Tekin, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını ve CHP’nin önerilerini değerlendirdi

Genel Başkan Yardımcısı Tekin Habertürk’ün canlı yayınında CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve CHP’nin önerileri konusunda soruları şöyle yanıtladı.

 

Ezgi Evcil: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu demokrasi bildirgesini açıkladı. Aslında bildirgede hem çözüm sürecine yönelik öneriler, talepler, eleştiriler, hem de yeni anayasa sürecine ilişkin talepler var. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin yanımızda konuğumuz. Efendim toplantı devam ediyor genel yayın yönetmenleriyle. Öncelikle nasıl değerlendiriyorsunuz bu bildirgeyi?
Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Özellikle kamuoyunun bilmesi açısından belki yeni gençlik, yeni gençler bilmeyebilir. Bu sorun 12 Eylül’le beraber başlamış ve kronik hale gelmiş bir sorundur. Bu sorunun ortadan kaldırılması için sorunun barışçıl bir çözümle olabilmesi için Cumhuriyet Halk Partisinin hazırlamış olduğu 8 tane farklı rapor var. Ve bu 8 tane raporun tamamı da o dönem basınımız, medyamız, belli kesimler, özellikle sağ iktidarlar tarafından çok acımasızca eleştirilmiştir. Örneğin 89 raporunu bugün AKP’de yönetici olanlar, Sayın Başbakanın yayında yöresindeki bakanlar dahil olmak üzere acımasızca eleştirdiler. Ve neredeyse o tarihte, o dönemde cumhuriyeti kuran İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü’yü terörle işbirliği yapıyor gibi suçladılar. Ne gariptir ki tarih 8 raporda da bizi haklı çıkarmış. Baktığımızda bakın 87, 89, 92, 96, 99, faili meçhul cinayetlerin en acımasız olduğu dönemde 99’larda biz raporlar hazırlamışız. Bunlar hep tartışma konusu olmuş. Umut ediyorum ki bu rapor tartışma konusu olmaz. Neden bunu söylüyorum? Türkiye’nin toplumsal barışa ihtiyacı var. Eğer gerçekten bu ülkede birlik, bütünlük ve toplum barışı istiyorsak herkesin Cumhuriyet Halk Partisine kulak vermesini istiyorum.

Sayın Teki, 12 madde. CHP biz olsak ne yapardıktan başlayarak sürece yönelik hem eleştiriler, hem talepler var. Aslında bugüne kadar dile getirilen şeyleri derli toplu olarak net bir şekilde ifade edildiğini söylemek mümkün bu bildirgeyle birlikte?
Elbette. Daha öncede aslında söylemiş olduklarımız çok net. Örneğin demokrasinin ve özgürlüğün önündeki engellerin kaldırılabilmesi için 2011 yılında seçimden hemen iki ay sonra arkadaşlarımız onlarca kanun teklifi vermişlerdir. Siyasi partiler yasası, %10 barajı, faili meçhul cinayetler, aklınıza gelebilecek demokrasinin ve özgürlüğün önündeki bütün engellerin kaldırılabilmesi için tek kanun teklifi veren siyasi parti biziz. Hatta bu konuda bugün açılımcı, bugün barış güvercini olanların çok acımasızca eleştirilerini almışız. Bunun bir tanesi de Sayın Başbakandı. BDP’yle ilgili dokunulmazlığı kaldıracağım dediğinde buna en şiddetli karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu olmuştu. Demokrasi günü birlik siyasi partilerin hukuk, siyasi partilerin ihtiyaç duyduğu, bugün ihtiyaç duyup da yarın ihtiyaç duymadığı bir malzeme değildir. Biz evrensel hukukla bu iç barışı sağlayabiliriz.

Bildirgede önemli bir not var. Öcalan’ın sunduğu çözüm önerisiyle CHP’nin sunduğu çok farklı. Etnisite temelli, konfederasyon temelli. Biz bunların hepsine karşıyız deniyor. Ancak bir gelişme yaşandı iki gün önce. Bundan hemen önce BDP, DEP ve TİP’in milletvekillerinin de imza attığı bir yeni başka bir demokrasi bildirgesine CHP’li milletvekilleri de imza attılar. Bu bildirgenin etnisite temelli olduğu söyleniyor. Bu noktada da CHP’nin kendi içinde yeniden bir çelişkiye düştüğü eleştirileri geldi. Kemal beyden de herhangi bir açıklama gelmedi bununla ilgili. Kısa bir açıklama geldi.
Bu bildirge biliyorsunuz Türkiye’deki aydınların hazırlamış olduğu bildirgedir. O CHP’yi bağlayan bir bildirge değil. CHP’yi bağlayan CHP o kadar meseleleri ciddiye almış ki 2011 yılında da kamuoyunun bilmesi açısından. İlk kez bir siyasi parti bu meseleyle ilgili Kürt sorunuyla ilgili önerilerini sıralamış ve bir bülten haline, bir şey haline getirmiş kamuoyuyla paylaşmış. Bizim dışımızda kimse paylaşmış değil. Aydınlarda bildiriyi imzalayabilir, başkaları da ama Cumhuriyet Halk Partisinin belgesi burada.

Resmi belgemiz budur diyorsunuz.
Tabi ki. Kurumsal kimliğini taşıyan, Sayın Genel Başkan ve Genel Başkan Yardımcılarının, herkesin ortak değerlendirdiği bir çözüm paketidir. Umut ediyorum ki, şimdi şöyle bir tartışma olabilir. Demokrasi, özgürlük hava ve su gibidir. Herkesin ihtiyaç duyduğu bir şeydir. O ihtiyaç duyar, bu ihtiyaç duyar değil. Şunu sulandırarak efendim bunu PKK’da istiyormuş, bunu falanda. Evet özgürlüğü kim istiyorsa hep beraber yapalım. Bizim derdimiz özgürlüktür, demokrasidir. Bu sürecin özellikle son dönemlerde konuşulan, yani adına daha net bir tanım konulmadı, barışsa barış, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için sürecin önündeki bütün engellerin kaldırılması lazım. Yani arabayla siz yürüyorsunuz yollar mayınlı. Mayınlı yollarla siz aracı yürütemezsiniz. Bizde diyoruz ki, barış yolundaki bütün bu engelleri ortadan kaldıralım. Ama ne yazık ki bugünkü iktidar demokrasiden ve özgürlükten korkuyor.

Sayın Tekin çok teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız için.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 10 May 2013 13:34

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica