“Irak’taki mesajlarımız da barış ve kardeşlik olacak”

Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, STV Haber'de CHP'nin Irak ziyareti, Mısır ve deprem konuları başta olmak üzere bir çok soruya yanıt verdi.

 

Yakup Sağlam: CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin’le birlikteyiz. Gündem yoğun. Bütün konuları kısa kısa değerlendirmeye çalışacağız diyelim. Öncelikle teşekkür ediyoruz yayınımızı kabul ettiğiniz için. İsterseniz Mısır’da yaşanan bu darbe süreci sonrasında katliam devam ediyor. Buna ilişkin hem Türkiye’nin durduğu nokta, hem de yaşanan gelişmeleri kısa bir değerlendirebilir misiniz?
Maalesef tabi ne yazık ki 14 yıl önce yaşamış olduğumuz Marmara depremi gibi Mısır’da yaşanan bu acı olayı da şiddetle kınıyoruz. İvedilikle bu kanın durması gerekiyor. Tam da bu konuda her ne kadar Türkiye uzun süredir Ortadoğu coğrafyasında bütün bu komşularımızla tecrit edilmiş bir vaziyette de olsa üyesi olduğumuz bütün örgütleri harekete geçirmemiz lazım. Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları örgütleri, NATO. Bu kabul edilecek bir şey değildir. İşte tam da Türkiye içe dönük değil, uzun süredir aslında bizim belki burada da bir ders almamız gerekiyor. Türkiye’de uzun süre dış politikamıza baktığımızda dış politika iç politikaya malzeme edilemeyecek kadar çok önemli olduğunu AKP iktidarının kavraması gerekiyor. Umut ediyorum ki bu şiddet biran önce sonlanır diye düşünüyorum.

Oradaki büyükelçi çağrıldı, istişarelerde bulunulacak. Mısır’da karşı atağa geçti kendi büyükelçisini çağırdı. Bundan sonraki süreçte beklentileriniz, tahmininiz nedir?
İşte bu politikalar sadece bugüne mahsus değil. Yani o one minute hikayesinden sonra başlayan sürecin ne kadar yanlış olduğunu, dış politikada iç politikaya reye devşirilemeyecek kadar önemli olduğunu kavramamız lazım. Bu politikamızı sadece Mısır’la ilgili değil dış politika konusunda, Ortadoğu politikası konusunda kendimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekir.

Genel Başkanın Irak ziyaretinde Mısır’da galiba konuşulacak. Oradaki mesajlarınız ne olacak tam olarak?
Elbette ki barış olacak. Sayın Genel Başkanımızın Ortadoğu’ya davet edilişinin temel sebebi de Ortadoğu’nun barışının ivedilikle sağlanması gerekiyor. Bayram günü, bakın en kutsal günümüzde Bayram günü Ortadoğu coğrafyasının tamamında, hangi gün? Dinimizce kutsal sayılan bayram gününde binlerce insan öldürülüyorsa hepimiz kendimizi gözden geçirmemiz lazım. Ortadoğu’da da bizde de hepsinde de barışın sağlanması için çaba sarf edeceğiz.

Peki Amerika’nın, BM’nin ve  kralın yapmış olduğu açıklamaları bu noktada nasıl değerlendirelim?
Onu da iktidara soruyorum. Daha dün biz küresel gücüyüz. Sayın Başbakanın hani bizle kirvelik ilişkileri var ya böyle ayda bir kirveler birbirlerine gidip gelir. Her ay Katar’a gidiyordu. Şimdi ben sormak istiyorum ne oldu bu Katar’la, Arabistan’la, Amerika’yla ilişkileriniz bir günde kopabilecek vaziyete geldi. Bütün bunları iktidar yetkililerinin vermesi gereken cevaplardır.

Mısır’da darbe depremi dedik. 14 yıl önce 99’da da maalesef bugün gerçek acı bir deprem yaşadık. Türkiye 14 yılın ardından depreme hazırlıklı mı?
Kesinlikle değil. Ne yazık ki, hani deveye demişler ya boynun niye eğri demiş, nerem düzgün ki. 14 yıl önce çok büyük bir acı yaşadık. Hani bir deyim var ya insanlar cehennemi görmeden cennete inanmaz. Büyük bir cehennemden sonra zannettik ki iktidarlar ciddi bir uğraş içinde olacak ve depremin dönüşümü için bütün bilimsel çalışmalar yapıldı. Ama ne yazık ki bir arpa boyu yol alınamadı. Hepiniz hatırlarsınız gazetelerinize, televizyonlarınıza baktığınızda göreceksiniz deprem konteynırları konulmuştu. Var mı şimdi? Ne oldu bu deprem konteynırları? Deprem için, olası bir depremde kullanılması gereken kamu alanları var mı? Ne var şimdi yerinde? Sayın Başbakan çok merak ediyor efendim işte Bodrum’da bir tane kaçak yer bulmuşta yıkılsın. Nerede kaçak varsa hepsini yıkalım. Ama Sayın Başbakan sizin 6, 7, 8 emsallar vicdanımı kanatıyor dediğiniz yerde gelin İstanbul’da 20 emsalları, 18 emsalları, 13 emsalları size göstereyim. Esenyurt’ta, Esenyurt’a bir gidin 14 emsal. Kabul edilir gibi değil. Biraz önce gördünüz. Şimdi Sayın Başbakan bugün Bursa’da hiçbir şey olmamış gibi, o fotoğrafı görmeyeceklermiş gibi, gazetelerde görmeyecek ben biliyorum, televizyonlarda görmeyecek. Efendim kentsel dönüşüm yapıyor. Kentsel rezaleti gördünüz değil mi orada? Eğer bu dönüşümünüz bu kentsel rezalet gibi olacaksa ellemeyin bırakın kalsın kardeşim.

Bu noktada CHP’li belediyelerin…
Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz uzun süredir depremin dönüşümü için, sadece deprem değil ulaşım dahil olmak üzere bu çalışmaları Sayın hocam dahil olmak üzere 100’ün üstünde bilim adamlarıyla, üniversitelerle burada çok ciddi bir çalışma yaptık. Ve bu çalışmalarımızın tamamı üniversitelerde ders kitapçığı olarak okunuyor. Keşke çevre şehircilik bakanlığı okuyabilse. Keşke Sayın Topbaş okuyabilse. İnşallah CHP iktidarıyla bu projelerimizin tamamını uygulayacağız. Kentsel dönüşümde hiç kimse mağdur olmayacak. Bakın Sultan mahallesinde binlerce insan mağdur oldu. Tarlabaşında binlerce insan mağdur oldu. Önümüzdeki günlerde binlerce insan mağdur olacak. Bu bir kentsel dönüşüm değil, bu bir kentsel soykırımdır. Bu soykırımdan ivedilikle vazgeçmemiz lazım. Gelin hep beraber bizde destek verelim. Bilimsel altyapısı olmuş, çalışılmış. Dünyanın en önemli üniversiteleri Türkiye’de şuanda bu 3. köprü çalışmasıyla ilgili Sayın Topbaş’ın söyleyebileceği iki cümle yok mu? Bu ya da İstanbul’daki 3.havaalanı, İstanbul’daki kentsel dönüşümlerle ilgili bu üniversitelerin söyleyebileceği iki cümle yok mu? Kime soracağız? Kasaplar odasına mı soracağız? Bir soralım onlara. Onlarda aynen bizim gibi bilimsel olarak bunun olmayacağını söyleyeceklerdir.

Peki halka sorma vakti geliyor, sandık yaklaşıyor. Son günlerde özellikle Büyükşehir belediye başkan adayları konuşuluyor. CHP’de Sarıgül ismi var yok sizde biran önce açıklasın demiştiniz. O da ben yurttaşlarla dolaşıyorum, onlara soruyorum.
O da adaylık için değildi bizim söylemiş olduğumuz. Üyelik için. Adaylık, Cumhuriyet Halk Partisinin onlarca adayları var. Bakın işte pırıl pırıl isimler var. Yani CHP öyle kıtlıkta falan değil. CHP’de çok adayımız var. Herkes yarışabilir. Ama bizim birinci önceliğimiz kimin aday olacağı değil. Birinci önceliğimiz İstanbul’u bekleyen çok ciddi sorunların olduğunu. Sayın hocam Sayın Topbaş’a çok basit bir soru sormuş onu cevabını alamamış. Şimdi ben soruyorum burada. Bizim İstanbul’daki yapı stokumuzu bilen bir insan var mı? Eğer bir kentin belediye başkanı 20 yıllık bir süreç içerisinde yapı stokunu bilmiyorsa ya da İstanbul’da yaşanan bütün sorunlar karşısında zaman zaman akşamları televizyonlarda gazetecileri görüyorum. Efendim diyor ki, İstanbul’da ne sorun var. O gazeteci kardeşlerime sormak istiyorum. Allah aşkına evinize giderken ya da işinize giderken siz helikopter mi kullanıyorsunuz? Yani ne sorun var deyince herhalde bunun adı da başka bir şey olur diye onu da kullanmak istemiyorum.

Bu sıkıntıları çözecek bir CHP yöneticisi İstanbul’a gelecek mi sizce?
Tabi ki gelecek. Bütün bunları çok kısa süre içerisinde. İstanbul’un şuanda aynı zamanda biraz önce anlatmış olduğumuz bu kentsel dönüşümle beraber %28, %30’a varan belki Topbaş’ta yok ama bizde bu çalışmalar. %30’unun mülkiyet sorunu var. Eviniz var tapunuz yok. Tapunuz var imarınız yok. Bütün bunların çalışmaları hazırlanmış. 2008’den beri hazır sadece bugün değil. İnşallah CHP iktidarıyla bunları hayata geçireceğiz.

Efendim çok teşekkür ederim, çok sağ olun.
Ben teşekkür ediyorum.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gürsel Tekin’le konuştuk. Mısır’daki askeri darbeyi konuştuk. 17 Ağustos depremini konuştuk ve seçimleri konuştuk. Sarıgül’ün öncelikle üye olması gerektiğini, daha sonra adaylık için başvurabileceğini söyledi diyelim ve sözü tekrar merkeze bırakalım.

Anahtar Kelimeler
    Cumartesi, 17 Ağustos 2013 12:53

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica