda ise, "2 yıl önce İstanbul'un rant haritasını Başbakan'a gönderdim. Mustafa Bey doğru muydu yanlış mıydı bu saatten sonra bunu tartışmanın anlamı yok ama şu konuda hala iddialıyım ben aday gösterilseydim en az yüzde 4, yüzde 5 AKP'ye fark atardım." dedi. 

    Perşembe, 10 Nisan 2014 12:35

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica