"CHP'yi karıştırın talimatı verdi"

Başbakan Tayyip Erdoğan önceki gün Sultangazi'de yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun muhalefet görevini yerine getirmediğini ileri sürerek "Zaten yakında gider. Orada kalması mümkün değil. Fazla tutmazlar göreceksiniz, o da gidecektir" diye konuştu.

Sen değil CHP karar verir
Erdoğan'ın bu sözlerine, CHP liderinden sert yanıt geldi. Kılıçdaroğlu dünkü görüşmemizde şu değerlendirmeleri yaptı:
"Benim gidip gitmeyeceğime o karar veremez. Sadece ve sadece Cumhuriyet Halk Partililer karar verir. Ama bu sözleri bizim öteden beri söylediğimiz bir şeyin kanıtı."

Gestaposu CHP'yi dinliyor
"Kurduğu Gestapo devleti sadece Erdoğan'a istihbarat veriyor. Başka kimseye değil. Tüm siyasi partiler izleniyor, genel başkanlar, milletvekilleri izleniyor. Telefonları dinleniyor. O da bu bilgilere dayalı politika oluşturuyor. Bir süredir "Gestaposu" aracılığıyla CHP’yi dinleyip bir şeyler yapmak istiyor."

"CHP’yi karıştırın" talimatı verdi
"Benim, eşimin, çocuklarımın telefonlarının dinlendiğini defalarca söyledim. Talimatın bizzat Erdoğan tarafından verildiğine eminim. En ufak kuşkum yok. Bizzat kendi talimatıyla çektirdiği kasetleri izlediğini biliyorum. Gözlüğünü takıp izliyor. "Kılıçdaroğlu için de çalışmamız lazım" diyen o değil mi? Daha yeni "CHP'nin içini niçin daha fazla karıştırıyorsunuz’ diye talimat verildiğini de biliyoruz. Veren kim? Elbette Erdoğan. Telefon dinlemeleri de, politikacılarla ilgili kasetler de onun bilgisi dahilinde yapılıyor."

Diktatör değilsen açıkla
"Kendisine açık çağrı yapıyorum. Hangi nedenlerden ötürü gideceğimi çıkıp anlatsın. Diktatör dediğim zaman alınıyordu. "Ben diktatör değilim" diyordu. Madem değilsin, madem özgür bir ülkenin, hukukun üstünlüğünü savunan bir ülkenin başbakanısın o zaman benim gidiş gerekçemi çık açıkla. 21. yüzyılda sadece kendi iktidarını korumak için insanları, kurumları izletip, edindiği istihbarat bilgileri doğrultusunda politikalar oluşturan bir siyasi iktidar yaşayamaz."

Dinlemelerin sorumlusu iktidar
Geçen hafta basında çıkan, "64 kişilik VIP dinlenenler listesinde", CHP liderinin özel kalem müdürü ile CHP’li siyasetçiler de yer aldı. Hükümet çevrelerinin, Gülen cemaatini işaret ettiği bu dinleme iddiaları konusuna CHP liderinin bakışı ise şöyle:
"Tüm bunların sorumlusu ülkeyi kim yönetiyorsa odur. Yani siyasi iktidardır. Hesabını onun vermesi gerekir. Biz MİT'in CHP milletvekillerini fişlediğine ilişkin belgeleri bulduk, yayımladık. Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı "nefes alışını takip ediyoruz" konuşması var. Bir AKP'li vekilin, "Eskiden onlar bizi fişliyordu. Şimdi sıra bize geldi, biz de onları fişleyeceğiz" açıklaması var. Tüm bunlar kimin iktidarında oldu? Kim bunlara göz yumdu? 12 yıllık bu iktidar."

"Erdoğan korkunun tutsağı"
Önceki gün Gezi Parkı protestolarının 1. yıldönümüydü. Hükümet olağanüstü güvenlik önlemleri ve yine aşırı polis şiddetiyle halkı meydanlara sokmadı. Kılıçdaroğlu görüşmemizde Gezi'nin 1. yıldönümü için de şu değerlendirmeyi yaptı: "Hükümet korkunun tutsağı oldu. Erdoğan yenilgiyi hazmedemiyor. Artık ülkeyi yönetemez durumda. Baskıyla, şiddetle yol almak, yönetmek istiyor. Bundan sonra özgürlükler daha fazla kısıtlanacak, halk daha fazla bedel ödeyecek. Ancak baskı ve şiddetin egemen olduğu hiçbir ülkede iktidarların kalıcılığı yoktur."

Tekin: Kurdukları tuzağa düştüler
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin de Erdoğan'ın yaptığı açıklamalara tepkisini şöyle gösterdi: "Onun genel başkanımızı gönderecek gücü yok ama kendisi başkalarına kurduğu tuzağa düşüp gidecek. Tüm devlet imkânlarını kirli bir biçimde kullanarak CHP'yi, MHP'yi izleten, dinleten başbakan kendisi aynı tuzağa düştü."

 

Haber: Utku Çakırözer/ Cumhuriyet

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 02 Haziran 2014 18:06

Bağlantılı Konular