Gürsel Tekin: "Yargı rafa kaldırılmış"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin CNNTürk'te Ankara Günlüğü programının konuğu oldu. Gürsel Tekin, "Türkiye'nin ivedilikle evrensel kurallar içerisinde hukuk sistemine kavuşturulması gerekmektedir." dedi.
Gürsel Tekin, İlker Başbuğ'un tahliyesine ilişkin, "Siyasette mutlak beraberlikler mutlak ayrılıklar yoktur. Görüyorum ki Türkiye'de siyaset hızla değişiyor ve gelişiyor. Sayın Başbakan "Ben bu davanın savcısıyım" demişti. Sayın Baykal'da "Ben de bu davanın avukatıyım" demişti. Başbakan "O zaman yargıya müdahele edemezsiniz" demişti. Şimdi görüyorum ki yargı rafa kaldırılmış. Siyasi partiler ihtiyaçlarına göre yasa yapmaya başladılar. Bu ülkede genel kurmay başkanlığı yapmış bir insanı cezaevine atıyorlar. Başbakan o zaman hiçbir şey söylemeyecek, şimdi kumpas kurulmuş falan diyecek. Bugün yaşadıklarımıza bakalım. Erdoğan da, Arınç da Sayın Erbakan'ın dizinin dibinde büyüdüler. Sayın Erbakan bir yıl evinde hapis cezası aldı. Türkiye'nin en önemli kurumlarından birinin başkanı, genel kurmay başkanı için hiçbir şey yapmıyorsunuz. Ama Rıza için hemen harekete geçiyorsunuz. Hemen çıkarıyorsunuz. Yani Rıza, Erbakan'dan ya da Genel Kurmay Başkanı'ndan daha mı değerliydi?" değerlendirmesinde bulundu.
 
Türkiyenin ivedilikle evrensel kurallar içerisinde hukuk sistemine kavuşması gerektiğini belirten Gürsel Tekin, "Demokrasi paketi diyorlar, paket üzerine paket. Hukuk pakatlenebilecek kadar basit bir şey değildir. Bakın Sayın Arınç şunu dedi, "Benim odama geldiler beni tehdit ettiler, Sayın Başbakan'ı da tehdit ettiler." Bir ülkenin başbakanının ve bakanın tehdit edildği bir ortamda vatandaşın güvenliği olabilir mi?" dedi.
 
Paralel devlet ve yolsuzluk operasyonlarına ilişkin açıklamalar yapan Gürsel Tekin, "Bu argümanların hepsini doğru sayalım. Ancak bu yolsuzluklarla ilgili, tapelerle ilgili kamuoyunu tatmin edecek bir söylem var mıdır? Başbakan'ın söylemiş olduğu bu montaj için, ertesi gün Sayın Başbakan'ın kızı İstanbul'a gitti mi? GAP inşaattan dört daire satın alındı mı, parası ödendi mi? Nasıl bir tesadüftür ki bu kadar denk geliyor? Umuyorum ki bunlara cevap verirler.
 
Bugün dünya kamuoyunda Türkiye'nin itibarı tartışılıyor. Hem Türkiye hem dünya kamuoyunu tatmin edecek cevaplar henüz alınmış değildir." şeklinde konuştu.
 
Gürsel Tekin, Başbakan ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında sürekli sert söylemlerin geçmesinin seçmene nasıl yansıyacağına ilişkin bir soruya, "Seçminin bu olayların farkında olmaması düşünülemez. Elbette son gerilimlere baktığımızda seçmenin önemli kısmının hoşnut olmadığını da biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu çok zarif bir insandır. Biz genel başkan yardımcılarıyız, bizlere bir kez bile yüksek sesle konuşmamıştır. Başbakan örneğin, cibiliyetsiz dedi. Başbakan Kasımpaşa çocuğudur. Bunları Kasımaşa'da bir kahvede söylese kesin kavga çıkar. Başbakan'ın söylemleri Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediklerinden çok daha ağırdır. Kemal Kılıçdaroğlu'na saygınız olmayabilir ama bu ülkede yaşayan Alevilere saygınız olmak zorundadır. Balkon konuşmasında "76 milyonun başbakanıyım" diyen bir başbakan miting meydanlarında milyonlarca Alevi'yi yuhalatacak. Bu kabul edilebilir mi?" diye cevap verdi. 
 
2,5 yıl önce İstanbul'un yolsuzluk ve rant haritasını açıkladığını, ancak kimseden cevap çıkmadığını da dile getiren Gürsel Tekin, "Yabancı uyruklu bir iş adamı, bakanlar kurulunun neredeyse üçte ikisini rehin alır durumdaysa bu çok tehlikelidir. Ben iki buçuk yıl önce bunları açıkladığımda paralel devlet mi bunları verdi? Keşke o zaman savcılar bu dediklerimi ciddiye alabilseydi. Etme bulma dünyasıdır, kimse bulsun istemem tabi. Sayın Kılıçdaroğlu üç yıl önce "Ben ve arkadaşlarımız dinleniyoruz" dedi. Sayın Başbakan dedi ki "Korktuğunuz bişey mi var?" Böyle bir şey olur mu? Başbakan böyle derse Ulaştırma Bakanı durur mu? "Korkacak bir şeyiniz yoksa dinlenin" dedi. Bu son dinlemeler Başbakan'ın özel yaşamıyla ilgili olsaydı en büyük tepkiyi biz gösterirdik. Ama ortada organize bir yolsuzluk var. Bütün bunları paralel yapıya bağlamak mümkün müdür?  Hukuk hepimize lazım. Özgürlük ve demokrasi hava kadar su kadar önemlidir. 
 
Başbakan'ın son dönemde kurduğu cümlelere baktıkça şaşkınlıkla izliyorum. Yanıldık diyor, aldatıldık diyor. Efendim kim sizi yanılttı? O zaman yüzde elliyle tek başıma iktidarım demeyeceksiniz. Benim müttefikim vardı, koalisyonum bozuldu diyeceksiniz." dedi.
 
30 Mart seçimlerinin çok önemli olduğunu dile getiren Gürsel Tekin seçim güvenliğiyle ilgili kaygıları olduğunu dile getirerek "Bütün seçimlerin güvenliği İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na bağlıdır. Bu iki bakanlığın son dönemdeki uygulamaları hiç bir yurttaşa güven vermemektedir. Olağanüstü hal yasası bugün uygulanmaktadır. Polis devleti uygulamalarında seçim güvenliği olmaz." diye ekledi.
 
Anayasal kurallar içerisinde bir siyasi partiye saldırı yapmanın kabul edilebilir olmadığını belirten Gürsel Tekin, HDP'ye yapılan saldırıyı da kınadığını dile getirdi.
 
Anahtar Kelimeler
    Pazar, 09 Mart 2014 22:41

Bağlantılı Konular