AKP’nin derin dehlizleri

Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Star Tv’nin canlı yayını anahaber de güncel olayları değerlendirdi ve soruları şöyle yanıtladı:




 

15’e yakın milletvekilinin izlendiği, takip edildiği, fişlendiği iddiaları bugün basına yansıdı. Dikkat çeken tespitlerde var. Konumu gereği katıldığı programlar not edilmiş bazı milletvekillerinin. Geçmişteki bazı durumlarına dikkat çekilmiş falan. Bunların belgeleri ortaya çıktı. Uzun zamandır siz aslında hem Genel Başkan, hem siz dillendiriyordunuz CHP’li milletvekilleri Genel Başkan dahil dinleniyor, izleniyor, fişleniyor diye. Hatta hükümeti sorumlu tutuyordunuz bu olaylardan. Hala aynı noktada mısınız? Bu son haber için neler söyleyeceksiniz?
Aslında bu haber bizim için çok sürpriz bir haber olmadı. Bir yıl önce ya da 15, 16 ay önce Sayın Genel Başkanımız bir grup toplantısında Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri dahil olmak üzere bütün yöneticilerinin izlendiği ve takip edildiği, dinlendiğini ifade etmişti. Sadece Sayın Genel Başkanımızın söylediği değil, aynı zamanda Başbakanda bunu teyit etti. Başbakan Sayın Kılıçdaroğlu’nun nefesini dinliyorum dedi. Yani gözüm üstünde demişti.

Şimdi bütün bunlara baktığımızda bunların hiçbirisi sürpriz değil. Ama benim anlayamadığım, yani anlamakta da zorluk çektiğim bir başka şey var. Devletin kurumları bu kadar iş varken, örneğin Hatay Reyhanlı’da 54 yurttaşımız hayatını kaybetmişken, birçok sorunlar varken onlarla meşgul olmayıp yani perdesiz ev gibi olan bir CHP’yle meşgul olmasını da anlamakta zorluk çekiyorum. Mesela nesini dinleyecek CHP’lilerin?

Niye dinliyor efendim?
CHP’lilerin ne olabilir, CHP sonuç itibariyle illegal bir siyasi parti değil. CHP yöneticileri ihale vermez, CHP yöneticileri imar yolsuzlukları yapmaz. CHP yöneticileri enerji ihalelerini dağıtmaz. CHP’yi niçin dinlerler doğrusu bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Keşke bu mesaiyi Reyhanlı’ya harcamış olsalardı en azından 54 tane yurttaşımız bugün yaşamış olurdu. Keşke bu enerjiyi Afyon’daki o ölen 25 kardeşimiz için harcamış olsalardı bütün bu sorunları yaşamamış olurduk.

Biz bunları bildiğimiz için doğrusu birçok arkadaşımız Sayın Genel Başkanımızın uyarısıyla önlemini almış oldu. Yani aynı zamanda şöyle bir deyim var Anadolu’da. Kötü mal sahibi insanı mülk sahibi eder. Bu AKP galiba hepimizi böyle bir mülk sahibi haline getirdi. Yani kendi önlemimizi nasıl alacağımızın yöntemlerini de bulmaya çalıştık.

Şimdi yerel seçimlere çok az bir zaman var. Süreç aslında hızlı bir şekilde ilerliyor. Genel Başkanın bir değerlendirmesi bu yönde CHP sürekli bir ivme, olumlu anlamda ivme kazandı ve CHP’nin üzerine bir oyun oynanıyor. Zaten bekliyorduk böyle bir demeci de oldu bu haber üzerine. Siz de aynı noktada mısınız? CHP’nin bir yükselişimi var? İktidar olma alternatifi mi doğdu? Bunun önünü almak için bir operasyon mu var?
Şimdi hani Başbakan Ankara’nın derin dehlizleri diye bir cümle kullanmıştı. Şimdi AKP’nin derin dehlizleri bütün bu yükselişin karşısında önlem almanın arayışı içinde. Siyaseten önlem alabilirsiniz buna hiç itirazım yok. Ama devletin 76 milyon yurttaşın güvencesi olan devletin kurumlarını kullanarak, eğer bunları kullanarak siyaseten bir rey devşirmeye kalkışırsanız bunun altında kalırsınız. Önümüzdeki dönemde bütün bu tehlikeleri görüyoruz. İtibarsızlaştırılmak için ciddi sarf edecekler. Örneğin basını, medyası, televizyonları, gazeteleri. Ama bereket yurttaşlarımız bunun bilinci içerisinde, bunun farkında Cumhuriyet Halk Partisi olarak da bizim korkacak hiçbir şeyimiz yok. Hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Ne yapacaklarsa yapsınlar. Ama kabul edemediğim dünyanın herhangi bir, birazcık hukuk işliyorsa, eğer birazcık da demokrasi varsa bu ülkede ana muhalefet lideri evet biz dinleniyoruz buna rağmen önlem alınamıyorsa ve daha sonra biliyorsunuz iki ay öncede bir başka gazetede belgeler yayınlandı. MİT’in belgeleri yayınlandı. Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili dinleme belgeleri, takip izleme belgeleri yayınlandı. Doğrusu çok merak ettik. En azından bu ülkenin Cumhurbaşkanı ne oluyor ya bir önlem alabilir miyiz, bir soruşturma süreci başlatılabilir mi diye beklerken görüyorum ki bugüne kadar hiçbir şey yok.

Siz şunu mu söylüyorsunuz? MİT ya da devletin istihbarat kurumları işi gücü bıraktı Başbakanın ya da hükümetin talimatıyla CHP ya da MHP ya da kendilerine muhalif ne kadar güç varsa bunu dinlemeye başladı mı diyorsunuz? Böyle bir şey var mı?
Kesinlikle tam da bu noktada böyle. Bunu ben söylemiyorum. İki ay önce Taraf gazetesindeki belgelere baktığımızda çok somut. Biz bu belgeler bize ait değil diye beklerken tam tersine başka bir karar çıktı, savcılık kararı aldılar belgeleri yayınlamama yasağı geldi. Yine bugün işte Hürriyet gazetesindeki belgelere bakıyoruz ve daha önemlisi Sayın Kılıçdaroğlu devlet terbiyesi içinde büyümüş, devletin önemli mevkilerinde görev yapmış bir insan bir yıl önce kamuoyuna çağrı yaparak biz dinleniyoruz deniliyorsa orada bu cümlede bile bütün savcıların harekete geçmesi gerekiyor.

MİT yalanlıyor. Bu sizi tatmin etti mi?
Neresini yalanlıyor? Bu belgeleri yalanlıyor mu? Taraf gazetesindeki belgeleri yalanlayabildi mi? Yasak getirdiler yalanlama yok. Bütün bu olup bitenlerin bizde farkındayız. Teknoloji gelişmiş, dünya küçüldü. Öyle onların tuzaklarıyla, şunlarla bunlarla Cumhuriyet Halk Partisi teslim olacak değil. Herkes çok iyi bilsin. Ama ben her şeye rağmen 76 milyonu temsilen Cumhurbaşkanlığı yapan Sayın Gül’ü mutlaka göreve davet ediyorum. Yani bu kabul edilebilir bir anlayış değil. Siz bizim ödediğimiz vergilerle iktidara hizmet edeceksiniz devlete değil, Türkiye’ye değil. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. İktidarın kendisine mubah gördüğü devletin bütün kurumlarını kullanmayı bir alışkanlık haline getirmiş olabilir. Ama ben Sayın Cumhurbaşkanını göreve davet ediyorum. Yarın oluşabilecek en ufak sorunda geçmiş dönemlerdeki faili meçhul cinayetler gibi, itibarsızlaştırmalar gibi özel yaşamlarıyla ilgili herhangi bir şey olursa bunun sorumlusu bu iktidarın, Başbakanın ve iktidarın kendisi olacaktır.

Efendim şimdi Başbakan’da çalışma ofisinde ve evinde böcek bulunduğu ortaya çıktı. O da söyledi, bundan yakındı falan. Acaba devletin bilinmeyen bir gücümü var hemen hemen herkesi dinliyor. Bunu iktidarda çözemiyor, köşkte çözemiyor, muhalefette çözemiyor da bir istihbarat kavgası mı yaşanıyor ülkede? Öyle bir şey var mı sizce?
Bütün bunları 8 ay önce kamuoyuyla paylaşan siyasetçiyim. Sayın Başbakanın dinlendiğini soru önergesiyle kamuoyuna duyuran ve daha sonra Sayın Başbakanın evet bende dinleniyorum. Evet hiç kimse dinlenmesin. Gelin işte bütün bunların önlemini alalım. Sadece muhalefet için hangi cesaretle kim dinleyebilir. Düşünebiliyor musunuz en stratejik bir ülkedeyiz, Başbakan kararlar alacak, iç meselelerimiz, dış meselelerimiz devasa büyük bir hale gelmiş. Bu kararları alan mekanizma dinleniyorsa başka vahim bir olay. Mesela Sayın Başbakanın kendisinin televizyona çıkıp evet ben dinleniyorum dediği süreç içerisinde herhangi bir soruşturma açıldı mı? Şimdi soruyorum. Yani Başbakan bırakın ana muhalefet liderini ciddiye almadınız diyelim Sayın Savcılar. Bir ülkenin Başbakanı kendisini ihbar ediyor evet ben dinleniyorum hatta evimin altında fay hatları gibi işte kablolar geçti, bunu bulduk diyorsa buna rağmen eğer savcılar soruşturma açamıyorsa işte tam da bu noktada Cumhurbaşkanının devreye girmesi gerekiyor.

Sizin suç duyurusu gibi bir şeyiniz olacak mı?
Kime suç duyurusu yapacağız? İşte bu suç duyurusu. Bu ülkenin cumhuriyet savcıları maaşlarını bizim vergilerimizle almıyor mu? CHP’liler vergi ödemezler mi? Ne iş yaparlar? Yani onu bunu dinlemekten vazgeçip yurttaşların güvencesi olabilecek duruma gelin. Onun için diyorum ki, bugüne kadar bırakın bizim taleplerimizi, bizim istemlerimizi 15 ay önce ana muhalefet lideri Sayın Kılıçdaroğlu biz dinleniyoruz demişse buna rağmen savcılar harekete geçmemiş, yargı harekete geçmemişse vahim bir olay.

Şimdi efendim siz önceki MYK toplantılarından bildiğim için söylüyorum. Yine bunlar gündeme geldiğinde jammer falan da kullanmıştınız toplantılar için. Aynı önlemler burada alınacak mı?
Aslında çok önlem alacak bir şeyimiz yok. Yani neyimize önlem alacak. Sayın Kılıçdaroğlu’nun nesini dinleyecekler merak ediyorum yani. Cam gibi adam. Buradan baktın mı öbür tarafı görüyorsun. Sayın Kılıçdaroğlu ihale vermez, Sayın Kılıçdaroğlu ihale almaz, damadına kredi istemez. Ne olacak yani Sayın Kılıçdaroğlu’nun nesini dinleyeceksiniz. Dinlediğinize pişman olursunuz.

Efendim çok teşekkür ederim.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 14 Ağustos 2013 14:54

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica